İklim için daha fazlası gerekli

Greta Thunberg… Gösterişten uzak, işini ciddiye alan genç bir kız çocuğu, büyük büyük sözler ediyor. ABD’ye uçakla gitmek varken, örnek olmak açısından feribotla 2 haftalık zahmetli bir yolculuk yapıyor. Alışık bir tepki değil onlar açısından. Mesela ABD Kongresi’ndeki vekilleri fırçalıyor. Hem de kendisini övüp tavsiye istedikleri için: “Lütfen övgüleriniz size kalsın. Siz kendiniz hiçbir icraatta bulunmadan sadece bize ne kadar esin verici olduğumuzu söylemek için bizi buraya davet etmeyin.”

Greta haklı bir konuyu dile getiriyor, zira iklim için övgü ve alkışlardan daha fazlasına ihtiyaç var.

Greta’nın öncülük ettiği “Gelecek için Cuma” eylemleri dünyada artık milyonları peşinden sürükleyen bir hareket. Hareketin odaklandığı tarih ise 23 Eylül’de başlayacak BM İklim Zirvesi.

BM Genel Sekreteri Antonio Gueterres İklim Zirvesi öncesi yaptığı çağrıda, iklim Zirvesi’ne katılacak liderlerden, süslü konuşmalar yerine somut taahhütlerde bulunmalarını istediğini söyledi. Nitekim zirvede 2020 yılında, Paris İklim Anlaşması hükümlerine göre ülkelerin verdikleri taahhütleri güncellemeleri gerekiyor. Ülkelerin verdikleri taahhütler ise hedeflerin oldukça gerisinde. Artık iklimdeki değişiklikler dünyayı felakete doğru sürüklüyor ve bu sonuçları görmek için güncel raporlara göz atmak yeterli.

Ülke İçinde Yerinden Edilme İzleme Merkezi (IDMC) 2019 yılının sadece ilk yarısında evlerini terk etmek zorunda kalan 11 milyon kişinin 7 milyonunun doğal afetler nedeniyle yerini değiştirmek zorunda kaldığını duyurdu.

Almanya’da yayınlanan 2019 Dünya Risk Raporu’na göre iklim değişikliği suya erişimi doğrudan etkiliyor. Su kıtlığı yaşanan ülkelerin de olası doğal felaketlere karşı daha dayanıksız olduğuna dikkat çekiliyor. Raportörlere göre yerel, ulusal ve uluslararası önlemlerin koordineli bir şekilde ele alınması gerekiyor.

Bunlar sadece güncel olarak paylaşılan bir kaç somut bilgi, daha da fazlası var.

***

BM İklim Zirvesi boyunca temel tartışılan konuların başında iklim gelecek, muhtemelen gazetelerin başlıklarında da göreceğiz. 20 Eylül itibariyle bir hafta boyunca küresel iklim grevi yapılacak. Küresel İklim Grevi haftası boyunca 137 ülkede 4500’ün üzerinde eylem ve etkinlik düzenlenecek. Almanya da geniş destek veren ülkeler arasında.

Zira iklim değişimi Almanya’da belirleyici konulardan biri. Artık bu konu siyasetin yörüngesini de belirleyen bir tema haline geldi.

Ayrıca hükümet iklim hedefleri çerçevesinde bir dizi planlamayı hayata geçirmeyi hedefliyor.

Fakat bu planlamaların günlük yaşama nasıl entegre edileceği konusunda tartışmalar henüz devam ediyor.

Sera gazı salımları, geçen yıllar içerisinde 1990’a kıyasla yüzde 23 oranında azalsa da yeterli bir sonuç elde edildiği söylenemez .

Meclis bünyesinde çalışma yürüten ‘İklim Kabinesi’ alınacak önlemleri kamuoyuyla paylaşacak.

İlk etapta çevreyi kirleten sera gazı ve karbondioksit üretimine yol açan ulaşım araçlarının biletlerine ek vergi öngörülüyor. Doğal gaz, benzin ve kalorifer yakıtına da yeni vergilerin konması da gündeme gelen konular arasında. Sanayi, ulaşım, ev, enerji ve atık alanlarında çevre dostu yatırımlara ağırlık verilecek. Çevreyi kirletmeyen elektrikli araçlara ve elektrik şarj altyapısına yatırım yapılacak.

İklim hedefleri için hazırlanan rapora göre, (ön bilgilerden aldığım detaylar) Almanya 2030 yılı hedefleri için 100 milyar Euro ayırma sözü verdi.

Yetkililerin açıklamaların ardından Almanya’nın gelecek iklim politikası ve olası tartışmalar daha da netleşecek.

***

İklim felaketlerine dikkat çekmek amacıyla yapılan grevler oldukça etkili ve insanları sokaklara çekiyor. Fakat önüne net hedefler koymadıkça ve katılımı daha da sürekli kılmadıkça, iklim protestolarının da rutin bir söyleme dönüşme olasılığı var.

Zaman tükeniyor, dünya geri onarılamaz şekilde değişiyor ve atılacak adımlar için bekleme lüksü yok. “Lütfen övgüleriniz size kalsın”… Çünkü artık konuşma değil, yapma zamanı.

Yazarın diğer yazıları