Katil ve devlet el ele!

Fransa’da bir haftadır kadınların sayıları fazla olmasa da sesi sokaklarda çınlıyor; “kadın kırımına son!” Yılın ilk yarısında eşleri ya da eski eşleri tarafından öldürülen 74 kadının canını verdiği bir dönemde bu kadınların şikayetlerini dikkate almayan devlet ise suskunluğunu koruyor!

Kamuoyu araştırmalarıyla ünlü Fransa daha Mart ayında, kadın örgütlerinin gözüne sokarcasına Fransa Ulusal Suçluluk ve Cezai Gözlemevi’nin (ONDRP) raporunu yayınlayarak 2017’de diğer yıllara nazaran aile içi şiddetin azaldığını ifade ediyordu. Ölü sayısı olarak ise 2017 yılında 109 kadın olarak kayıt altına alınmıştı. 2017 rakamlarını bir tarafa bırakın aynı Fransa İçişleri Bakanlığı verilerini 2018 yılında yayınladığında başka bir tablodan bahsediyordu. Bakanlık “artış gösterdi” derken, kadın örgütlerinin özellikle kadınların şikayetlerini bir türlü dikkate almayan jandarma ve polis personelinin eğitiminden bahsetmesiyle 2019 Mart ayında yayınlanan rapor ile durumun iyileştiğine ikna edilmek istendik.

Fransa’da 2017 yılında 109 kadının hayatını kaybetmesinin yanı sıra 98 binin üzerinde kadın şiddet gördüğünü devlet ne ile açıklayabiliyordu? Bu kadınların büyük çoğunluğu birlikte olduğu erkek tarafından şiddete maruz kalmıştı. Ağırlıklı olarak fiziksel şiddet gören kadınlar aynı zamanda ölüm tehdidi ve tacize de uğradı. Ülkedeki bağımsız olan araştırma kurumlarının ortaya koyduğu veriler bu nedenle görülmez oluyor. Düşünce merkezli Jean Jaures kurumu, kadın nüfusunun yüzde 12’sine denk gelen 8 milyon kadının hayatlarında en az bir kere tecavüze uğradığını ortaya çıkardı.

Fransa’da yaşayan kadınların yüzde 43’ünün istemedikleri halde ‘cinsel amaçlı temasa’ maruz kaldığını gösteren bu tablo içerisinde kadınların yüzde 58’inin rahatsız edici teklifler aldığını da belirtiyor. Fransızca yayımlanan ve 2 bin kadınla yapılan araştırma cinsel taciz ve şiddetin ülkedeki boyutlarını gözler önüne sermek için gerçekleştirildi. Bu tarz cinsel tacizlere uğradığını söyleyen kadınlar bunun birden fazla kez tekrar ettiğini de aktarıyor.

Bu nedenle geçtiğimiz yıl #BenDe kampanyası Fransa’da da yankı bulmuştu. Fransa’da kadınlar hem sosyal medyada hem sokaklarda ‘domuzunu ihbar et’ sloganıyla eylemler düzenledi. Gelinen aşamada Fransa’da tüm tepkilere rağmen yasaların varlığı şiddeti ve cinsel saldırıyı önlemiyor. Çünkü yasayı uygulaması gereken adli mercilere başvuru yapan kadınların neredeyse yüzde 85’ini dikkate almamış gözüküyor. Bu yılın ilk yarısında yaşamını yitiren 74 kadının yüzde 90’ı 3 ile 6 arasında değişen sayıda ilgili polisliklere başvurusu bulunuyor. En son yaşamını yitiren Leila’a polis başvurusunda; “Benim eşimin silahı var ve beni öldürmekle tehdit ediyor” diyor. Polis ise “Eşinizin silahı ruhsatlı. Her hangi bir ölüme ve yaralamaya sebebiyet vermeden eşinizin silahına el koyamayız.” cevabını verdiği Leila, söz konusu silah ile 4 Temmuz günü katledildi.

Devlet kimi koruyor derseniz, mağduru değil, mağduriyet yaratanı koruyor. Bu nedenle kadınların kendi öz savunmalarını geliştirip seslerini daha güçlü çıkarması gerekiyor!

Yazarın diğer yazıları