Kürt halkının Diriliş Bayramı

Kürt Halkı son iki haftadır soluk aldığı her coğrafyada Kürdistan İşçi Partisi’nin kuruluş yıldönümünü yani Diriliş Bayramını kutluyor. Kuşkusuz günümüzde dünya ölçeğinde önemli bir dinamik olarak öne çıkan Kürt Özgürlük Hareketinin tarihsel kökleri adım adım büyüyerek günümüze gelmiştir. Türkiye’deki Kürt gençliği hem dünya koşullarından etkilenerek hem de Kürt toplumunun içinde olduğu sosyo ekonomik ve toplumsal koşulların tahlilini yaparak 1970’li yıllarda ulusal kurtuluş için, mücadele etmenin arayışı içine girmiştir. Bunun sonucunda Kürt halkının sömürgecilik koşullarında parçalanıp yok edilmeye çalışılan kimliğinin ancak kararlı bir direnişle yeniden kendi ifadesine kavuşacağına inanmışlardır.

Bu hareketin çatısı altında Kürt toplumuna içselleştirilen ahlak, kültür, sanat, sosyalite ve politikadan tutalım yaşamın her zerresi sorgulanmış yeni bir etkilenim geliştirilmiş ve yeniden anlamlandırılmıştır. Zira bu hareketin gündemini ilk çıkışından itibaren sadece silahlı mücadele oluşturmamıştır. Aynı zamanda baş kaldırı, hak arayışı, özgürlük, örgütlenme, demokratik değerler, ahlaki normlar, politika, öz savunma, toplumsal cinsiyet, aile, kadın, özgürlük sorunu gibi toplumsal her sorun ilgilendirmiştir. Bu temeller üzerinden yaşam hakkının, ulusal kimliğin ve kültürünün tamamen reddedildiği bir ülke de legal yöntemlerle mücadele vermenin mümkün olmadığını ve bu yolların tıkalı olduğuna inanan Kürt gençleri Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile Kürt toplumunu yeniden diriltme mücadelesine giriştiklerini açıklamışlardır. Kuşkusuz her olay ve olgu içinde bulunduğu tarihsel toplumsal ve hatta mekansal koşullarca belirlenir. Bu tarihsel diyalektik işleyiş, Kürt Özgürlük Hareketi için de geçerlidir. Bu nedenle PKK’nin çıkışının Kürt halkı için dirilişle eşdeğer bir anlamı vardır.

Öncelikle; PKK’nin çıkış koşullarına baktığımızda; İnkar, imha ve asimilasyonun zirve yaptığı ve bunun da Kürt bireylerince içselleştirildiği bir gerçeklik söz konusudur. Kürt halkının tarihiyle olan bağları kopartılmış kendi gerçekliğine yabancılaştırılmış, tarih bilinci karartılmış, kendisi dışında bir şeye dönüştürülmüştür. Dolayısıyla bu duruma getirilmiş bir halkın tarihini açığa çıkarmak için hem dış egemen güçlerle hem de iç kölelik ve gericilikle mücadele esas alınmıştır.

İkinci olarak; bu hareketin yaratıcısı Kürt Halk Önderi Öcalan, daha ilk andan itibaren Kürt halkının varlık problemiyle ilgili olmuştur. Çünkü ortada varlık olarak kabul edilmeme durumu vardır. Kürt varlığı başka varlıklara karışıp senteze değil, bir yok oluşa sürüklenmiştir. Varolmak için kültürel, ekonomik, sosyal, siyasal ahlaki vb. her alanda toplumsal olarak karşı karşıya kalınan saldırılarla mücadele zorunluluk halini almıştır. Nitekim Özgürlük Hareketinin çıkışı aynı zamanda kendi köklerine bir yolculuk, onu açığa çıkarma ve koruma savaşı olmuştur.

Üçüncü olarak; Kürdistan İşçi Partisi çıkışından beri kendi öz gücüne dayanarak kendi tarzını yaratma gerçeğidir. Bu anlamda eğer tarz; örgütlenme ve pratikleşme ile ilgiliyse bu parti, doğuşundan itibaren bilinen kalıpların dışında bir örgüt ve mücadele tarzı oluşturmuş ve bunu kitleselleştirmeyi başarmıştır. Öyle ki onu kitselleştiren gerçeklik; ‘Ne yapmalı?’ ‘Nasıl Yaşamalı’ ‘Nasıl Mücadele Etmeli?’ sorularına verdiği güçlü yanıtta can bulmuştur.

Dördüncü olarak; bu partinin tarihi, toplumsal inşa kadar özgür kişilikler; özgürlük arayışçısı kadınlar ve erkekler yaratma, böylelikle özgür bir toplum ve özgür bir yaşam yaratma tarihi olmuştur. Bu bakımdan kadınlığa dair her şeyi çalınan, sömürgenin sömürgesi konumuyla katmerli bir köleliğe ve yokluğa mahkum edilmiş kadınların özgürlüğü sorununu başat olarak merkeze almıştır, bu alanda muazzam devrimsel gelişmeler yaratmıştır.

Sonuç olarak bir kez daha altını çizmekte fayda var; PKK Kürt halkı için sadece sömürgeciliğe karşı savaşan bir örgüt değildir, varlığı tamamen yok sayılan ve kanıksatılan bir halkın doğuş, diriliş ve direniş tarihi ve kendini yeniden yartma özelliği taşımaktadır. Bu yönüyle Öcalan Kürt halkının mevcut durumunu, etrafındaki dünyadan, o dünyanın ilişki ve çelişkilerinden egemen ideolojilerinden ve politikalarından kopararak ele almadığı gibi Kürt halkının kendine özgü diyalektiğinde ve farklılıklarından kopararak ele almamıştır. İşte bu nedenlerle rahatlıkla diyebiliriz ki; 27 Kasım, Kürt Halkının Diriliş Bayramıdır, Özgürlük serüveninin başlangıcıdır! 27 Kasım; bir halkın kendini yaratma yolculuğunun miladıdır!

Yazarın diğer yazıları