Karaciğer kanseri

Karaciğer karnın üst sağ bölümünde bulunmaktadır ve mideye, sağ böbreğe ve bağırsaklara komşudur. 

Karaciğer vücuttaki onlarca işlev için gereklidir. Kandaki kimyasal maddeleri düzenler ve kanı birçok kimyasal madde, ilaç ve alkolden temizler. Safra kesesinde üretilen safranın bağırsağa salgılanması da karaciğer üzerinden olur. Safra, yağların sindirilmesi için çok önemlidir ve ayrıca vücut atıklarının atılmasını sağlar. Açlık durumunda kullanabilecek fazla şekerin depolanması ve vücuttaki önemli protein, kolesterol ile tüm vücut yağlarının taşınması için gerekli maddelerin üretildiği yerdir. Kanın pıhtılaşmasını sağlayan maddeleri üreterek kanın pıhtılaşmasını düzenler. Enfeksiyonlara karşı bağışıklık bakımından da karaciğer önemlidir. 

Karaciğer, yüzde 70’i alındıktan sonra kendisini yenileyebilen vücuttaki tek organdır. Bu sayede, karaciğer kanseri olan veya karaciğer nakli için organ bağışlayan kişilerde karaciğerin büyük bölümleri karaciğer fonksiyonuna zarar vermeden alınabilir. Geride kalan küçük parçalar, birkaç hafta içinde büyüyerek asıl boyuna yeniden ulaşabilir.

Karaciğer kanseri tüm kanser hastalıkları içinde daha az rastlanılan bir kanser türüdür. Erkeklerde kadınlara kıyasla daha yaygındır. Karaciğerde en sık görülen tümörler metastazlardır, yani başka bir organ veya dokudaki kanserin karaciğere sıçramasıdır. 

Karaciğer kanserinin birçok hastada erken dönemde belirtileri pek görülmez. Karında şişkinlik, karnın sağ üst kısmından başlayıp sırta vuran ağrı, ciltte sararma, kaşıntı, ani kilo kayıbı, iştahsızlık, çok az yemek yenmesine rağmen yemek sonrası tokluk ve şişkinlik hissi, geceleri terleme, ateş, idrar renginde koyulaşma, soluk renkli dışkı gibi sarılık belirtileri ve genel sağlıkta ani kötüleşme ile kendini gösterir. Bu sayılan belirtilerden çoğu ağır enfeksiyonlardan da kaynaklanabildiğinden karaciğer kanseri tanısı için ayırıcı belirtiler değildir.

Karaciğer kanserinin nedeni kesin olarak bilinmemekle beraber hastalıktan sorumlu olduğu ve riski çok arttırdığı düşünülen bazı hastalıklar veya maddeler mevcuttur. Hepatit B veya C hastalığına yakalanıp virüs taşıyıcısı olan kişilerde karaciğer riski (yıllar sonra da) büyüktür. Karaciğer kanseri, bu tür virüs enfeksiyonları görüldükten yıllarca sonra ortaya çıkabilir. Karaciğer sirozu olan insanların da karaciğer kanseri riski yüksektir. Yine alkol kullanını, karaciğer yağlanması, ailede karaciğer kanserinin görülmesi, bazı mantarların ürettiği maddeler, şeker hastalığı, aşırı kilo ve bazı ilaçlar da kanser riskini arttırmaktadır. 

Yazarın diğer yazıları