Koronavirüs’ün yarattığı kâr alanları

SELMA AKKAYA

Fransa’da yetkililer, İngiltere’den kayak tatili yapmak için Fransız Alpleri’ne gelen biri çocuk beş kişide koronavirüs görüldüğünü açıkladı. Böylece Fransa’da  yeni tip koronavirüs vaka sayısı 11’e yükselirken, durum diğer ülkelerde de farklı değil. Fransız Sağlık Bakanı Agnes Buzyn, yaptığı açıklamada, Fransa’nın gözde kayak beldelerinden tatil merkezinde, Singapur’da bulunmuş bir kişiyle temasta bulunan 5 İngiltere vatandaşında virüs tespit edildiği duyurdu. Aralarında bir çocuğun da bulunduğu virüs kapan 5 İngiliz vatandaşının ‘stabil durumda’ olduğu ve durumlarının yakından takip edildiği belirtildi.

Söz konusu rakamların artımı ve virisün yayılma biçimi akla Ebola hastalığını TV ekranlarındaki panik görüntüleriyle tanıdığımız günleri hatırlatıyor.  O dönem bilim-kurgu filmlerde gördüğümüz sahnelerle eş değer biçimde hastanelere taşınan “şüpheliler”, Dünya Sağlık Örgütü’nün, eğer salgın sınırlanamazsa yüzbinlerce kişinin ölebileceği yolundaki uyarılar, ilaç konusundaki çalışmalar vb aynı senaryo sanki yeniden tekrarlanıyor. Öyleki aynı şekilde tüm ülkeler salgın için ne kadar masraf yapacaklarını bile çoktan hesapladı.

Hastalığın belirtileri, biçimi vb günlerdir tüm medyada gündeme geliyor ama kimse salgını yaratan nedenler üzerine konuşmuyor! Virüsün yapısından ve özelliklerinden, hastalığın bulaşma yollarından veya salgının yayılmasını engellemek için alınacak önlemlerden bahsetilirken neo-liberal kapitalist üretim ilişkilerinin bu hastalığın ortaya çıkmasındaki rolü, emperyalist sistemin hastalığın yayılmasındaki ve gerekli etkin tedbirlerin alınamamasındaki yeri gündem dışı bir konu.

Ebola, bir sağlık sorunu haline getirildi

Hastalığın dünya devi olmaya oynayan Çin’de başlaması elbette tesadüf değil. Zaten epeydir fazla nüfustan şikayetçiydi. İstediği sonuçları elde ettikten sonra -henüz üzerinde çalıştığını iddia etse bile- çoktan hazırladığı ilacı piyasaya sürecektir. Aynı şekilde ezeli rakibi ABD’de aynı hazırlığı yapmıştır. Daha fazla kar hırsı hastalığının ortaya çıkmasından yayılmasına, hastalığa karşı etkili önlemler alınamamasına kadar birçok temel neden olarak sayılabilir.

Örneğin Ebola hastalığı da benzer bir yol çizmişti. İlk kez 1976 yılında, Zaire olan Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde ortaya çıkıyor. Adını bölgedeki bir nehirden alan hastalık, bu dönemde birkaç salgına yol açtıktan sonra kayboluyor. Bölgede hastalığın bulaştığı kabilelerin “dış dünya” ile temasının çok sınırlı olması nedeniyle hastalık yayılmıyor. Uzmanlar, Ebola hastalığı üzerine yaptıkları araştırmalarda hastalığın 2 bin yıldır var olabileceğini gösterdiğini söylüyor. Peki neden 2 bin yıldır insanlarda hastalık yapmayan bu virüs, 1976 yılında görülmeye başladı! Uzmanlar tarafından bu virüsün 2 bin yıldır var olmasına rağmen bugüne kadar bir sağlık sorununa yol açmaması da, tamamen bu hastalığın ortaya çıkması için “yeterli” şartların oluşmamasına bağlanıyor. İşte kapitalist üretim, Ebola virüsünün insanlar için bir sağlık sorunu haline gelmesinin “yeterli şartlarını” oluşturdu diyebiliriz.

‘İnsan eliyle kışkırtılmış hastalıklar’

Ebola virüsünün kaynak konakları yarasalardır. Ebola virüsü yarasaların bedenlerinde, bu hayvanları hasta etmeden yaşar. Virüsün başka canlılara geçebilmesi, diğer canlıların bünyelerinde virüsü barındıran yarasa türleriyle yakın ilişki kurmasıyla mümkündür. Bu nedenle Ebola virüsü doğada, yalnızca bu virüsü taşıyan yarasa türleriyle temas kurma şansı olan bazı yabanıl hayvanlara geçebilmektedir. Yarasaların insanlarla teması olmadığı sürece sorun yok. Peki neden yayıldı, Afrikayı talan eden emperyalistler doğanın dengesini bozduğunda birçok canlıda olduğu gibi yarasaların da yaşam alanlarını değiştirdi. Azgınca bir kar güdüsüyle, sanayinin gereksindiği hammadde gereksinimini karşılayabilmek için doğayı acımasızca tahrip eden kapitalizm, bir yandan yarasalar ve yabanıl hayvanları yerlerinden ederken, diğer yandan ormancılık ve madencilik başta olmak üzere çeşitli etkinliklerle insanları yaban hayvanlarının doğal yaşam alanlarına taşıyarak, bu hayvanlarla yakın temas içine sokuyor. Konu üzerinde uzun süre çalışma yapan Prof. Şadi Yenen, Ebola hastalığını ve benzeri birçok hastalığı, “insan eliyle kışkırtılmış hastalıklar” olarak tanımlıyor. İşte bu insan eli tamda kapitalizmin eli oluyor.

Kısa süre içinde ilaç beklememek gerek

Bugün koronavirüs ile kapitalist üretim biçimi insanlığı yeniden benzer bir sürece soktu. Avrupa’da Çinli vatandaşlar, ağızlarında maskelerle dolaşıyor. İnsanlar toplu ulaşım araçlarında onları gördüğünde iniyor. Restaurant ve işyerleri tamamen iş yapamaz hale geldi.

Emperyalizm, kapitalizmin daha fazla kâr hırsı ile hastalıkları da küreselleştirdi. Küreselleşme ve küreselleşme dinamiklerinin yalnızca ekonomileri, devletleri ve kurumları değil, aynı zamanda da bireylerin yaşamlarını nasıl etkilediğine tanıklık ediyoruz. Küreselleşme ile ortaya çıkan ya da daha da derinleşen ekonomik uçurumlar da enfeksiyon hastalıkları üzerinde etkili olurken, Avrupa’da Çinli vatandaşlar toplumsal olarak karantinaya alınmış oldu. Koronavirüs tam da keskinleşmiş ABD, Çin ve diğer emperyalistler arasındaki pay savaşının kumarıdır. Risk almak kapitalizmin özünü içerir. Aslında tam da bu nedenle koronavirüs ilacını kısa sürede devreye girmesini beklemek yanıltıcı olur.

Kaynak : Çınarlı, İ. (2014).  Küreselleşme, Risk İletişimi ve Ebola.


Ölü sayısı 1017 oldu

Çin’de yeni tip koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 108 kişi yaşamını yitirdi. Ölü sayısının toplamda 1017’ye yükseldiği ülkede Pekin hükümeti, Hubei Sağlık Komisyonu başkanı ve önde gelen yöneticileri görevlerinden aldı.

Salgından etkilenenlerin sayısını 42 bin 638 olarak açıklayan Çin Ulusal Sağlık Komisyonu, yeni tip koronavirüs zatürresi (NCP) salgınının bulaştığı sanılan vaka sayısının 21 bin 675, müşahede altına alınanların sayısının ise 187 bin 728’e ulaştığını belirtti.

NCP bulaştığı teyit edilen vaka sayısı 7 bin 333’nün durumu ciddi olmak üzere 42 bin 638’e çıkarken, salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı biri Hong Kong’da olmak üzere 1017’ye ulaştı.

Çin anakarası dışında ise vaka sayısı Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nde 42’ye yükselirken, Makau Özel İdari Bölgesi’nde 10 oldu.

Yazarın diğer yazıları

    None Found