Kadın üzerinden radikal İslam tartışması!

Fransa’nın gündeminde düşmeyen konu, siyasal İslam’la mücadele sorunu! Bu konu, aynı zamanda  toplumda biriken öfke ve yaşanan krizin üzerini örtmek için önümüzdeki yerel seçimlerde aşırı ve liberal sağın üzerinde oynadığı argümanı işaret ediyor. Toplumsal kutuplaşmaya yol açan soruna liberal solun yaklaşımı ise sürece yedeklenmek şeklinde! Ama bütün bunlarla birlikte ülkede İslamofobinin hızla yükseldiğinin altını çizmekte fayda var.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, siyasal İslam konusunda gelecek haftalarda yeni adımlar atılacağını duyurdu. Macron açıklamasında, İçişleri Bakanlığının bu konuda valilere yeni talimatlar vereceğini söylerken, Fransa’da bu tartışmanın yeni boyut kazanacağını gösteriyor.

Macron, Belediye Başkanları Kongresi’nde, siyasal İslam düşüncesine sahip olanların, gelecek yıl yapılacak yerel seçimlerde yarışmaması fikrine karşı olduğunu ama siyasal İslam ile mücadeleyi hükümet olarak önemli gördüklerini ifade ediyordu. “Bazı semtlerde ve mahallelerde Cumhuriyet değerleriyle bağını koparmak isteyenler yeni projeler hayata geçiriyor. Bunlar havuzlarda kadınlar için belli saatlerin ayrılmasını istiyor. Artık kadın erkek karışık havuz istemiyor, Cumhuriyeti değil siyasal İslam’ı ve çocukların okula gitmemesini tercih ediyorlar. Bu sorunların ilk muhatabı Belediye Başkanlarıdır. Devlet bu konuda adımlar atıyor ve atmaya devam edecek. Siyasal İslam ile mücadele konusunda size güvenebileceğimi biliyorum. Siz de bana güvenebilirsiniz. Cumhuriyetin yasalarına uymayan dernek ve okulları kapatarak onlarla mücadele edebiliriz” Macron’un bu şekildeki konuşması, yeni dönemde siyasal İslam konusu etrafında tartışmanın büyüyeceğini, toplumsal kutuplaşmanın gelişeceğini işaret ediyor.

Bir taraftan Fransa’da radikal islamın giderek örgütlü ve görünür olması, diğer taraftan yükselen ırkçı söylem ve pratik, devletin ve dinin aynı paralellikte kadını özellikle argüman haline getirmesine şahitlik ediyoruz. Hem devletin hem de dinin ideolojik ve politik uygulamala taleplerinin toplumsal cinsiyet rejimini inşaa ettiğini görüyoruz. Kadınlara ayrı havuz, okullarda başörtüsü ve tesettür meselesi, sahillerde haşama krizi tüm başlıklar kadınlar üzerinden gelişirken, kadının cins olarak tecridi öne çıkıyor. Diğer taraftan tedbirler zinciri açıklayan hükümet ve laiklik elden gidiyor diye çığırtkanlık yapan kesimler ise radikal İslamcı çevrelere yanıtı ise toplumsal tecridi yeniden kadın cinsi üzerinden ifade ediyor. Elbette cinslerin tecridi, din ve kadın sorunu başlı başına başka bir tartışma konusu ama şuan Fransa’da tartışmaların içerisinde yer alan her iki taraf, Fransa’da yeniden kadın üzerinden gündem yaratarak, kendi iktidarlarını bu konu etrafında beslemeye çalıştıklarının altını çizmekte fayda var.

Tartışmaların büyümesi, yasaklar zincirinin gelmesi, okullar, havuzlar vb birçok alana dönük gelişebilecek yeni yasaklar zincirinin önümüzdeki dönemde Fransa’da daha derin kopuşların önünü açacağını söylemek yanıltıcı olmaz!

Yazarın diğer yazıları