İki gözünü kaybeden tutsak bırakılmıyor

Yüksek tansiyondan iki gözünü kaybeden 52 yaşındaki tutsak Yusuf Bor tahliye edilmiyor. Tedavisini üstlenen aile, Bor’un serbest bırakılmasını istedi.

Van F Tipi Cezaevi’nde tutulan Bor’u cezaevinde ziyaret eden eşi Behiye Bor (45), tedavi edilmediğini ve durumun kötüye gittiği söyledi. Eşinin 3 yıl önce tutuklandığını belirten Bor, “Cezaevi koşulları çok kötü. Doğru düzgün tedavi bile edilmiyor. Yüksek tansiyondan kaynaklı iki gözünü kaybetti. Eşim zamanında tedavi edilseydi şuan bu durumda olmayacaktı. Tedavi doğru düzgün yapılmadığı için durumu her gün daha kötüye gidiyor” dedi.

Cezaevi’nde aynı koğuşta birlikte kaldığı arkadaşları tarafından yardım edildiğini kaydeden Bor, şunları söyledi: “Hastaneye götürüldüğünde üstün körü bir muayene edilip tekrardan cezaevine götürülüyor. İki gözü olmayan bir insanı neden bırakmıyorlar? Tahliye etmelerini istiyorum. Bıraksınlar bizler düzgün tedavi edilmesi için uğraşalım. Tüm hasta tutuklularının serbest bırakılmasını istiyorum.”


Sincan’da tedavi yok, provokasyon var

Sincan Cezaevi’nde kalan Leyla Uyanık’ın annesi Şehriban Uyanık, gardiyanların kızının elinde bulunan Kuran-ı Kerim’in cildini yırtmasını istediklerini söyledi.

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tecride karşı 87 gün açlık grevinde kalan 25 yaşındaki Leyla Uyanık, yaşadığı sağlık sorunlarından dolayı götürüldüğü hastanede tedavi edilmedi. Uyanık’ın annesi Şehriban Uyanık, kızının iki kez hastaneye götürüldüğünü, ancak “Hiçbir şeyi yok” denilerek, tedavi edilmeden cezaevine geri götürüldüğünü söyledi. Kızının 87 gün açlık grevinde kaldığını ve grevden sonra yaşadığı sağlık problemlerine rağmen tedavi edilmediğini aktaran Uyanık, “Kızım dişlerinde yaşadığı rahatsızlıktan dolayı sadece ekmek içini ıslatarak besleniyor. Buna rağmen doktorlar ‘Bir şeyin yok’ diyerek tedavi etmiyor” dedi.

Kuran-ı Kerim’e el konuldu

 Koğuşlara iki günde bir “arama” adı altında baskınların düzenlediğini aktaran Uyanık, cezaevine gönderdikleri kitapların tutsaklara ulaşmadığını ve yapılan aramalarda da var olan kitapların alındığını kaydetti.

Gardiyanların, kızının elinde bulunan Kuran-ı Kerim’in dış cildini yırtmasını, aksi taktirde elindeki Kuran-ı Kerim’i alacaklarını söylediklerini aktaran anne Uyanık, “24 saat televizyon ekranlarında Müslümanız diye bağıranlar, hani nerede Müslümanlığınız?” diye sordu. Uyanık, kızının Kuran-ı Kerim’in dış cildini yırtmaması üzerine gardiyanlar tarafından el konulduğunu söyledi.

Konuyla ilgili MA’ya konuşan Demokratik İslam Kongresi (DİK) üyesi Abdullah Arkan, Kuran-ı Kerim’in kapağının yırtılmak istenmesinin Müslümanlıkla bağdaşmadığını belirtti. Arkan, Kuran-ı Kerim dış cildinin Allah’ın yazılı ayetlerini koruduğunu belirterek, “Bu cilt sayesinde kitabın içinde yazılı ayetler muhafaza ediliyor. Ayetlerin yazılı olduğu sayfaların birbirinden kopmasını veya dağılmasını engelliyor. Bu ciltlerin kime ne zararı olabilir?” diyerek tepki gösterdi.

Yazarın diğer yazıları

    None Found