Kerry’nin Cerablus açıklaması ne anlama geliyor?

Salı günü CNN’e konuşan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Suriye’nin kuzey sınırının yüzde 75’inin kapatıldığını ve “Kalan 98 kilometrelik kısmı Türklerle birlikte bir operasyona girerek kapatacağız” diye konuştu. Konuyla ilgili daha fazla ayrıntı vermeyen Kerry’nin bu sözleri Türkiye’de geniş yankı buldu. Bazı basın organları ABD ordusuyla ortak yürütülecek bir askeri operasyonun müjdesini verirken, ne Türk Cumhurbaşkanı ne de Türk Başbakanının henüz konuyla ilgili açıklama yapmamış olması dikkat çekici. 

Türkiye Cumhuriyeti-Suriye sınırındaki sözü edilen 98 kilometrelik koridor, Rojava kantonlarının kapsamadığı ve dolayısıyla IŞİD’in kontrolünde kalan son sınır bölgesi. Cerablus’un temizlenmesi durumunda IŞİD Türkiye üzerinden ne savaşçı ne lojistik ne silah ne de başka ihtiyaçlarını tedarik edebilir. Temel bir damarı, hatta ana damarı kesilmiş olacak. Cerablus IŞİD’den temizlenmeden ve çetelerin Türkiye sınırındaki güvenli limanı ortadan kaldırılmadan gündemdeki Musul ve Rakka operasyonlarının başarı şansı yoktur. 

Biliniyor, IŞİD’in Cerablus’u sağlam bir hinterland olarak kullanmasının vekilliğini de kefilliğini de hem bölgesel hem de uluslararası zeminlerde Türk devleti sağlıyordu. Daha birkaç gün önce Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fırat’ın batısına kimse geçemez, bu konuda çok kararlıyız” diye konuşup, Cerablus’u “kırmızı çizgi” olarak nitelendirdi. Ancak Suriye’deki vekalet savaşının biçimi de içeriği de çok hızlı bir biçimde değişiyor. Hem aktörlerin hem de faktörlerin sayısı giderek çoğalmaktadır. Rusya geçtiğimiz günlerde Rakka’da ilk defa bizzat IŞİD hedeflerini vururken, Paris saldırıları ile birlikte savaşın çok daha geniş bir alana yayıldığını görmek gerekir. 

Türkiye bu gelişmeler karşısında şantajcı pozisyonunda ısrar ettikçe IŞİD’le mücadele konusunda son aktörlük fırsatlarını da kaçırıp tümüyle faktör konumuna düşecektir. Ya uluslararası koalisyonla işbirliği yapıp IŞİD’le mücadelede yerini alacaktır ya da artık ateşkes, geçici hükümet ve seçimlerin gündeme getirildiği Suriye’deki blokaj politikasını sürdürüp aşılacaktır. ABD Dışişleri Bakanı’nın Cerablus’la ilgili sözlerini biraz da bu bu perspektiften okumak mümkün.

Şimdi açıklamanın kendisine dönecek olursak; konuyla ilgili herhangi bir detay bilginin verilmemesi ve AKP hükümetinin de açıklama yapmaması, henüz ortada bir operasyon hazırlığının olmadığını gösteriyor. Hatırlanırsa, ABD’nin 500 milyon dolarlık eğit-donat projesi geçtiğimiz ay başarısızlık üzerine sona erdirilmişti. ABD’nin Türkiye ile ortak geliştirdiği bu ‘ılımlı Suriyeli isyancıları eğitip IŞİD’e karşı savaştırma’ planı tutmadı. Tutsaydı, büyük ihtimalle ‘eğit-donat’ öncelikle Cerablus’ta uygulanmak istenecekti. 

Eğit-donat programı sona erdirildikten hemen sonra YPG’nin öncülük ettiği Suriye Demokratik Güçleri’ne 50 tonluk mühimmat gönderildi, 12 adet tank avcısı A-10 savaş uçağı ise İncirlik’e iniş yaptı. ABD ordusu ayrıca “PYD’nin kontrolü altında bulunan bölgeye” 50 özel operasyon gücünün gönderileceğini açıkladı. 

Kerry’nin Cerablus’la ilgili kısa açıklamasından sonra ABD basınında yapılan analiz ve yorumlarda ise Türkiye ile ortak operasyondan ziyade bu alanı bir tek Kürt güçlerin IŞİD’den temizleyebileceği vurgusu yapılıyor. Örneğin ABD’li gazeteci ve analist Webster Griffin Tarpley, “IŞİD’i ortadan kaldırmak için ABD Fırat’ın Batısı’nda Kürtlere hava desteği sağlamak zorunda” diye yazdı. Kanada merkezli Küresel Araştırma Merkezi Global Research’in yayınladığı analizde ise Türkiye ile ortak yürütülecek bir operasyonda IŞİD’in asla imha edilemeyeceği, tersine güçlendirileceği vurgulandı. 

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık da dünkü yazısında Demokratik Suriye Güçleri’nin kısa sürede IŞİD’i Cerablus’ta yenecek güce sahip olduğunu belirterek, “Türkiye engeli ortadan kalktığı an DAİŞ’in sonu gelmiş demektir. Uluslararası güçler DAİŞ’in yenilgiye uğratılmasını istiyorlarsa ilk önce Türkiye’yi bu mücadele önünde engel olmaktan çıkarmalı” vurgusunu yaptı. 

Bu arada dört gün önce Fırat Cerablus (Furat Jarablus) güçleri Suriye Demokratik Güçlerine katıldıklarını ilan etti. Gözden kaçmasın.

Yazarın diğer yazıları