Kenan’ın çeyrek asır sonra gelen ölümü

Devrim mi onu öksüz bıraktı? O mu devrim sahnesini terk etti?

Cevaplanması zor sorular.

Belki de verebileceğim bir cevap var ama, bunu O’nun anısına zulada tutuyorum.

Kenan T. Dersimli. Aktuluk köyünden.

Yürekli bir adam olduğunu hemen teslim etmek istiyorum.

İstanbul’da yaşadığı yıllarda, Ülkü Ocakları’na bağlı çeteler tarafından arandı; bulamadılar.

Gençlik yıllarını hapiste geçirdi. Daha sonra serbest bırakıldı.

İki veya üç yıllık aradan sonra, yeniden yakalandı.

Toplam 17 yıl hapis yattı.

2000’in başında Berlin’de tanıştık.

Kafasına isabet eden bir bomba parçası, kafatasında üç cm çapında bir boşluk oluşturmuştu.

Doktorlar, o boşluğa isabet edecek bir pinpon topunun ölümcül olabileceğini tesbit ettiler. Ameliyatla, kalça kemiğinden alınan bir kemik parçasını kafatasına yamadılar.

Yalnızdı; uğruna yaşamını feda etmeye hazır olduğu idealleri vardı.

Doğduktan sonra, gördüğü, onsuz büyüten iki oğlunu eşi K. hanımı pek tanıyor olmadığını söylemişti.

Gelecekteki amaçları arasında, oğullarıyla ve eşiyle yaşamak da vardı.

Pedagoglar ve psikologların önermelerine rağmen, aile fertlerinin Berlin’e gelmesini sağlamak için, O‘nu destekledim.

Sonunda, devrim’e adadığı, hapis yattığı ve sürgünde olduğu yıllarda, yani 13-15 yıl boyunca görüşmediği oğullarıyla tanıştı; onlara babalık yapacaktı. Eşine de eş olacaktı.

Devrimci mücadelenin alfabesinde yanıtına az rastlanır bu iki görevi nasıl icra edeceğini bilemedi.

Onları çok seviyordu. Ama içini doldurmak istediği bu boşluğu doldurmak için harcadığı her çaba, sert reaksiyonlara yol açtı.

Çocuklar, on yıldan fazla tanımadıkları babalarına yaslanmak istiyorlardı. Kenan da onları kucaklamak istiyordu. Olmadı. Çocuklardan biri sınır dışı edildi. Diğeri hapis yattı.

Hapisten çıkan oğul, babasıyla yakından ilgilendi.

Daha önceki yıllarda, Kenan’ı iki kez hastaneye götürmüştüm. Birincisinde Menenjit’di. Koma’da kaldı. İnincisinde 2014 yılında, kalp ve ciğer yetersizliğinden dolayı, Yahudi Hastanesi’nde suni komaya aldılar. Yaşama geri döndü.

Oğlu 2019’un Şubat ayında fenalaşan babasını doktora götürdü.

Doktordan tesadüf eseri(!) Hitler’in ön ismini taşıyan Kızıl Wedding’in bir sokağında, yakinen 15 yıl yaşadıkları eve döndüler ve Kenan oğluna, biraz uzanmak istediğini söyledi. Uyudu…

Berlin’e sürgüne gelmeden önce, Gebze Cezavine yapılan askeri/polis saldırılarında, öldüğünü zannedip, meydanda bir yere bırakılmıştı. Orada mapus bulunan Doktor Y. nabzını yoklamış. Ölmediğini tesbit ettikten sonra, Kenan’ı politik bir tutuklu taşımış ve O’nu militarizme teslim etmeyen bir direnişle, yeniden yaşamla tanıştırmış.

Tesadüf bu ya; yıllar sonra Dr. Y. Berlin’deydi. O’nu ve Kenan’ı biraraya getirme çabam boşa gitmedi.

Daha sonra, Kenan’ın, ölüme ramak kala, kollarında taşıyan yol arkadaşıyla, Münih’te tanıştım.

Kendisini “gözü kara” ve biraz da devrimin fedailerinden bir olarak tanımlayan Kenan, çeyrek asırlık sürgün yaşamından sonra, biraz küskündü; başarılı olmasını istediği mirasa veda etmek mecburiyetinde kaldı.

Anası önünde eğilerek…

Yazarın diğer yazıları