‘IŞİD ordusu, Kürt kesmeye hazırdır komutanım!..’

Osmanlı da, ganimet ve gasp ile yaşayan bir çete devletiydi. Sonuna kadar öyle yaşadı.  Hırsızlık ve talan yapamaz hale gelince de, fil gibi ayaklarının üstüne çöktü. Yer yüzünde, hiç bir iz bırakmadan, can verip gitti; tarihin mezarlığına gömüldü.

 TC, onun kalıntısı bir çeteciliktir. Rahmetli Çetin Altan, “çete olmaktan kurtulup devlet olma“ özlemini gideremeden öldü.

Daha kötüsü oldu. AKP rumuzlu lümpen-faşocular, yüz yıl önce çağ dışı kalıp ıskartaya çıkarılmış eli, yüzü kanlı emperyalizmi ihya ile Osmanlı ruhunu diriltmek istiyorlar. Hırsızlık ve talan için de Irak ile Suriye Kürtlerinin yurdunu gözlerine kestirmişler. IŞİD İslamı fetvasına dayanarak buraları, kendileri için, vaddedilmiş ganimet görüyorlar.

Çünkü gasp, talan ve soyguna en elverişli topraklardır, buralar. Türk-İslam Faşizmi yayılmacılığının ağzına layık bir lokma…

Çünkü, Efrîn örneğini gördük, Güneyin işgalini seyrediyoruz. Kürtlerin, savunma uçağı, helikopteri, hatta artık çocuk oyuncağına indirgenmiş droneleri bile yoktur. Ortadoğu’da pazarlarında Hava-i fişek sergilenen füzeleri ve sırtta taşınabilir derekede basitleştirilmiş ağır silahları da yoktur.

Tankın, topun ve füzelerin üstüne kalaşnikofla yürüyorlar. Uçak ve helikopterlere uzaktan yumruk sallıyorlar. Yani, bir eşitsizler savaşıdır bu.

Dünyanın vicdanı deseniz, o kördür. Çıkara, gündelik kazanca ayarlıdır. İkinici Dünya Savaşı arifesinde olduğu gibi, yeniden “bana dokunmayan yılan yaşasın“ diye mırıldanan bir bunaktır, vicdan denilen olgu. Rusya, o demlerde sosyalist havalarındaydı. Ezilenlerin “yoldaşı“ geçiniyordu. Ama, el altından Hitler’le dostluk ve ticaret anlaşmaları imzalıyor, karşılıklı kazanç hesapları yapıyorlardı.

Bugün de, kim kime madik attığı belli değildir. Mafya dolaplarının tozu, dumana karışıyor.  Ruslar, güya IŞİD’e kurtarıcı olarak Suriye’dedir. Ama, IŞİD’i yaratıp besleyen ve canavara dönüştüren koruyucu Türk devleti ile kazanç ilişkisi içindedir. Bu nedenle İdlib’de, IŞİD’le hem dost, hem de düşmandır.

Amerika deseniz başka türlü. IŞİD ile savaşan Amerika, Türkler üzerinden müttefiktir. IŞİD dün, NATO‘cu Türklere vekaleten Kürtleri kesip biçiyor, toplu katliamlar için, adamlarını patlatıyorlardı. NATO’nun savaştığı IŞİD bugün, Tüklerin kiralık bir ordusu olarak, müttefiktir, onlara.

Kürtler tarafından bozguna uğratıldıktan sonra, denize salınmış serseri mayın gibi başı boş yalpalayıp tutamak, sığınak arayan IŞİD’li katiller, ordusunun himayesinde birer üniformalıdır. Recep Erdoğan’ın adlandırması ile “bir nevii İkinci Kuvva-i Milliye“ gücüdür.

Kiralıklar olarak, Kürtlerin üstüne salınacak komutu bekliyorlar.

Sabahları teftişe gelen Türk Generallerine, “kardeş IŞİD ordusu, Kürtleri kesmeye, kadınlarını esir pazarlarında satmaya hazırdır, komutanım“ diye mı, tekmil veriyorlar bilmiyorum.

Ancak onların asıl iş ve işlevi “mayin eşekliği“dir. Bunu biliyorum. Eskiden Suriye sınırının mayınlı topraklarını geçen kaçaklar, varsa tuzakları patlatsın diye, eşekleri önde sürüyorlardı.

Onların yerine, IŞİD’liler Türklerin savaş eşeğidir, bugün. Onları Efrîn’de mayın eşeği olarak kullandılar. Gerillanın üstüne yolladılar. Şimdi, Güney Kürdistan’da 50’şer dolar karşılığında kullanıyorlar.

Öte yandan, bu kirli, kanlı saha, ayrıca bir entrika, şantaj ve tehdit kumkumasıdır. Burada kıtlığı çekilen tek olgu erdemdir. Mertlik, dürüstlük ve onurlu duruş…

IŞİD’le savaş halinde olan kimileri, sürtre gerisinde karşılıklı alış-verişte. Türk devleti, IŞİD’dir çünkü. Astana’da, onu temsilen sözler vermekte, anlaşmalara imza atmaktadır. IŞİD, Türklere vekaleten Türklerle savaşmakta, tecavüzcülük etmekte, kendilerini patlatmaktaydı.

Ama Türk devleti, aynı zamanda IŞİD’le savaşan NATO’nun üyesi. Şantaj yaparken “İncirlik üssünü kapatırım ha“ deyiveren.

Bir başka erdemsizlik: Rusya, güya Suriye’nin imdadına gelmiş. Ama, “NATO’dan çıkıp sana geleceğim“ kırıtması ve S-400 füzelerinden gelen 3-5 milyar dolar karşılığında, Efrîn, Cerablus, Bab örneğinde görüldüğü üzere, Suriye topraklarını parsel parsel Türklere satıyor. İdlib’i de Türk-IŞİD ortaklığına açıyor.

Bunca laftan sonra hülasaya gelirsek: Türkler, Suriye sınırlarına bunca demir, çelik (tank, top) ile kiralanmış IŞİD’li yığınaktan sonra, kuzey Suriye ve Rojava‘ya saldırıp kaçamayan bebek, çocuk ve ihtiyar katliamına girişecek mi?

Bilinmez ki…

Her şey, Amerika’ya karşı yürüttüğü entrika ile şantajın sonucuna bağlı. Türkler, baştan başa tüm Suriye Kürdistanını istiyor, Amerika’dan. Amerika şantaja boyun eğip “buyur geç“ demezse asla…

Ama yol verirse, Kürtler boş, eli, kolu bağlı seyretmeyeceklerdir. Vatan fedaileri olarak, can feda savaşacaklardır.

Yazarın diğer yazıları