Kürt direnişi ürkütüyor

AZİZ OÐUR/HABER MERKEZİ 

Doğu Kürdistan Özgür ve Demokratik Toplum Kongresi (KODAR) Yürütme Konseyi Üyesi Ehwend Çiyako, İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri’nin 3 günlük Türkiye ziyaretinin Kürtlere karşı olası kapsamlı ve planlı bir saldırı konseptinin işareti olduğunu söyledi.

Telefonla sorularımızı yanıtlayan KODAR Yürütme Konseyi Üyesi Ehwend Çiyako “Genelkurmay Başkanlığı düzeyinde İran’dan Türkiye’ye bu süreçte böylesi bir ziyaretin gerçekleşmesi önemli. Siyasilerin görüşmeleri ve diplomasi sürekli devam ediyordu iki ülke arasında. Ancak en üst düzeyde askeri görüşmenin yapılması düşündürücü. İran’ın en üst düzeyde askeri yetkilisinin Türkiye’ye giderek uzun bir süre kalması, askeri yetkililerin yanı sıra Türk Cumhurbaşkanı ile görüşmesi Kürtlere karşı olası kapsamlı bir plan ve saldırı konsepti üzerinde birlikte çalıştıklarını gösteriyor. Bu ziyaret, bölgenin durumu, yaşadığımız süreç ve gelişmelerle ilgilidir. Kürdistan’ın 4 parçasındaki gelişmeler ve direniş, işgalci ülkeleri ürtüküyor aynı zamanda da yakınlaştırıyor. Ortadoğu’da yaşanan değişim süreci İran ve Türkiye’yi korkutuyor” dedi.  


Türkiye’nin politikaları Kürtler karşısında etkisizleşiyor 

Her iki ülkenin mevcut statüyü sürdürmekten yana olduğunu belirten Ehwend Çiyako, Ortadoğu’da ve Kürdistan’daki gelişmeleri de her iki ülkenin kendileri açısından bir tehdit olarak algıladıklarını ifade etti. 

Çiyako düşüncelerini devamla şu şekilde izah etti: “En başta Kürtleri tehlike olarak görüyorlar. Türkiye’nin Ortadoğu’ya ilişkin projesi, Kürtlerin geliştirdiği proje karşısında gün be gün etkisizleşiyor. Yine son gelişmeler İran’ın da gittikçe ablukaya alınacağını, elindeki imkanların tükeneceğini, yani müdahale ile karşı karşıya olduğunu gösteriyor. ABD’nin Suudi Arabistan üzerinden Sünni Blok ile yaptığı anlaşmayı, İran ve Türkiye kendilerine karşı bir adım olarak görüyor. Türkiye’nin bölge siyasetinden dışlanması olarak görünen bu anlaşma ve yeni ittifaklar, İran’a da müdahale zemini hazırlıyor. İran ve Türkiye’yi bir araya getiren önemli bir faktör ABD- Suudi Arabistan yakınlaşması ve farklı faktörler olsa da ilişkilerini belirleyen Kürtler ve Kürt direnişidir. Rojava, Kuzey Kürdistan, Doğu Kürdistan ve Güney Kürdistan’daki gelişmeler ve direniş bu iki ülkenin siyasetinin yakınlaşmasına neden oluyor.”

Özellikle de Kuzey Suriye’de Kürtlerin gün be gün elde ettiği kazanımların Türkiye’yi büyük oranda telaşlandırdığını vurgulayan Çiyako, iki ülke genelkurmay başkanlarının görüşmelerinde Suriye’de çelişkilerin bir tarafa konularak yakınlaşma yolunu arayacaklarını vurguladı. 

Çiyako “Kürtlerin Rojava ile birlikte diğer üç parçada da statü ve kazanım sahibi olacakları konusunda iki devlet de hemfikir. Türk devleti Kuzey Kürdistan’da gerilladan her gün darbe yiyor. Kuzey Kürdistan’daki mücadeleyi etkisizleştirmek için İran ile ortak konseptler geliştirmek istiyor” dedi.  

İran’ın da PJAK-KODAR’ı kendisi için en önemli muhalefet olarak gördüğünü belirten Ehwend Çiyako şunları söyledi: “2011’de oluşturdukları ortak konseptle saldırıya geçtiler ve bu saldırılar karşısında PJAK büyük bir direniş göstermişti. Mevcut görüşmelerin sonucunda 2011’deki gibi ortak bir saldırı konseptini hayata geçirmek istiyorlar. Türkiye, Kuzey ve Doğu Kürdistan ile arasına duvar örmeye başladı ve İran’ın bu konuda olurunu aldı. Kürtlerin gelişimi mücadelesi ve dayanışmalarının önünü alacağını düşündüklerinden her iki ülke de sınıra duvar örülmesi konusunda anlaşmış görünüyor. “

Referandum ile ilişkisi

Güney Kürdistan’da 25 Ekim’de yapılacak bağımsızlık referandumunun Türkiye siyasetinden bağımsız ele alınmayacağına da dikkat çeken Çiyako, AKP’nin bilgisi tarafından KDP’nin referandum kararını aldığını, Türkiye’nin bu kararı İran’a bir koz olarak kullandığını ifade etti.  

Çiyako son olarak şu ifadeyi dile getirdi: “Referandumu Türk devleti, İran’a karşı bir pazarlık kozu olarak kullanıyor. Basit bir şekilde ifade edecek olursam Türkiye, İran’a şöyle diyor ‘Irak’ta Kürtlerin bağımsızlık referandumundan rahatsız oluyorsan, ben de Suriye’deki Kürtlerin kazanımlarından rahatsızım. Bu konuda sessiz kalıyorsun. O zaman ikimizin rahatsızlığını gidermek için Güney Kürdistan ve Rojava’da ortak çalışalım ve Kürtleri engelleyelim.” 


Ortak payda Kürt düşmanlığı

İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri’nin Türk Genelkurmay Başkanı Hulisi Akar ile Ankara’da önceki gün başlattığı 3 günlük görüşmelere beklendiği gibi Kürt düşmanlığı damgasını vurdu. 

Alınan bilgilere göre görüşmede PKK’nin Medya Savunma Alanları’ndaki varlığı ve PJAK gerillalarına yönelik adımlar tartışıldı. Ayrıca Türkiye de Suriye’de PYD düşmanlığını yine gündeme getirdi. 

Her iki ülkenin Genelkurmay Başkanları yaptığı görüşmede, Güney Kürdistan Federe Yönetimi’nin 25 Eylül’de yapmayı planladığı bağımsızlık referandumu “ortak tehlike” olarak değerlendirildi. 

 

Referandum ortak tehdit!

Ankara’daki görüşmeleri haberleştiren Cumhuriyet gazetesi tarafların, hem Medya Savunma Alanları‘nda PKK’ye, hem de Rojava’da PYD, YPG/YPJ’ye yönelik ortak adımlar konusunu gündeme getirdiğini belirtti.

Görüşmelerin temel gündemlerden biri de Güney Kürdistan Federe Yönetimi’nin 25 Eylül’de yapacağı bağımsızlık referandumuydu. Cumhuriyet’in haberine göre her iki ülkenin genelkurmay başkanları referandumun ‘Irak’ın toprak bütünlüğünü’ olumsuz etkileyeceğini ileri sürerek, bundan dolayı referandumu ortak tehdit olarak değerlendirdi. 

Rojava’ya saldırı önemli gündem 

Öte yandan DİHABER’in verdiği habere göre görüşmenin önemli konularından birini de, Türkiye’nin Rojava’ya yönelik yapmayı amaçladığı saldırılar oluşturdu. 

DİHABER’e göre, Türkiye bu yönlü askeri hazırlıklarını ve yapmak istediği saldırının gerekçelerini paylaşırken, İran tarafının da Kürtlere karşı bir saldırıya karşı olmadığı ancak Suriye’deki dengelerden dolayı meseleye soğuk bakıyor.  Ajans’ın haberinde İran’ın Türkiye’yi daha çok Suriye yönetimi ile uzlaşmaya çektiği ve Türkiye’nin silahlı unsurlara verdiği destekten vazgeçmesini istediği bilgileri yer aldı. 

Görüşmelerin bir başka gündemini de Suriye’de İdlib’e yönelik ateşkes çalışmalarıydı. 

Suriye’de savaşın sonlandırılması adına yapılan Astana ve Cenevre görüşmeleri de iki ülke genelkurmay başkanının gündemindeydi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, geçtiğimiz günlerde Filipinler’de Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na görüşmelere PYD’nin de katılması gerektiğini belirtmiş, bu talep Türk devletinin oldukça zorlamıştı. 

Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’in  Katar’a yönelik ambargosu da Ankara’daki görüşmelerde ele alındı. 

Tel Afer operasyonu 

Irak ordusunun Tel Afer’in DAİŞ işgalinden kurtulması için çok yakın sürede başlatılacağı belirtilen operasyon da gündemdeydi. Alınan bilgilere göre Türkiye, Şii Haşdi Şabi milislerinin yürütülecek operasyonda yer alması karşısında duyduğu endişe dile getirdi, kendisine bağlı çete gruplarının bu operasyona katılmasını istedi. 


Diplomasi teammülleri alt üst

Özellikle İran’ın Rojava’ya yönelik saldırı konusunda ikna edilebilmesi için diplomatik teammüllerde eşine pek rastlanmayan bir durum ortaya çıktı. Haber yayına hazırlandığı sırada İran Genelkurmay Başkanı’nın Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ve Türk Milli Savunma Bakanı ile görüşmesi bekleniyordu. 

Çomani: Barzani  ‘ertelenecek’ dedi

Öte yandan Türk ve İran Genelkurmay Başkanları’nın basına kapalı toplantıda ana gündem maddelerinden olan Güney Kürdistan’daki referanduma ilişkin gazeteci Kemal Çomani önemli bir iddia ortaya attı. 

Güney Kürdistanlı gazeteci Kemal Çomani, geçen hafta İran’a giden Güney Kürdistan Federal Hükümeti Başbakanı Neçirvan Barzani’nin, Tahran hükümeti yetkilileriyle yaptığı görüşmede referandum konusunu görüşüldüğünü söyledi.  Çomani kişisel Twitter hesabında, İran yöneticilerinin bağımsızlık referandumunun ertelenmesi için Neçîrvan Barzani’ye baskı yaptığını, Barzani’nin de referandumun erteleneceğini söylediği belirtti.  


 HABER MERKEZİ

Yazarın diğer yazıları

    None Found