Kadına yönelik şiddet…

Fransa Gündemi

Geçtiğimiz hafta Fransa 2010 yılından bu yana Kuzey Afrika’da El Kaide tarafından rehin tutulan 4 vatandaşını kurtarmanın sevincini yaşıyordu. Tam bu sırada iki Fransız gazeteci Mali’de öldürüldü. Fransız Ulusal Radyosu adına çalışan iki gazeteci Kidal şehri yakınında kaçırılmış ve daha sonrada ölü bulunmuştu. Fransa hükümeti olaya dair Bamako yönetimi ile birlikte bir soruşturma başlattıklarını belirterek susmaya başladı. İki gazetenin görev başında katledilmesinin sarsıntısını yaşayan Fransa, bu kez fuhuşun yasaklanmasını tartışıyor.
25-26 Kasım günlerinde Fransız Parlamentosu’nda gündeme gelecek olan yasa tasarısına karşı tepkiler örgütlü bir biçimde sokakta kendini göstermeye başladı. Geçtiğimiz yıl Kadın Hakları Bakanı Najat Vallaud-Belkacem’in, “Benim ve partimin hedefi fuhuşun yok olduğunu görmektir” sloganıyla başlattığı tasarı çalışması Kadına Dönük Şiddete Hayır günü olan 25 Kasım’da meclis gündemine taşınacak. Tasarının bir diğer mimarı Caroline de Haas, 2012 Temmuz’unda fuhuşu kadına yönelik bir şiddet olarak gördüğünü ve ünlü Fransız yazar Victor Hugo, 1862 yılında kaleme aldığı “Sefiller” adlı eserinde “Köleliğin sona erdiği söyleniyor. Oysa var olmaya devam ediyor ama sadece kadını kapsıyor, adı da fuhuş” ifadelerini kullanmıştı.
Fransa’da Sosyalist Parti (PS), fuhuşun yasaklanması konusunu yeniden tartışmaya açacağı tasarıya ilk tepki, Seks Sektörü Çalışanları Sendikası’ndan geldi. Ardından Fransa’da hükümetin tartışmaya sunduğu fuhuş yasağına ilişkin yasa tasarısına karşı çıkan “343 (erkek) Piçlerin Manifestosu” adında bir kampanyaya imza attı. “Fahişeme dokunma” (Touche pas à ma pute) olan kampanyanın esin kaynağı ise 1971’de kürtaj yasağına karşı çıkan kadın hareketi. Aralarında yazar Frederic Beigbeder ve avukat Richard Malka gibi Fransa’nın ünlü isimlerininde bulunduğu 343 erkek imzasıyla yayınlanan manifestoda “Biz fuhşu değil, özgürlüğü savunuyoruz. Fahişeme dokunma!” ifadelerine yer verildi.
Fahişelere değil müşterilerine ceza getiren yasaya karşı çıkan “343 Piçin Manifestosu” kampanyası geniş bir kesim tarafından sosyal medya üzerinden kınandı. Kadın Hakları Bakanı ve hükümet sözcüsü Najat Vallaud-Belkacem bir açıklama yaparak tasarıya karşı çıkanları kınadı. 1971’deki kadın hareketinin “vücutları hakkında söz hakkı sahibi olmak isteyenler tarafından başlatıldığını“ vurgulayan bakan, bu kampanyaya imza atanların ise “başkalarının vücudu hakkında söz hakkına sahip olmak isteyenler” olduğu dile getirdi.
Fuhşun serbest olduğu fakat fuhşa teşvik ve yönlendirmenin yasak olduğu Fransa’da tartışılan yeni yasa, fuhşu yasaklarken fahişeleri değil, müşterilerin cezalandırılmasını öngörüyor. 1500 Euro para cezası getiren yasa tasarısı, suçüstü halinde cezanın iki katına çıkmasını öngörüyor. Tasarı, 25 Kasım’da meclis gündeminde olacak. 50’nin üzerinde kadın örgütü, siyasi parti, dernek vb oluşum ise 23 Kasım günü tasarının yasalaşması için Montparnasse-Fransa Parlamentosu hattında eylemde olacak. Kadın hareketlerinin hazırlamış olduğu eylem öncesi yapılan çağrıda, fuhuşun derhal yasaklanması, bu alanda çalıştırılan kadınların yasal korumaya alınması, oturumu olmayan yabancı kadınların oturum haklarının devlet tarafından sağlanması, aile içi şiddetin cezai yaptırıma tabi tutulması, her türlü şiddete karşı kadınlara devlet güvencesi sağlanması, adalet sisteminin bürokrasisi altında kadınların haklarının ezilmemesi vb talepler etrafında Fransa’da yaşayan tüm kadınların eyleme geçmesi istendi.
Fransa’da resmi verilere göre yılda 75 bin kadın şiddet nedeniyle polise başvuruyor. Bunların yüzde 90’ı sonuçsuz kalıyor. Bu resmi veriler ise korkuyla polise gidemeyen onbinleri kapsamıyor. Günlük olarak tecavüz ve şiddet vakaları, yılda 500’ün üzerinde ölümle sonuçlanan bu sürecin dışında, fuhuş özellikle Asya ülkelerinden gelen kadınlar için bir ağa dönüşmüş durumda. Neredeyse her semte yayılan masaj salonları adı altında Asya ve Afrika ülkelerinden getirilen binlerce kadın seks işçisi olarak çalıştırılıyor. Yukarıdaki sadece birkaç başlık işin resmiyete dükülmüş hali. Buna çocukların fuhuş alanında satılması eklenince tablo daha da karanlık hale geliyor.
“Kadına dönük her türlü şiddete karşı-benim bedenim, benim iradem” şiarıyla 23 Kasım’da gerçekleşecek eylemin bir talebi ise kadın ve erkek arasındaki ücret ayrımının ortadan kaldırılması. Fransa’da kadınlar yasalarla güvenceye alınmış bir şekilde erkeklere göre yüzde 25 oranında düşük ücret alıyor.
İleri demokrasi örneği olarak gösterilen Fransa kadın hakları konusunda çokta parlak bir secereye sahip değil. Fransız basınına yansıyan haberlere bakıldığında önümüzdeki günlerin tartışma konusu “fuhuş yasağı“ olacak. Sosyalist Parti milletvekillerinin hazırlamış olduğu yasa tasarısına karşı ilk çatlak sesler ise yine Sosyalist Parti içerisinden geliyor. Komünistler ve cumhuriyetçilerin tam destek verdiği tasarı 25 Kasım’da mecliste olacak. Sefiller’i Hugo 1862’de yazmıştı, yıl 2013 kadınlar köle olarak görülmeye devam ediliyor…

Yazarın diğer yazıları