Katil katilliğini, alçak alçaklığını bilseydi…

Cihan EREN

Kürt halkına düşmanlıkta sınır tanımayan TC, son günlerde tam bir bukalemun gibi. Hemen her gün Kuzey-doğu Suriye topraklarını işgal edeceğim, yok edeceğim diyor, hemen arkasından ‘Kürt kardeşlerim’ deyiveriyor. Kürt kardeşlerim dedikten sonra da ‘o toprakları asıl sahiplerine vereceğim’ diyor. Madem Kürtler kardeşin, Araplar ile sorunun yok o zaman o toprakları kimin işgalinden kurtarıyor, kime veriyorsun? O toprakların asıl sahipleri dediğin kim oluyor? Anlaşılıyor ki Osmanlı mirasçısı bu adamlar asıl sahip derken kendilerini kast ediyor. Normal bir insana oldukça çelişkili gelen bu söylemler, TC’nin işinin çok zor olduğunu, diğer taraftan da en küçük fırsata soykırım yapmaktan çekinmeyeceğini gösteriyor. Aynı kareler içinde peş peşe farklı iki söylemi utanmadan dillendirmek, iki ipte oynayan cambaz olmak, TC’nin Erdoğan ile yürüttüğü siyaset oluyor.

Hatırlanırsa Erdoğan Gülen cemaatiyle birlikteyken solculardan solcu, Kürtlerden daha Kürt, müminlerden daha Müslüman, demokratlardan daha demokrat söylemlerle konuaşurdu. Bu taktiği ile toplumu aldatıp bir kısmını kendine bağlayan adamın geldiği nokta, Hitleri aratan, kara faşistlik oldu. Kılıktan kılığa girmek, söylediği her şeye de inanıyormuş gibi tavırlar sergilemek, kişilik olarak anlaşılması zor bir durumdur. Şimdilik bu kişiliğe iktidar için her şey mubah diyerek yolla çıkmış, gerektiğinde en yakınındaki insanları da satmaktan çekinmeyen hasta birinin ruhu hali demek ile yetinelim. Bu türleri rahat tanımanın yolu bunların karşıtları için söyledikleriyle kendilerini anlattıklarının bilinmesidir. Bunun için Erdoğan’ı tanımak isteyenler için en kolay yol onun karşıtları, hoşuna gitmeyen sözler söyleyenler için sarf ettiği sözlerdeki tespitleridir. Erdoğan karşıtları, muhalifleri için ne tür tanımlar getiriyor, hangi sıfatları kullanıyorsa onunla Erdoğan kendisini tanımlıyor.

ABD yönetiminden bazıları Suriye topraklarından çekilirken kazanımlarını korumak için yeniden Kürt kartına sarılırken, ‘Türkiye Kürtleri katledebilir, bir anlaşma olmalıdır’ çerçevesinde bir söylemi dolaşıma soktular. Bu söyleme karşı önce Erdoğan ondan sonra da tıpkı bir soliste eşlik eden koro gibi Türk devleti adına konuşanların hepsi Erdoğan’ın söylediklerini tekrarlamaya başladılar. ‘Kürtler bizim kardeşimizdir, böyle düşünenler Kürtlere düşmandır, alçaktır, katildir’ dediler.

Düşünebiliyor musunuz niyeti amacı ne olursa olsun birileri ‘Türk devletinin Kürtleri öldürmemesi için tedbir almak gerekir’ demiş, Erdoğan ve adamları buna ‘Kürt düşmanlığı, alçaklık, katillik vb…’ söylemlerle karşı çıkmış! Türk devletini yönetenlerin bu söylemleri gerçekten ibretliktir. Bunun için sonda söylenmesi gerekeni başta söylemeliyiz; Erdoğan ve etrafındaki güruh Kürtlere karşı katil, alçak ve düşman pratikler içinde oldukları halde ‘Kürtler kardeşimizdir’ diyecek kadar katil, alçak ve düşmandır. Bu faşist güruha göre Kürt halkının haklarını gasp etmek, topraklarını işgal altında tutmak, Kürt gençlerini diri diri yakmak ne katillik, ne düşmanlık ne de alçaklıktan sayılmamalıymış.

Erdoğan ve adamları bir kez daha Kürtçeyi yasakladılar. Meclis tutanaklarına Kürtçe için ‘bilinmeyen bir dil’ diye yazdılar. Erdoğan iktidarında Kürtler Kürtçe konuştu diye linç edilip katledildiler. İşgal ettikleri belediyelerdeki Kürtçe yazılmış tüm tabelaları söktüler. Kültür sanat kurumlarını kapattılar. Kürtçe anadilde eğitime ‘en büyük bölücülük’ diyorlar. Siyasi soykırım operasyonlarını da buna eklersek Erdoğan ile birlikte TC’nin Kürt halkına düşmanlığının vardığı boyutu kelimelerle ifade etmenin güç olduğu ortaya çıkacaktır. ABD’lilerin kendi amaçları için söylediklerine TC yöneticilerinin verdikleri cevaplarla bu yapılanları yan yana getirirsek çok rahatlıkla diye biliriz ki Erdoğan alçaklığı, dostluk sayacak kadar alçak bir adamdır.

Kürtlerin kendi şehirlerini yönetme taleplerine kanla katliamla yanıt verdiler. Onlarca Kürt insanını diri diri yaktılar. Kürt insanlarının cenazeleri günlerce haftalarca gömülemedi. Uçaklarla şehirleri bombaladılar. Bu yetmedi Efrîn’i işgal ettiler. Kürtleri topraklarından çıkararak dünyanın her yerinden topladıkları serseri ve lümpenleri yerleştirdiler. Kürtlere ait mal ve mülklere el koyup talan ettiler. Onlarca insanı kurşuna dizdiler. İnsanları kaçırıp fidye istediler. Tüm bunlar için camilerinde fetvalar yayınladılar. Bu işgal ve talana karşı direnen Kürtlere terörist, terörist soyguncu asker ve çetelerine şehit dediler. Camilerde namazlarını kıldılar. ‘Türk devleti Kürtleri katledebilir’ diyenlere, ‘Kürtler bizim kardeşimiz, biz etle tırnak gibiyiz’ cevabı verdiler. Demek ki Erdoğan ve adamları katil olduğunu bilmeyecek kadar kan dökücü birer katildir. Kürtleri öldürmeyi öldürmekten saymıyor, kendilerine hak görüyorlar.

Bir süredir Fırat’ın doğusu deyip duruyorlar. Rojava diyemiyorlar. Kürt düşmanıdırlar. Kürtlerin bir tavuğu bile olsun istemiyorlar. Bunu açıktan dillendiremiyorlar, PKK-PYD-YPG diyorlar. Bu yalancı dilleriyle Kürtleri aldatacaklarını ve düşmanlıklarını gizleyebileceklerini sanıyorlar. Kürt halkına değil örgütlü gücüne düşmanız diyerek Kürtleri mücadelelerinden kopartmak istiyorlar. Kürtler marabaları, işçileri olsun demeye getiriyorlar. Kürtlerin kendi kendini yönetmesine düşmanlık ediyorlar. Rojava’daki Kürt şehirlerinin bile Kürtçe adlarını ağızlarına alamıyorlar. Kürtler bizim kardeşimizdir derken dahi gözlerindeki Kürt kinini gizlemeyecek kadar yeminli Kürt düşmanıdır bunlar.

Sonuç olarak birine soykırımcılığı, kan dökücülüğü hatırlatıldığın da ben katil değilim diyorsa; biri, bir halkın en doğal hakkı olan kendi diliyle konuşmasını yazıp çizmesini yasaklıyor, parlamentosunda bilinmez bir dil dediği halde bunu alçaklık olarak görmüyorsa; bir halkın kendi köyünde şehrinde kendi dili, kültürü ve tarihi ile yaşayıp kendini yönetmesine karşı olduğu halde ben bu halka düşman değilim diyebiliyorsa bu çok tehlikeli bir durumdur. Böyle birinin kafasında soykırımdan başka bir şeyin geçmediğini adımız gibi bilelim. Çünkü Kürt halkının katili katil olduğunu, düşmanı düşmanlık yaptığını utanmandan inkar edecek kadar alçalmıştır. Böyle bir düşman namerttir. Namert olan insanlıktan çıkmış bir canavardır.

Yazarın diğer yazıları