Johnson’ın düşüşü

İngiltere siyasetinin özellikle son 3 yıldır bir gününün bir gününü tutmadığı söylemiştim. Gündem her gün değişmekle birlikte tahminler de boşa çıkabiliyor. Daha geçen hafta istifa eden Başbakan Theresa May yerine favori olarak haksız bir şekilde Boris Johnson’ın görüldüğünü yazmıştım. Yürüttüğü herhangi bir kampanyada yalan söylemekten ve seçmeni manipüle etmekten çekinmeyen eski Dışİşleri Bakanı Johnson’ın başbakan adaylığının bile tartışılması gerektiğini söylemiştim. Ha keza bu hafta Johnson’un gerçek kişiliği iyice mercek altına alınmaya başlandı. Kız arkadaşı ile girdikleri büyük kavgadan ötürü Johnson’a karşı tepkiler çığ gibi artmaya başladı. Adaylığı bile tehlikeye girdi.

Muhafazakar Partinin eski basın başkanı olan kız arkadaşı Claire Symonds ile geçen Cuma akşamı kendi evlerinde büyük bir tartışmaya girişti. Komşuları polis çağırdı. Komşulara göre evden bağrışların yanı sıra bir yere vurma sesleri de geliyordu. Komşunun birinin de Johnson ile tartışan kadının bağırarak ‘hiç bir şeyi takmıyorsun çünkü şımarıksın’ dediğini kaydetti. Haklı bir tespit. Johnson çok şımarık biri. Johnson tüm baskılara Cuma akşamı neler yaşandığı polisin neden çağrıldığı sorularını cevapsız bıraktı.

Johnson’a göre kişisel hayatının siyasi kimliği ile karıştırılmamalı. Johnson’a muhalif kesime göre ise Theresa May’in yerine geçmeye çalışan birinin her özelliği dikkate alınmalı. Johnson inatla bir açıklama yapmaktan sakınıyor. Bu sessizliği de onu iyice haksız duruma düşürüyor. Hatta böyle bir olayın yaşanmasından ziyade Johnson’un sonrasında aldığı umarsız tutum eleştiriliyor. Yani Johnson ertesi gün özür dilese her şey unutulacaktı ama dilemedi. Dilemek zorunda hissetmiyor. ‘Özel hayatım, size ne?’ diyor. İngiliz kamuoyu özrü sever.

Cumartesi günü yapılan anketlere göre Johnson’ın Başbakanlık adaylığı konusunda alacağı destekte bu olay yüzünden keskin bir düşüş var. Daha bir kaç gün öncesine göre bir numaralı aday olan Johnson, şimdi Jeremy Hunt’ın arkasına düştü. Jeremy Hunt iyi bir Başbakan olur mu? Elbette hayır. Sadece diğer aday Michael Gove’un kokain kullanmasının ortaya çıkması, Johnson’ın kız arkadaşı ile bağrış çağrış kavgaya tutuşmasından dolayı Hunt’a destek arttı. Daha doğrusu Hunt, özel hayatından bir şeylerin basına sızmamasından dolayı için öne çıktı. Bu olay İngiliz siyasetinde ikircikli bir durumu daha öne çıkartmış oldu. Hem Gove hem de Johnson, yürüttükleri kampanyayı kazanmak uğruna her çirkin yola girmekten çekinmemiş iki siyasetçi. Yalanları da kanıtlandı. Bu tarz siyasi yalanlar, dalavereler sorun olmuyor da özel hayatları mı sorun oluyor? Yani istediğin kadar kötü siyasetçi ol önemli değil, yeter ki özel hayatın düzgün olsun. Ya da yeter ki özel hayatında yediğin haltlar basına sızmasın.

Yazarın diğer yazıları