İran’da feryat figan

ABD Başkanı Donald Trump’ın uyguladığı yaptırımlarla petrol ve gaz ihracında büyük düşüş yaşayan İran, benzin fiyatlarını fahiş bir seviyeye çıkartarak ekonomik anlamda günü kurtarma politikası yoluna gitti. Ancak bu zam, binlerce kişi tarafından sokaklara dökülerek yaygın tepkiler çekti. Halk, arabalarını yoğun caddelerde park halinde bırakarak zammı protesto edip sokaklara çıktılar. Benzin deyip geçmemek lazım, dünyanın 4. büyük petrol rezervlerine sahip İran’da en ucuz şeyin benzin olması gerekiyor. Benzini halkına en ucuza satan ülkelerin başında İran geliyordu. Yani yüzde 50 zammın olması gereken en son yerin yine İran’ın olması gerekiyordu. Amma velakin sorun da zaten ülkede benzinin azlığı değil; satıp paraya dönüştürülememesidir.

Ancak İran hükümetinden bekleneceği üzerine kendi halkını kırdırma da geri durmadı. Net bir rakam verilmese de 100’den fazla ölünün olduğu biliniyor. Onlarcası da Kürt. İran yetkililiklerine göre sadece 12 eylemci hayatını kaybederken 600 kişi tutuklandı. Resmi rakamın doğruyu yansıtmadığını BM ve İnsan Hakları Af Örgütü sözcüsü teyit etti.

İnternet ve elektrik kesilerek halkın sosyal medyaya seslerini dünyaya duyurmalarının da önü kesildi. Yine dış güçlerin bu eylemleri körüklediği safsataları yapıldı.

Bir haftadır devam eden protestolar güvenlik güçleri tarafından ağır müdahalelerle karşılık bulsa da, eylemcilerin İran’ın gözünü korkuttuğu belli.

İran hükümeti, 80 milyon nüfuslu İran halkının fakir olan 60 milyonuna cüzi de olsa aylık bir para yardımında bulunarak protestoların son bulacağını umuyor. Aslında bu benzin zammıyla gelen ek gelirin fakirlere dağıtılması için yapıldığı yalanını bile uydurdu hükümet ama kimsenin bu sessiz sedasız uyarısı yapılmadan gelenin zammın arkasında iyi niyet arayacağı yok.

Protestoların daha da büyümeyeceği genel bir hükümet karşıtı eylemlere dönüşmeyeceği ortada. Olan elbette ki hayatını kaybedenlere ve yakınlarına oldu. Peki sorun ortadan kalkacak mı? Bütün dünyayı kendine düşman belleyen İran’ın bu sene yüzde 10 ekonomik küçülmesiyle yaşadığı ekonomik çıkmazın halka yansıması duracak mı? Milyonları bulan işsiz nüfusun sayısı düşecek mi?

İran’da yaşanan protestolar Asya ve Ortadoğu coğrafyası için şaşırtıcı değil. Öyle ki son bir kaç haftaya baktığımızda Lübnan’da Hong Kong’da benzeri devlet politikalarını hedef alan eylemlerle halk sokağa çıkmıştı. Bu tarz sokak eylemlerinin arkasında ekonomik krizler var gibi görünse de mesele ekonomiden ibaret değil.

İran, Lübnan ve Çin gibi her üç örneğe baktığımız da her üçünde de ağır insan hakları ihlallerinin ve yolsuzluğun yaşandığı ülkeler. Halkın hükümetlere ve devletlere olan genel kızgınlığı ekonomiyi ters etkileyecek bir hamleyle daha da bileniyor. Devletler şiddetle ya da sadaka niyetine dağıttığı yardımlarla bu eylemleri bir şekilde bastırıyor ama radikal bir reform olmayana dek çözümü yok.

Artçı depremler gibi başlayan bu sokak eylemlerinin yerini zamanla büyük eylemlere bıraktığını yakında göreceğiz çünkü benzer örneklerini aynı coğrafyada defalarca gördük.

Yazarın diğer yazıları