Kim kazanacak?

Selim FERAT

24 Haziran’dan hiç beklenmedik bir sonuç, sandıktan AKP’nin sonunu getirecek rakamlar çıkabilir.

Bu da ikinci turda kazanabileceği iddia edilen, Erdoğan’ın sonu anlamına gelecektir.

Erdoğan, sadece kendisine kilitlenen bir sistem oluşturmuş bulunuyor.

Parlamento’nun ondan kopması, sistemin çöküşünü birlikte getirecektir.

Ancak Erdoğan’ın ikinci turda kazanabileceğini ileri süren anketçiler, mutlak bir doğruyu mu aktarıyorlar?

Bu da bilinmiyor.

Bilinen, toplumların ve bireylerin güncel yaşamlarını, geleceklerini karartan klimaya evet demeyecekleri.

Böyle olunca de, Kürdistan’da, yüzbinlerce asker ve polise rağmen halk, kaderini belirlemek için HDP’ye evet diyecek.

Parlamento’nun Kürdistan için kurtuluş olmadığını bilenler, seçimlerde kendi partilerine oy verdiler ve bu da Parlamento’nun çare olmadığını ispatlamak için, tarihi deneyimler kazandırdı.

AKP’nin Türkiye’de kaybetmesi, yerine sistemi devam ettirecek Milli İttifak’ın gelmesi durumunda, köklü değişim olmayacak.

Mevcut durumda Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu’daki sistemlere şimdilerde alternatif, halk temsilcisi tek aday Demirtaş ve onun dayandığı HDP’dir.

Kolonyal diktatör Erdoğan, kaybetmemek için, tüm mekanizmaları hala harekete geçirmedi.

Yıldırma tedbirleri alması, baskıları artırması durumunda, silahlar ters tepebilir ve AKP büyük bir farkla kaybedebilir.

Yüzde 45’in altında kalan bir AKP, jandarma zoruyla sonuçları tersyüz etme imkanından yoksun kalır.

Erdoğan’dan kurtulmak, Türkiye’deki gündemin ana temalarından biri oluyor.

Sistem devam etse de, sistemleştirilen kolonyal faşist bir yapının, seçimle sona erdirilmesi, Türkiye halkı için, önemli bir deneyim olacaktır.

Böyle olması durumunda, Cumhurbaşkanı olsa bile, Erdoğan’ın Türkiye’yi terketmekten başka seçeneği kalmayabilir.

Devamı var:

Türkiye’deki seçimler, daha da derinleşecek bir kriz dönemine denk geldi.

Erdoğan’ın, İngiliz Kraliyet ailesinin desteğinden yoksun bırakıldığı basına yansıtıldı.

Ancak, İngiltere yolculuğunun perde arkası hala aralanmadı.

Çözüm süreciyle ilgili İlknur Çelik açıklaması, AKP’den kopması muhtemel oylar için el freni fonksiyonu taşıyordu; nafile bir çıkıştı.

Erdoğan’ın İsrail karşıtı histerik çıkışları ve İsrail’in Erdoğan’ı Efrîn’i işgal etmekle suçlaması, tekrardan laçkalaşan bir sahne oyununa dönüşmüş bulunuyor.

Arap devletlerinin çoğunluğunun İsrail karşıtı diplomasiden feragat ettikleri bir süreçte, Erdoğan kendisi için kemençe çalan seyircisi olmayan izole bir sanatçı gibi duruyor.

İsrail karşıtı olmakla, Türkiye’deki müslüman halkı manipüle etmek istediği tezi, son günlerde Türkiye’de en çok konuşulan mevzulardan biri.

Dış dünyada izole, iç dünyadaki forsu granitten kayalara çarpması muhtemel bir Erdoğan’ın kazanacağını iddia eden cesur sesler yitiyor.

Bu adamı hazin bir son bekliyor!

Yazarın diğer yazıları