Johnson’ın arkasında kim var?

İngiltere’de Brexit üzerinden ırkçılık ve milletçilik dağ gibi büyümeye başladı. İçişleri Bakanlığına bu hafta gelen suçlama yenilir yutulur cinsten değil. İngiltere’de sokaklarda uyuyan evsiz oranı bir hayli dikkat çektiği doğrudur. Sadece Londra’da 9000 civarında sokakta yaşayan insan var. Bu sayı da sosyal yardım kesintileri ya da sertleşen şartlarından dolayı gittikçe artıyor. Bir yıla oranla yüzde 18 artış olmuş örneğin.

Evsizlerle ilgilenen bazı kuruluşların, Avrupa’nın şahsi bilgileri gizli tutma kuralını ihlal ederek bu evsizlerin vatandaşlık ve oturum bilgilerini İçişleri Bakanlığına bildirdikleri ortaya çıktı. Bu ne anlama geliyor? Bu illegal kalan evsizleri İngiltere’den atmak için bu yardım kuruluşlarının İçişleri Bakanlığı ile iş birliği içinde olduğu anlamına geliyor. Amaç evsizlere yardım etmek değil amaç İçişleri Bakanlığının sınır bekçiliğini yapmak. Milliyetçilik sadece sokakları değil Avrupa Parlamentosunu da avucunun içine almış durumda.

Brexit Partisi’nin 27 üyesi, geçen günlerde Avrupa Parlamentonsun açılış gününde AB marşı niyetine müzisyenlerin Beethoven’in Ode to Joy bestesini çaldıkları esnada sırtlarını dönerek protesto ettiler. Parti lideri Nigel Farage, vekillerinin bu protestolarından övünçle bahsetti. İngiltere’yi Avrupa’nın en milliyetçi ülkesi değil en gülünç ülkesi haline getiren bir tutum bu. Avrupa’dan çıkmak için parlamentoda bulundukları aşikar da temsil ettikleri milyonlara bunu nasıl yaparlar? 31 Ekim’e kadar parlamentodayız deyip duruyorlar. AB’de kalışı sonuna kadar destekleyen yegane parti olan Liberal Partiden 16 Avrupa Parlamentosu vekili de Brexit’i saçma sapan bulduklarını gösteren bir t-shirt giyerek Brexit vekillerini protesto ettiler. Avrupa Parlamentosu, İngiliz vekillerden dolayı neredeyse çocuk parkına döndü.

Mesele sadece Brexit Partisi ya da Avrupa Parlamentosu’nda bulunan vekiller değil. Mesele küçük bir kesimi temsil eden politikacıların elindeki güç oranları ve oranı Avrupa’dan çıkmak için sonuna kadar kullanmaları. Bu kadar marjinal bir kesimi kim destekliyor?

Temmuz sonu Jeremy Hunt ve Boris Johnson’dan biri Başbakan Theresa May’in yerini alacak. Her ikisi de AB ile mevcut anlaşma üzerinden bir uzlaşıya varılmaması durumunda 31 Ekim’de AB’den anlaşmasız çıkmalarının destekliyor. Onca ırkçı söylemlerine, üçkağıtçı tutumlarına ve daha geçen haftalarda kız arkadaşı ile polislik olmasına rağmen Boris Johnson en favori aday görünüyor. Halkın sevmediği hatta gülünç bulduğu bu adam neden bu kadar favori. Sebebi arkasında dev gibi onu destekleyen milyonerler.

Johnson, Başbakanlık yarışında milyonluk Finans, banka ve emlak şirketlerinden yüzbinlerce bağış adı altında para desteği alıyor. Çünkü Johnson gibilerin zenginlerden alınan vergileri düşürüp ülke bütçesini dar gelirlerin üzerinden dengeleyeceğini biliyorlar. Bu durumda Hunt daha iyi bir aday mı? Asla değil. AB ve dış politikaları neredeyse aynı. Hunt’ı daha az popüler yapan şey daha sadece Johnson’dan daha az finansal destek alması. Johnson muhtemelen Başbakan olacak. Ülkeyi çıkışa getirecek yegane yol erken seçimler olacak. Johnson, İngiltere için felaketten öte bir lider.

Yazarın diğer yazıları