Kurban Bayramınız mübarek olsun – Hafız Ahmet TURHALLI

Kurban Bayramı günümüz dünyasında, yaklaşık iki milyar insan tarafından kutlanmaktadır. Geriye kalan insan nüfusunun büyük çoğunluğu da bu bayramdan haberdardır. Hz. İbrahim as’ın ise Kurban geleneğinin başlatıcısı olduğu söylenir. Kurban ise; ‘Bizlere karşılıksız nimet veren, Yaratıcının çalışarak emeğimizle elde ettiğimiz, artı değerlerden, karşılıksız olarak, ihtiyaç sahipleri ile paylaştığımız nimetlere verilen isimdir. Kurbandan anlamamız gereken ise sadece Allah için, paylaşmaktır.

İslam’daki kurban ibadeti ise Kuran ayetlerinden ziyade hadislere ve Resullulahın uygulamalarına dayanmaktadır. Kurban ibadetinin Vacip mi, Sünnet mi olduğu ise tartışmalıdır. Kurban kesmenin hükmü de Ulema tarafından tartışılan bir konu olmuştur. Bu müctehitlerden bir kesim, Kurban olarak kesilmeli ve et olarak dağıtılmalıdır. Bazıları ise Kurban bedeli olarak alınmalı ve et olarak değil, ihtiyaca göre tanzim edilmelidir. Bu farklı görüşler birer ihtilaf ve parçalanma olarak değilde, rahmet ve görüş zenginliği olarak ele alınmalıdır. Bunları dinin esas prensipleri olarak ele almak da yanıltıcı olacaktır. İslam’da düşünce farklılığı vardır ve bu devam ettirilmelidir. Fakat düşünceleri din olarak ele almak ve bunun taassubunu yapmak ise asla olmamamlıdır. Bu taassubu tarihimize yerleştirenler, İslamı iktidarlarının, hizmetine alarak, İslamı tanınmaz hale getirenlerdir. Bizim üzerinde önemle durmak istediğimiz ise kurban değil, Peygamberimiz Hz. Muhammed sav’in bu bayramdan önce, yani bayramın kutlanması için inşa ettiği toplumun yaşam perspektifidir. Neden bu perspektif, Müslüman toplumlarda hayat bulmadı? Bu perspektif nasıl ortadan kaldırıldı? Kimler ısrarla 1400 küsür yıl önce oluşturulan bu toplumsal perspektifi gözardı ederek, farklı bir algı oluşturdu?

Veda Hutbesi diye bilinen 14 asır önceki İnsan Hakları Beyannamesini dahi geride bırakacak bu belgeden bir kaç başlık:

Ey İnsanlar! Kanlarınız, canlarınız, yaşa­ma hakkınız, mallarınız, namuslarınız, haysiyet ve şerefleriniz, vücut bütünlü­ğünüz Rabbinizle buluşacağınız güne ka­dar bu ayınızda, bu beldenizde, bu günü­nüzün saygıya, korunmaya layık olduğu gi­bi, saygıya ve korunmaya layıktır, doku­nulmazdır

Sakın haksızlık yapmayın ve zulmetmeyin. Sakın baskı, zulüm ve işkenceye alet olmayın. Sakın zulme boyun eğmeyin. Haksızlığa rı­za göstermeyin.

Ashabım! Siz Rabbinizin huzuruna vara­caksınız, size işlediğiniz bilinçli amellerin hesabı sorulacak.

Ey İnsanlar! İnsanların mallarını eksik teslim etmeyin, değerlerini düşürmeyin, bedellerini eksik ödemeyin, mallarını kötülemeyin, haksız rekabet yap­mayın, aldatarak, hile yaparak, fırsat kollayarak, gasp ederek insanların haklarını zayi etmeyin, zayine sebep olmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmakta ve küfürde ileri git­meyin.

Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, bu emaneti sahibine versin. Size hediye verene hediye ile karşılık verin. Kefil borçlu gibidir. Borcun ödenmesi gerekir.

Soyunuzdan sopunuzdan medet umarak benim yanıma yaklaşmayın. İşlediğiniz bi­linçli amelleri vesile ederek yanıma gelin. Ben bütün insanlara da, size de aynı şey­leri söylüyorum.

Cahiliye döneminin faizli alışverişleri kaldırılmıştır. Yüce Allah, kaldırılan ilk fa­izin, Abbas b. Abdilmuttalib’inki olmasını emretmiştir. Ancak ana paralarınız sizindir. Ne siz haksızlık edebilirsiniz, ne de haksız­lığa uğratılacaksınız. Allah, faizli alışverişin yapılmayacağını icrası kesin hüküm haline getirdi. Kaldıracağım ilk faiz amcam Ab­bas b. Abdilmuttalib’in faizli alış verişlerindeki faizdir.

Ashabım! Şunu belirteyim ki, Cahiliye dönemindeki bütün kan, su ve mal dava­ları, kıyamet gününe kadar şu ayaklarımın altındadır.

Ey İnsanlar! Sizi uyarıyorum, herkes yal­nızca kendi işlediği suçtan sorumludur. Suçlu evlattan dolayı baba sorumlu tutula­maz, suçlu babadan dolayı evlat da sorum­lu tutulamaz.

Ey İnsanlar, yalan yere Allah’ın adını anarak yemin etmeyin.

Ey İnsanlar! Kadınlarınızın sizler üze­rinde hakları, sizin kadınlarınız üzerinde haklarınız vardır.

Ey İnsanlar! Sözlerimi iyi dinleyin, iyi muhakeme edin. Bütün ırklara mensup Müslümanların, Müslümanların kardeşi ol­duğunu bilin. Bütün müminler kardeştir. Kimseye, gönül rızası olmadıkça, kardeşi­nin malı helal değildir. Sakın haksızlık etmesin, hile yapmasın, haince davranma­sın.

Müslümanın kim olduğunu size anlata­yım mı? Müslümanların, dilinden ve elin­den zarar görmediği kişidir.

Müminin kim olduğunu size anlatayım mı? İnsanların mallarına ve canlarına za­rarı dokunmayacağından emin olduğu ki­şidir.

Muhacirin kim olduğunu size anlatayım mı? Kötülükleri ve günah işlemeyi terk eden kişidir.

Mücahidin kim olduğunu size söyleye­yim mi? Allah’a itaat yolunda nefsiyle mücadele eden kişidir.

Ey insanlar! Rabbiniz birdir, babanız bir­dir. İslam’da insanlar eşittir. Hepiniz Adem’in çocuklarısınız, Adem de toprak­tan yaratıldı. Allah katında en değerliniz, en çok Allah’a sığınanız, emirlerine yapışa­nınız, günahlardan arınanınız, azabından korunanızdır. Bir Arab’ın, Arap olmaya­na, bir başkasının Arab’a, bir Siyahın bir Kızılderiliye, bir Kızılderilinin bir Siyaha, takvanın dışında bir üstünlük sebebi yok­tur.

Ey İnsanlar! Dinde aşırılıktan sakının. Sizden öncekileri kesinlikle dinde aşırılık­ları helak etmiştir.

Kurban bayramını kutlamanın ancak bu ilkeleri topluma yerleştirmekle gerçek bir bayram olabileceği, bilinci ile hepinizin bayramını kutluyorum.

Yazarın diğer yazıları

    None Found