Kolonyal Faşizm’in yenemedikleri

Türler ürpertici ve o tarihe, yani Cizîr katliamıyla başlayan ve hala devam eden katl sürecine şahit olanların yaşama cesaretini kendime kılavuz seçiyorum.

Kıblesi devrime dönük insanların öğretisi, ateş çemberinde yaşamlarını feda edenler ve bu orada direnerek bize ulaşanların şifresine yüklü. 

Marx: „Şiddet tarihin ebesi’dir“ ifadesiyle, „ihtiyacımız olan yeni insandır“ arasındaki bağı, Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanları Mehmet Tunç ve Asya Yüksel’in, tüm zamanlar için Cizîr (Cizre) kentinin künyesine kazılan yaşam hikayelerinde arıyorum.

Kolonyal faşizmin yenemediği iki isim.

Faysal Sarıyıldız’ın geçen haftasonu Yeni Özgür Politika’da yayınlanan „Cizîr’in Egîd’i“ yazısını itinayla okuduğumda, 7 Şubat 2016 tarihinde Cizîr’deki bir „Vahşet Bodrumu“nda katledilen 60’lardan ikisi, Mehmet Tunç ve Asya Yüksel’i yenemeyen bir tarih kesidini de kavramaya çalıştım.

Biliyorum, o gün de, felaketin yaşandığı günlerden biriydi.

„Ya birlikte çıkarız ya birlikte ölürüz“ cümlesinin devamını bulmaya çalışıyorum.

Sarıyıldız’ın aktarımında, Mehmet Tunç’un, kan kaybından şuurunu yitiren bir kız çocuğuyla ilgili: „…keşke ölseydim de bunları görmeseydim“ ifadesi var. 

Onlar’ın yenilmedikleri ve yenilmeyeceklerini aktaran satırları arıyorum. 

Sarıyıldız’ın yazısından bir hafta önceki Yeni Özgür Politika’da „Raqa’yı özgürleştirme hamlesi 60. gününde“ manşeti var.

Kürdistan’ı bir tüm olarak görün.

Türkiye’deki Kolonyal Faşizm, sadece Türk ordusunun işgali altındaki topraklarda hükmetmiyor.

Türkiye, 40’lardan sonra, güney ve güneybatı (Rojava)‘da fiili olarak hükmetti.

İran’la birlikte, Kürdistan politikasını müşterek oluşturmaya çalıştılar.

Son tarih diliminde Türkiye’nin Rojava politikası, Kürdistan’ın en zayıf halkasında kaybetmesi kaçınılmaz olan Türk kolonyal siyasetine histerik nöbetler yaşattı.

Ve, Cizre’de „Vahşet Bodrumları“nda son katliam serisini  başlatan Türkiye ve müttefikleri Raqa’da kaybettiler.

Ve Raqa’da bir bodrumda katledilen 60 kişiden Mehmet Tunç ve Asya’nın yenilmediklerini, „Raqa’yı özgürleştirme hamlesi 60. gününde“ mücadelesinin komutanlarından Piling Pirsûs beyan etti: „DAİŞ son kozlarını oynuyor… Tek çere Reqa’da teslim olmak, yoksa komple imha olacak“.  

Bir defasında, „ekmek pişiren kadınların arasında“, bir diğerinde de „sırtında bir yaralıyı güvenli bir yere taşırken“ yoldaşlarıyla karşılaşan Mehmet ve yoldaşı Asya, yeni bir yaşamın filizlendiği topraklarda, caydırıcılığı planlanan şiddetin hedefi oldular.

O şiddet ki „yeni bir topluma gebe olan her eski toplumun ebesi“ (Marx) oldu.   

Kürdistan’ın iki yakası, Cizre ile Raqa’yı bir araya getiren resim kareleri:

„İnsanları ölüme terketmem“ diyen Mehmet Tunç;

„Silahsız, savunmasız halkımızı esir alıp köle gibi kullanan bu zihniyete gereken hesabı soracağız“. (QSD komutanı Ömer Hewlêr-Raqa)

Cizre’de katleden AKP/Erdoğan; Raqa’da kaybeden DAİŞ; Türkiye‘deki Kolonyal Faşizmin şimdilerdeki gücü Erdoğan/AKP’nin kesinlikle kaybedeceğini, vahşet bodrumunda katledilen Asya’nın direniş mirasını devralan komutan Klara Raqa açıkladı: „Siviller‘in yaşamı için kendini feda eden bir savaşçı ordumuz var. Kazananı da elbette biz olacağız“…

Yazarın diğer yazıları