Komploya karşı özgürlük tutkusu ve başarı inancı

Son Kızılderili katliamında kan, çamur içindeki cenazeleri anlatan yaşlı bilge, orada başka bir şeyi daha gördüğünü söylemişti: Bir halkın düşlerinin öldüğünü!

Soykırım rejimine ne kadar vurgu yapılsa yerindedir, çünkü 15 Şubat komplosu bir soykırım yöntemi olarak uygulanmıştır. Özgürlük ruhunu, başarı umudunu yok etmek için 21 yıl boyunca yürütülen soykırım saldırılarının neredeyse tamamı komplo şeklinde geliştirilmiştir. Komplo, soykırımın en temel yöntemi olmuştur.

Gün geldi sonsuz bir Kürt-Türk savaşını çıkarmayı hedefledi, gün geldi tüm halk kazanımlarını yok etmeyi hedefledi. Bazen “diyalog” ve “siyasi çözüm” görüntüsü altında yürütüldü, bazen kimyasal silahlar eşliğinde vahşice…

Gün geldi Paris’in ortasında ya da Rojava’da, Kerkük’te, Mexmûr’da, Şengal’de, Süleymaniye’de kanlı yüzünü gösterdi.

Tüm zamanlarda komploya karşı direnildi. “Güneşimizi karartamazsınız” denilerek ateşten barikatlar örüldü. Milyonlarca halkın siyasi iradesini beyan etmesiyle, serhildanlarla, öz yönetim direnişleriyle ve her daim elbette yenilmez gerilla direnişiyle karşılandı.

22. yılına giren soykırım tecridi bu yıl içinde özgürlük tutkusu ve başarı inancıyla sonlandırılabilir. 2020 yılında bunu başaracağımıza dair inanç güçlüdür. Bugüne dek yürütülen mücadele komployu sürdürülemez hale getirmiştir. Şimdi onu tamamen yıkma ve tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırma zamanıdır. Buna inanan bir halk gerçekliğinin direnişi büyük olur.

Başarı inancı sayesinde tüm zamanların en büyük direnişi bu yıl gelişecektir. Bu yıl Önder APO’yla özgürlük temelinde buluşma inancı tüm özgürlük militanlarında ve halkımızda zirveye çıkmış durumdadır.

Soykırım ve faşist tecrit sistemini parçalayacak direniş halkın serhildanlarından toplumsal inşaya, sanat ve edebiyattan siyasi ve diplomatik hamlelere her alanda en ileri düzeyde gelişecektir. Soykırım rejimi askeri saldırılarını en üst düzeyde geliştirdiği halde özgürlük ruhu, tutkusu ve iradesi karşısında hiçbir sonuç elde edememiş, zerrece gerileme sağlayamamıştır. İşgal saldırılarıyla Kürdistan’ı elde tutmaya çalışmaları kendilerinin sonunu hızlandırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Özgürlük tutkusu ve başarı inancının nasıl bir şey olduğunu anlamayanlar Rojava halkının direnişine ve büyüttükleri umuda baksalar yeterlidir. Kaldı ki Kürdistan’ın her parçasında ve Avrupa başta olmak üzere yurt dışı alanlarında halkımız her gün ayaktadır. Özgürlük sağlanana dek kimse durmayacaktır.

Direniş ruhu ulusal birlik açısından da önemli gelişmeler sağlamıştır. Komplonun bir hedefi de ulusal birliği sonsuz dek yok etmektir. Buna karşı birliğe gelmeyenlerin komploya hizmet ettiğini açıkça haykırmak ve onları bu gafletli durumlardan çıkarmak durumundayız.

Tüm bunları göz önünde bulundurunca mücadele açısından bu yılın tek bir hedefinin olduğu ortaya çıkmaktadır: Önder APO özgürlüğüne kavuşturulmalıdır. Bunun için mücadele tarzımızı tüm komploya karşı mücadele yıllarının toplamı kadar geliştirmek, büyütmek, radikal hale getirmek zorundayız.

Önderliksiz, özgürlüksüz bir yaşama hayır diyenler, köleliğe karşı isyan etmek zorundadır. Bu yıl özgürlük için isyan yılıdır! Faşizmi yıkma ve özgürlüğü yaratma yılıdır.

Önder APO özgür koşullara kavuştuğunda sadece Kürdistan ve Türkiye’de değil tüm Ortadoğu’da ve dünyada halkların özgürlük bayramını kutlayacağız. Buna inanmayanların mücadelesi samimi olmadığı gibi sonuç alıcı da olamaz. İnananlar sonuç alıncaya dek durmayacaktır. İnandığımız için sonuç alacağız, başaracağız!

Özgürlük tutkusu ve başarı inancı komploya karşı yeni mücadele yılını zafer yılı haline getirebilir. Bugüne dek bunun için ödenen bedeller zaferin teminatı haline gelmiştir. Bu temelde Güneşimizi Karartamazsınız şehitleri şahsında komploya karşı canını siper eden tüm şehitlerimizi saygıyla anıyor, amaç ve hayallerini gerçekleştirme sözünü veriyoruz.

Yazarın diğer yazıları