Kayyumun panzehiri ortaklaşmış halk iradesidir

Kendisinin yeni bir Osmanlı sultanı olduğuna inandırılmış, sağa sola posta koyan, tehditler savuran, fakat günün sonunda ülkesini daha fazla savaş bataklığına sokan bir zat. Yine yerde sürünen ekonomisini hergün yeni bir silah yatırımı yaparak daha da felakete sürükleyen nev-zuhur padişah bırakalım dünya ve Ortadoğu siyasetinde rol oynamayı artık kendi partisini bile kontrol edemez duruma düşmüş bir sultan! Zaman zaman etrafındakilerin verdiği gazın etkisinden kurtulup içinde bulunduğu durumu idrak ettiğinde de sarıldığı can simidi, Kürtlere vurmak oluyor. Doğuda da istemem batıda da istemem. Kuzeyde de, güneyde de Kürtlerin bir hak kazanmasına izin vermem. Eğer hak isterlerse bomba olur yağarım başlarına, tank tüfek olup ateş kusarım.

Peki niye, Kürt anasını görse, Türk de anasını görse fena mı olur? Herkes rahatlasa, savaş uçaklarına verdiğin parayı yangın uçaklarına versen de ormanların yanmasa, mağazadan bisiklet alır gibi milyar dolarlık füzeler, savaş uçakları beğenip alacağına Türk, Kürt, Arap, Acem bütün emekçilerin maaşlarını iyileştirsen de insanlar evlerine ekmek götürse, herkesin yüzü gülse fena mı olur. Bak işte kirli savaş blokun çatırdamaya başladı, vezir-i azam’ın, eski suç ortakların seni terk etmeye başladı. Terk etmek bir yana seni, eski suçlarını ifşa etmekle tehdit etmeye başladı. Sen ne yaptın, durumu kurtarmak için gittin gene Kürtlere çattın, kargaların bile güleceği sebeplerle iradelerine kayyum atadın. Ama bu sefer sahiden baltayı taşa çaldın.

Sahiden bu sefer baltayı taşa çaldı nev-zuhur padişah. Ortağı Bahçeli-Perinçek-Ergenekon’dan başka kimseden destek göremiyor bu sandık gaspı oyununda. Herkes biliyor ki bu sebepler uyduruk sebepler, karar meşru değil. Eski oyun arkadaşları bile bu konuda padişahı eleştiriyor. MHP’nin doğurduğu milliyetçi İyi Parti bile tebrik edemiyor, HDP ile yan yana düşmemek için susmak ile yetiniyor. Kürt fobisini bir türlü yenemeyen, HDP ile yan yana gelmemek için kırk takla atan CHP bu sefer kayyum kararına karşı net tavır almak zorunda kalıyor. Çünkü seçilen belediyeleri, AKP döneminin yolsuzluklarının üstüne gittikçe, rant musluklarını kıstıkça iktidar adeta kuduruyor. “Uslu uslu otur, eski defterleri karıştırma, rantını yemeye bak” diyor. Ve tabi en önemli neden muhalefet partileri için, bu hükümet modeli içerisinde HDP olmadan bu iktidarı yenilgiye uğratmanın imkansız olduğunun anlaşılmış olması.

Peki ya HDP? HDP ne yapmalı? Bilinmeli ki halk bu sefer bu karara karşı çok öfkeli ve direnmekte çok kararlı. HDP bu süreci yönetmekte ciddi stratejik hatalar yapmazsa, hem Kürt muhalefeti hem de tüm Türkiye muhalefeti için doğru bir öncülük yaparsa kayyum kararı bu iktidar için sonun başlangıcı olacaktır. En önemlisi HDP sürekli yaptığı bir hatayı tekrar etmemeli, aldığı eylem kararlarını merkezi düzeyde almaktan vazgeçmeli, bütün il ve ilçe örgütlerinde sürekli olarak geniş katılımlı halk toplantıları ile öneriler almalı ve hayata geçirmelidir. Böylelikle hem her ilçenin, her kentin özgünlüğüne göre eylem biçimleri ortaya çıkacak, hem eylem biçimleri son derece zenginleşerek ve özgünleşerek iktidarın klasik eylem biçimlerine karşı aldığı önlemleri boşa çıkaracak hem de halkın katılımıyla alınmış olmasından dolayı eylemlerin daha güçlü sahiplenilmesi sağlanmış olacaktır. Merkezi kararların halktaki yansımasının zayıf olduğu onlarca örneği yaşadık.

Yazarın diğer yazıları