Katolik kadınların erke karşı mücadelesi…

Almanya’da 11-18 Mayıs tarihleri arasında Katolik kilisesine bağlı kadınlar bir haftalık bir greve gittiler. Maria 2.0 İnisiyatifi bünyesinde kadınlar, kiliselerde cinsel tacizlerin yaşandığına ve bu suçların yöneticiler tarafından örtbas edildiğine dikkat çekerek, bir hafta boyunca kiliselere ayak basmadı. Tabii bu grev aynı zamanda kiliselerdeki erkek egemenliğine karşı da dikkat çekmek amacını taşıyordu.

Grevi başlatanlar bu aksiyonun sadece bir başlangıç olduğunu belirtiyor ve şimdilik hassas davranıyor.

***

Maria 2.0 İnisiyatifi özellikle kiliselerde cinsel istismar vakalarının ortaya çıkmasının ardından yöneticiler tarafından örtbas edilmesine karşı başlatılan bir oluşum.

Maria 2.0 İnisiyatifi’nin kurucularından Lisa Kötter bir sanatçı. Kadınları ağzı bantlı bir şekilde resmediyor. İnisiyatifi kurduklarından bu yana 90’ın üzerinde ağzı bantlı kadın resmetmiş. Zira o bandın Katolik kadınını yansıttığını düşünüyor. Çünkü kadınlar güçlerine rağmen sessiz ve susuyor. Maria 2.0 İnisiyatifi ise Ocak ayında kiliselerdeki cinsel istismarı konu alan “Das Schweigen der Hirten”(Çobanların Sessizliği) filmini izledikten sonra şekilleniyor Kötter’in kafasında. Cinsel tacizlere yönelik kilise yöneticilerinin sessizliği, bu ahlaksızlığı yapanların korunması, bu filmi izledikten sonra Kötter’in daha net karar almasını sağlamış ve bir şey yapma zorunluluğu hissetmiş.

Kötter Münster’de başlayan bu harekete birçok yerden de destek geldiğini belirtiyor.

***

Özellikle erkekler tarafından eleştirilen, aynı zamanda birçok kesim tarafından destek alan bu hareketin başlattığı grev oldukça ses getirdi.

Kiliselerdeki erkek egemenliğini de eleştiren hareket, kiliselerdeki görevlerde kadınlara daha fazla yer verilmesini istiyor. Bir haftalık yapılan ve bazı kentler de de devam ettirilen protestoların bundan sonra nasıl devam edeceği merak ediliyor…

Maria 2.0 İnisiyatifi tarafından başlatılan ve birçok kesim tarafından destek verilerek oluşturulan bu ağın devam ettirilmesi hedefleniyor. Köttner her ayın ikinci Pazar’ı nöbet eylemleri yapılmasını planladıklarını belirtiyor. Bu aksiyonun her kesime ulaşmada faydalı olacağına inanılıyor.

Yine diyalog grupları kurularak piskoposlarla görüşmeler yapılması hedefleniyor. Mayıs ayının sonunda toplanan imzalar ise Papa’ya bizzat kişisel olarak ulaştırılmak isteniyor. Zira kadın sorunu Papa için öncelikli bir sorun olmasa da temel kaygıların dünya barışı ve yaratılışın korunması olduğu biliniyor. Kötter’e göre; bu ancak ve ancak kadınların eşit hakları ile korunabilir ve Papa dünya çapındaki etkisini kullanarak erkeklere kadınların aynı onur ve haklara sahip olması gerektiği mesajını göndermeli.

***

Dünya çapında kadınlar seslerini daha cesur bir şekilde çıkarıyor. Tabuları yıkmayı düşünmenin bile tabu olarak görüldüğü inanç kurumlarında da aynı atmosferi görmek mümkün. Bu oldukça önemli bir gelişme, zira küçük hareketlenmelerde bile erkekler koltuklarının sallanacağını düşünüyor.

Geçtiğimiz aylar mesela; ABD’deki rahibelerin çatı kuruluşu Kadın Dindarlar Liderlik Konferansı, bir açıklama yaparak hem yaşanan cinsel istismarları kınamış, hem de kiliselerdeki erkek egemenliğine gönderme yapmışlardı: “Masada sadece rahipler varsa, sorun yalnızca onların gözünden görünecektir. Kadınlar ve dindar kadınların da bu konuda önerecekleri var. Kilisemizi seviyoruz. Dahil edilmeyi ve bu sorunları düzeltmeyi ve aşmayı istiyoruz.”

Yine Vatikan’ın L’Osservatore Romano gazetesinin aylık kadın dergisi Donne Chiesa Mondo’nun kadın çalışanları, yeni editörün kendilerinin özerkliklerini sınırlandırmaya çalıştığını ve doğrudan erkek kontrolüne soktuğunu gerekçe göstererek toplu istifa etmişti.

Bu anlamda, Almanya’da kadınlar tarafından başlatılan Maria 2.0 İnisiyatifi de önemli bir adım attı. Erkeklerin hakim olduğu alanlarda küçük bir kıvılcım bile deprem etkisi yaratabiliyor.

Yazarın diğer yazıları