İsrail’in Kürtlere yardımı değerlidir

Kürtlerle Yahudilerin ortaklaşan pek çok “benzeşi“ vardır. İkisi de, Ortadoğu’nun düşmanla çevrili iki kadim halkıdır. Bölgelerinde “vebalı“ gözüyle görülüp  “lanetli“ gibi dışlanan…

Yahudiler, 2500 sene önce büyük gazabına uğradılar. Ana yurtları darmadağın edilip dünyanın dört bir yanına sürüldüler. Ama sığındıkları topraklarda, huzur yüzü görmediler.

Düşman muamelesiyle itilip kakıldılar. Dövülüp öldürüldüler. Yarattıkları değerler gasb ve talan edildi. Sürgünlere gönderildiler.

1940’larda soykırımın daracık geçidinde sıkıştırılınca, yer yüzünün egemenleri 2500 sene sonra, nihayet ana yurtlarına dönüş kapısını araladılar. Ama orada da rahat bırakılmadılar. “Siyaonizm de Siyonizm“ salvosuna tutuldular. Bu salvo hala devam ediyor…

Ahura Mazda öğretileri ve Zerdüşt aydınlığının çocukları olan Kürtler ise onlarla adeta azap ortağıydı. Pers (Acem-İran) ve Araplarla savaş savaşa güçlerini, dolayısıyla bağımsızlıklarını yitiren bu halk, daha sonra Osmanlı kıskacına sıkıştı.

Savaşın egemenleri, Birinci Dünya savaşından sonra, Osmanlı artıklarına sığınak, (tıpkı bugün IŞİD için yaptıkları gibi) yurt tedarik ederken, el altında Kürt ülkesini dört parçaya ayırıp dağıttılar. Kürtleri, 1800 yılında yaktıkları kurtuluş ateşini, dört parçada ayrı ayrı harlamaya zorladılar.

Kısacası, bu iki halkın kaderi, “azap ortağı“nda birleşiyordu. Buna rağmen, “kederlilerin buluşması“ asla gerçekleşmedi. Bunun bir değil, birçok sebebi vardı.

Mesela, eğri oturup doğruyu söylemek gerekiyorsa eğer, Kürtlerin ayrık otu gibi durmasında, Kemalist ırkçı ezberin etkisi büyüktü. Arap ve Acemlerin Yahudi düşmanlığı da yadsınamaz…

Ancak, kültürel kuşatmaya rağmen Kürtler, kısa zamanda büyük uyanış gösterdiler. Buna mukabil İsrail, kazanç hırsıyla Kürt düşmanlarının yanında yer almaya devam etti. Mesela, herkesin bildiğini tekrar ile Kürtlerin Türklerle mücadelesinin iyice kızıştığı 1990’larda, İsrail Türklere silah satarak para kazanıyordu. İstihbarat sağlıyor. PKK lideri Öcalan’ın esir alınmasında, İsrail istihbaratının etkinliği açıktır. İnsansız, ilk uçakları onlar tarafından verildi, Türklere. Almanya’dan alınan demir yığını niteliğindeki tanklara, elektronik aygıtları onlar monte etti.

İsrail, bütün bunlarla para kazandı ve Erbakan döneminde ek olarak, Konya’da uçaklarına savaş eğitimi imkanını elde etti.

Her neyse, uzak ya da yakın tarihte olanlar yerinde kalsın. Bugün başka bir dünya da var. Bu dünyada, Türk devleti, Yahudi kanını içmeye yeminli İslamo Faşistlerin merkez üssü. Aynı vahşi güç, Kürtlerin de yeminli düşmanı.

Bunlarla savaş halinde görünen Amerikan, Türk devleti üstünden müttefikleri. Rusya da öyle. Ama aynı ikili ve NATO ilk defa Kürtlere karşı, İslamo Faşist cephenin yanında yer aldılar. Kafa kesen, köle pazarları kuran İslamcılara yer ve yurt tahsis etmek için, Rojava’yı Türklere tahsis ettiler.

Bu birinci büyük savaş sonrası parçalanmanın, yeni şekli. O zamanki  galipler, Osmanlı kalıntılarına yer bulmak için Kürdistan’ı da parçalamışlardı. Bugün Kürdistan cihatçılara peş-keş çekiliyor. Recep Tayyip rejimi de, ücreti, mukabilinde koruyucu olarak tayin ediliyor.

Bu durum İsrail için de yeni bir tehlikeydi. İsrail Başbakanı Netanyahu, bunun üzerine, Amerikan Başkanı Trump’ın, Rojava‘yı Türkler ve İslamo Faşist çetelerin ortak işgaline açmasına sert sözlerle karşı çıkmış ve soykırıma (etnik arındırma) izin verilmemesi gerektiğini söylemiş, ardından Kürtlere yardım çağrısı yapmıştı.

Bu tutum, Ortadoğu’da yeni bir başlangıçtı. Kürtler açısından ayrıca değerli katkıydı. Derken, İsrail parlamentosu, üç gün önce Rojava konulu bir toplantı yaptı ve Türklerle İslamist çetelerin işgalini tartıştı. Bu arada, İsrail’in Kürtler için ne yaptığı sorulunca, Dışişleri Bakan yardımcısı Tzipi Hotovely, Amerika’ya karşı Kürtleri savunduklarını ve Kürtlere insani yardım yaptıklarını açıkladı.

İsrail’in yaptığı yardım sembolik de olsa önemli ve yeni bir dünyanın kurulabileceğine dair ilk adımdır, bu. Bu ortalıkta, dostluk ve dayanışma iki tarafın da, çıkarınadır. Ayrıca gerekliliktir.

Bu arada Yahudi düşmanlığı ile dindar geçinen “çakma“ Müslümanlara bir çift sözüm var:

Senin haram dediğin alkol, Tewrat’ın öngörüsüdür. Yine Tewrat’ta yazılı emir gereği domuz etini yemiyor, Tewrat’tan alınma “sünneti“ oğluna, torununa uyguluyor, Yahudi kipasını, dindarlık namına “tellık“ diye başına koyuyorsun, sonra Kürtleri de kafir, mallarını ganimet ilan eden Recep Tayyip’in propagandasına uyup Yahudi’ye sövüyorsun. IŞİD dincisi olarak…

Her neyse gün, Kürtlerin dünyaya açılma günüdür. Yahudi (Musevi), Müslüman, Hıristiyan, Budist ve öteki inançlar ayırımı yok, vicdanın sesi, vicdanlı insanın eli var, Kürtler için. Ne diyor İslamın kitabı olan Kur’an:

 İslam, Musevilik, Hıristiyanlık hak dinidir. Kitapları da hak yolu…

Ha Türklerin İsrail yardımıyla Kürt öldürmek hak, Kürtlerin yardım alması haram: Hadi oradan!…

Yazarın diğer yazıları