İmamoğlu Gök Türkçeyle Ordu valisine hitap etmiş

Bugün S.400 krizini yazmaya hazırlanıyordum ki, Quto beni Kandil’de vaktiyle kullanılan telsizlere benzer sofistike bir aparat aracılığıyla aradı. Aynı telsizin bende olduğunu sakın düşünmeyin. Quto elindeki uzay bağlantılı telsizi cep telefonuna uyarlamış. Yani S.400’ü bizim Quto’ya verseniz, bir iki denemeden sonra NATO sistemlerine uyarlayabilir. Böylece kriz de sona erer.

Hep diyoruz ya, Türkiye’nin beka sorununu yalnızca Kürtler çözer.

Quto hiç ummadığım bir konuda konuştu:

“Veysi abe, İstanbul seçimleri AKP-MHP için ölüm kalım meselesi. Öyle olduğu halde şu Portakal yırtık çoraptan fırlayan ayak başparmağı gibi ortaya dökülmüş, İmamoğlu abemin Ordu Valisi’ne ‘tam bir it’ dediğinden söz ediy? Medyanın yüzde doksandokuzu Tayyipçiyken, böyle ‘tarafsızlık’ numaralarına ben ‘taşkale’ diyem…”

“Ağzına sağlak Quto kardeşim” diye yanıtladım. O devam etti.

“Valiye ‘it’ denebilir mi diye düşüniyem. Bence denebilir. Cem Küçük Ahmet Hakan’a ‘sen dün Doğan’ın, bugün bizim köpeğimizsin, havla dediğimizde havlıyorsun, sen köpeksin’ demedi mi? Akit Haber Müdürü Türk generallerine ‘hepiniz Tayyip’in ardında eşşek gibi saf tutacaksınız’ diye gürlemedi mi? Türkler madem ki birbirine ‘köpek, eşşek’ diyor, kendisi de Türk olan Vali’ye İmamoğlu abem de ‘it’ demişse geleneğe uymuş oliy. Generallere ‘eşek’, gazetecilere ‘köpek’ demek madem serbest oliy, valiye de ‘it’ demek serbest olsun diye düşüniyem.”

“Keşke demeseydi” diye itiraz ettim.

“Niye ki, dedi, İmamoğlu abem Pontoslu diye mi? Bir de şu var: Bugün zindanlarda yüzlerce general, vali, kaymakam var. Şimdi ‘FETÖ’ diye damgalanan bir tutuklu valiye ben ‘it’ desem ne olur? Gazetelere manşet olur. ‘Terörist Quto en nihayet FETÖ’cü valiye it dedi” diye Tayyipçiler bayram eder. İyi de Cemaatçi Vali’ye ‘it’ dendiğine göre, neden Ergenekon terör örgütünün valisine ‘it’ demek yanlış oliy?”

Fesuphanallah, bu Quto’yla başa çıkılmaz. Telsiz bir cızırtıyla kapandı. Ben de asıl konuma döndüm.

Döndüm ama aklım Quto’da. Gayrı ihtiyari ilk cümlem şöyle oldu:

“İtoğlu it Trump Türkün şeref ve haysiyetini kovboy çizmeleriyle çiğnedi, zaten ‘tam bir it’, biz ise bozkurtuz, ısırırız.”

Tahmin ettiğiniz gibi bu cümleyi hemen sildim. Kendi kendime bana da neler oluyor ya hu, diye mırıldandım. Perinçekleşiyor muyum ne? Bunu der demez, şu “bozkurtun” ne olduğunu düşünmeye başladım. Açtım Wikipediayı. Buyurun okuyun:

“Bozkurt Destanı ve Ergenekon Destanı, Büyük Türk Destanı’nın bir parçasıdır ve Gök Türkler çağını konu alır. Bozkurt Destanı ile kaynağını belirleyen Türk soyu, Ergenekon Destanı ile de gelişip güçlenmesini, yayılış ve büyüyüş dönemlerini anlatmıştır..”

İyi mi? Meğer Türklerin “kaynağı” boz renkli bir kurtmuş. Ergenekon’da yaşarmış. Hay Allah.

Hemen Wikipedi’ye başvurdum ve sordum: Kurt nedir? Cevap saniye içinde geldi:

“Kurt veya boz kurt[1] (Canis lupus), köpekgiller (Canidae) familyasının en yaygın ve en iri türü. Köpek, boz kurdun bir alt türüdür.”

Malum aslan, kaplan, leopar gibiler “kedigiller” familyasına, kurt, çakal gibiler de “köpekgiller” familyasına ait sayılmakta. Ve Türk kültüründe bu “köpekgillere” ait “bozkurt” Türklüğün neredeyse varoluşunu sağlayan bir kardeşimiz. Türk, bozkurt sayesinde Ergenekon’dan dünyaya yayılmış.

Böyle olunca, Ergenekon’un şu tarihsel dilimde Türk devletine egemen oluşu ve hepsinin parmaklarının burunlarını karıştırırken bile “kurt işaretinin” şeklini alması karşısında Ergenekoncu Vali’nin “köpekgiller” soyundan gelme bir “it” olduğuna dair umumi iddiaya ben ne diyebilirim ki?

Ama diyeceksiniz ki “köpek başka it başka”… Köpek bir türdür, “it” ise küfürdür. Acaba öyle mi? Size yanıt vermek için bu defa da Nişanyan’ın Etimolojik sözlüğüne başvurdum. Şöyle denmiş:

“ETü: [Orhun Yazıtları, 735]

ıt yıl onunç ay altı otuzka uça bardı [köpek yılı onuncu ayında 26 yaşında öldü]

ETü ıt köpek

Not: Köpeğin özgün Türkçe adıdır. Köpek sözcüğü 14. yy’da “iri bir tür köpek cinsi” anlamında kullanıma girmiştir.

Orhun ve Uygur yazıtları ile Kaşgarlı’da kalın sesli ile ıt biçimi görülür.”

İşte böyle. Sonunda yine parmak kadar çocuğun çok önceden vardığı sonuca ben de vardım.

Eğer İmamoğlu Vali’ye “it” demişse, bu Türk tarihi ve güncel küfürleşme pratiği bakımından tamamen isabetlidir; Pontoslu Rum diye saldırıya uğrayan İmamoğlu, Ordu Valisine, şimdiki Türkçeyle değil de Orhun Yazıtları’nın diliyle “köpekgillerden” olduğunu anlatmış. Adam basbayağı Türk işte.

Bunda kızacak ne var kı?

Yazarın diğer yazıları