‘Kandil geceleri Kandil oluruz Kandil’in içinde fitil oluruz!..’

Veysi SARISÖZEN

Oyunlarının kolayca boşa çıkarılacağını bizim „Millet İttifakı“ anlamadı, saray anladı.

Eğer İnce, Karamollaoğlu, belki de Akşener „Erdoğan orduyu seçim kampanyasında kullanmak için Kandil’e uydurma bir indirme yapacak, Kandil meselesi de, Kürt meselesi de seçim sonrasında oluşacak yeni Meclis’in konuşacağı bir meseledir“ deseydi, „Kandil seçim komplosu“ o anda çökerdi. Böyle bir açıklama yapıldıktan sonra Saray’ın Kandil’den söz etmesi onu vuracaktı. Muhalefet „işte gördüğünüz gibi, dediğimiz çıktı, bunlar seçim öncesinde Kandil bahanesiyle Savaş Hali ilan edecek, kamuoyu yoklamaları biraz daha kötü sinyal verince de seçimleri iptal edecekler“ diyerek inisiyatif alırdı.

Yazdığımız gibi demedikleri için ve özgür medyanın uyarıları üzerine „deme“ ihtimalleri ortaya çıkınca, Soylu ve Bozdağ harekete geçti ve „Kandil harekatının“ eli kulağında olduğunu kamuoyuna duyurdu. İnisiyatif Saray’ın eline geçmek üzeredir.

Hala vakit var ve „Millet İttifakı“ „Kandil oyunu“ hakkında gecikmeden konuşmalıdır.

Seçim öncesinde OHAL rejimine bir de Savaş Hali rejimi eklenirse, seçim güme gider. Kandil’de gerillanın olmadığı bir tepeye helikopterlerle ilk indirme görüntüleri medyaya düştüğü anda, „Millet İttifakı“ ya parçalanır ya da hepsi birden havlu atar. Diktatörlük yalnız iktidarını pekiştirmekle kalmaz, bir de ekonomik krizin zorunlu kıldığı halk düşmanı „kemer sıkma“ yoluna da o anda koyulur. Muhalefet bu oyuna şimdi karşı çıkmazsa, „savaş nedeniyle milli fedakarlık“ laflarına itiraz bile edemez. 27 Mayıs darbesinden sonra cunta halkın „alyanslarını“ toplamıştı. Bunlar milletin altın dişlerini bile söker. Savaş ekonomik krize, ekonomik kriz savaşa neden ola ola Türkiye bir on yıl daha kaos içinde debelenir.

Şimdi seçmen, bir yandan sandık güvenliği için önlemlerini alır ve HDP’nin barajı aşması için dayanışmayı örgütlerken, diğer yandan „Millet İttifakı“nın konuşmasını beklemeden, kendi olanaklarıyla „Kandil seçim operasyonunun“ ipliğini pazara çıkarmalıdır. „Yutturamazsın“ diyerek böyle bir „çakma operasyona“ karşı çıkmaya hazırlanmalıdır.

„Çakma“ diyorum ama, şu ihtimal de var: Savaş oyun kabul etmez. Sen Kandil’e „seçim oyunu“ diye adım attığın zaman, karşındaki güç „bu oyun mu değil mi“ diye bakmaz. Hiçbir savaşta böyle bir „aymazlık“ olmaz. „Seçim oyunu“ diye başlayan savaş Kandil dağlarında tarihimizin şahit olmadığı kanlı bir vuruşmaya dönüşür. „Kandil oyunu seçim zaferi“ getirebilir ama, „Kandil savaşı savaş zaferi getirmez.“

Vaktiyle Sovyet bilimcileriyle Afganistan ve Kürdistan üzerine konuşmuştum. Şöyle dediler: „Afganistan dağları ile Kürdistan dağları birbirinden farksızdır; bu dağlara çıkanlara karşı zafer imkansızdır.“ Sovyetler Kandil’den çekilmek zorunda kaldı. ABD ve NATO İkiz Kulelerin yıkılmasından beri Afganistan’da debelenmeye devam ediyor. Savaş Kürdistan’da neredeyse yarım asırdır sürüyor. „Kandil oyunu“ da aynı sonucu doğurur.

Erdoğan kendi saltanatını korumak için tıpkı Enver Paşa gibi maceraya atılıyor. Orduyu „seçim faaliyetinin piyonu“ olarak kullanmayı göze alıyor. Enver Paşa’nın Osmanlı İmparatorluğunu „Enverland“ yapma hırsı faciayla sonuçlandı, bunun da Türkiye’yi „Tayyipland“ yapma hırsı aynı faciaya yol açacaktır.

O nedenle muhalefet ve seçmenler, „seçimleri“ imkansız hale getirecek olan bu maceraya karşı çıkmalı, eğer gerçekleşirse, her ne pahasına olursa olsun seçimlerin iptalini önlemeli, şimdi olduğundan yüz kat kararlılıkla Erdoğan faşizmini sandıkta boğmak için elinden gelen her şeyi yapmalıdır.

Bu seçim tarihimizde eşi benzeri olmayan bir seçimdir. Çok hayatidir. En küçük bir karamsarlığa ya da vurdumduymazlığa bu seçimde yer yoktur. Ya kazanacağız ya da yeniden kazanmak için tahminlerin çok üstünde bedeller ödeyeceğiz. Bu defa üstelik yalnız Kürtler değil, Türkler de ödeyecek. Eğer varsa „diktatörlükten parlamenter rejime yumuşak iniş“ yanlıları aklını başına toplamalıdır. Siz „yumuşak iniş“ hayal etseniz bile Erdoğan „sert“ yapacak.

Gaflet uykusundan uyanın. Erdoğan oy pusulalarını yalnız çalmayacak, onları asker kanına boyayacak. Hileli ve kanlı oylarla iktidarını sürdürmeye çalışacak.

Temiz ve kansız oylarımızı halk için, ülkenin geleceği için, refah ve barış için savunalım. Ampulu patlayacak olan Erdoğan’ın eline aldığı kandile ‘püf“ diyelim. Ve şu dizeleri okuyalım:

„Kandil geceleri kandil oluruz

Kandilin içinde fitil oluruz

Hakkı göstermeye delil oluruz

Lakin Saray’daki bilmez bu hali“.

Yazarın diğer yazıları