İnfaz aleni, dosyası gizli

ADNAN BİLEN / MA/VAN

Van’ın Erciş ilçesi Sulû (Yeşilova) Mahallesi’nde 28 Eylül 2017’de özel hareket tarafından taranan araçta Önder Polat ile birlikte katledilen taksici Zafer Ceyhan’a (45) ilişkin açılan davanın dosyasında gizlilik kararı kaldırılmıyor. Üzerinden bir yıl geçmesine rağmen ailenin tüm başvuruları reddediliyor ve etkin bir soruşturmanın önü kapatılıyor. Davayı yakından takip eden ve faillerin ortaya çıkartılması için mücadele eden kardeş Mürsel Ceyhan 2 ay önce bir “gizli tanık” ifadesi doğrultusunda ”örgüt üyesi” suçlamasıyla tutuklandı. Aile, bunun bir mesaj olduğunu ve olayın üzerinin kapatılmak istendiğini söylüyor.

Ön tarafında iki kurşun, direksiyon tarafında da bir kurşunun isabet ettiği taksideki tüm izler halen dururken, taksideki tek değişiklik ise Zafer Ceyhan’ın oğlunun taksiyi her gördüğünde koşarak; ”Babam geldi” psikolojisinden kurtulması için taksinin etrafına çektirilen siyah bant oldu.

Kapatmamızı istiyorlar

 Zafer Ceyhan’ın eşi Vildan Ceyhan, bir yıl içerisinde dava ile ilgili hiçbir adımın atılmadığına dikkat çekerek, dosyanın açılmasına beklerken bu iş için koşturan kayını Mürsel’in tutuklatıldığını, bununla kendilerine mesaj verildiğini söyledi. Ceyhan, ”Eşim öldükten sonra kayınım ailemizi geçindiriyordu ama onu da tutukladılar. Kayınımın 6, benim 4 çocuğum var. Şuan üç aileye kayınpederim bakmak zorunda kaldı. Sanırım ailemize bu baskıları yaparak olayı kapatmamızı istiyorlar” dedi.

Alışmadık, alışmayacağız

 Eşinin suçsuz yere katledildiğini ifade eden Ceyhan, şunları söyledi: ”Eşim bir taksici ve her yolcunun kimliğine bakacak hali yok. Ya da taksiye binen insanların valizlerini inceleyecek hali yok. Eşim alimizin geçimini sağlamak için çalışıyordu ve kimin taksiye ihtiyacı varsa gidiyordu. Eşimin tek işi gündüz işe gidip akşam evine dönmekti. Eşim öldürüldükten sonra hayatımız altüst oldu. Çocuklarım ve tüm ailenin psikolojisi bozuldu. Maddi ve manevi olarak adeta perişan olduk. Aile olarak Zafer’in bu şekilde gidişine alışmadık ve alışmayacağız. Her gün insanlar tutuklanıyor, gözaltına alınıyor. Benim eşimi de gözaltına alıp tutuklasalardı. Eşim bir ömür boyu bile cezaevinde yatsaydı yine de kabullenirdik ama bu ölümü kabullenmiyoruz.”

Çocukları hala bilmiyor

Savcılığa başvurduklarını, şimdiye kadar hiçbir gelişmenin yaşanmadığını hatırlatan Ceyhan, devamla şunları dile getirdi: ”Dilekçelerle birlikte olayın ortaya çıkması için savcılıkla da görüştük. O günden bugüne tek bir gelişme yaşanmadı. Bir taksi şoförü öldürülecek kadar nasıl bir suç işlemiş olabilir ki? Ben çocuklarıma hala olayı ve babalarının ölümünü anlatmadım ama çocuklarım her gün babalarının eve gelmesini bekliyor.”

Ceyhan’ın annesi Şöhret Ceyhan da, suçluların biran önce yargı önüne çıkarılmasını isteyerek, şunları ifade etti: ”Oğlum rızkının peşindeydi. O gün beni Ahlat’tan alarak eve getirdi. Yemek yedi sonra ‘otobüslerin gelme’ saatidir deyip çıktı. Ben defalarca ona ‘gitme dinlen’ dedim ama yine de gitti. O gittikten sonra bir daha haber alamadık. Saatler sonra öldürüldüğüne ilişkin haber aldık. Bir yıldır bekliyoruz ama adalet adına tek bir adım dahi atılmıyor. Benim oğlum bir taksiciydi ve hiçbir suçu yoktu.”

Diğer oğlunun da tutuklanmasına tepki gösteren anne Ceyhan, “Ailemize yaptıkları artık yeter. Bizden ne istiyorlar? Tek isteğimiz oğlumu öldürenlerin yargı önünde hesap vermesidir. Zafer’in küçük oğlu her gün babasını soruyor. Bu soru soruldukça her gün yüreğimiz acıyor” dedi.

Yargısız infazdı

 Van’ın Erciş ilçesinin Sulû Mahallesi’nde 28 Eylül 2017’de taranan araçta Önder Polat ve taksici Zafer Ceyhan katledilmişti. Van Valiliği’nin olaya ilişkin ilk gün ”2 terörist çatışmada öldürüldü” açıklamasını yapmıştı. Zafer Ceyhan’ın taksici olduğu anlaşılınca da bu kez, ”Kırsalla şehir merkezi arasında irtibat sağlayan kişi” olarak lanse edildi. Olayın yaşandığı gece Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan bir görgü tanığı şunları aktarmıştı: ”Taksinin ardından askeri araçların geldiğini gördüm. 200-300 metre ileride araç durdu ve içindekiler kaçtı. Araç sahibi polislere doğru gelmeye çalışırken polis aracı durdurdu. Gelen çok sayıda özel harekat timi ve polis, sarı renkli araç sahibini araçtan indirip yere uzattı. Birkaç silah sesi geldikten sonra, araç şoförüne bağıran polisler, ‘Adın ne, babanın adı ne? Aç gözlerini cevap ver?’ dedi. Yerde uzanan kişi cevap vermeden, birkaç silah sesi daha geldi. 2 dakika geçti aradan, hemen ardından yerdeki kişinin bağırma sesini duydum. Araçtan kaç kişinin indiğini görmedim. Araçtan 200 metre kadar uzaklaşan kişiyi de tuttular. Tuttukları kişiyi orada öldürdüler. Taksinin sarı olduğunu gördüm. Olaydan bir kaç saat sonra, bir vinç getirip sarı taksiyi çekerek askerlerle birlikte götürdüler. Sabah saat 05.00 sıralarında 2 cenazenin mahalleden götürüldüğüne şahitlik ettim.”

Cinayetin sabahı Erciş Cumhuriyet Savcılığı taksiye “Araçta Terör Taşımacılığı” yapıldığı iddiasıyla el koymuş, uzun bir süre sonra tekrar aileye iade edilmişti. İade edilen taksinin kaportasında 5 kurşun izi bulunmuştu.

Yazarın diğer yazıları

    None Found