Kürt Müslümanların parçalanmışlığı

Kürt milletinin diğer inanç guruplarındaki parçalanmışlığından daha ziyade, İslam inancına mensup kişiler, cemaat ve cemiyetler parçalanmış ve dağılmış durumdalar. Bu vaziyet Kürt milletinin toplumsal yaşamı ile bağlantılı olduğu gibi, son yüzyıllar da Kürdistan-ı sömüren İktidar erklerinin bu alana kapsamlı müdahalesi ile ivme kazanmıştır. Kürt milleti Aşiret ve kabile biçimindeki özgür yaşam seçeneklerinden dolayı, Millet biçiminde birlik kurmayı, diğer milletlere göre başaramamıştır. Bu durum Kürt Ulemasının, Müslüman Cemaatlerinin, Tarikatlarının çoğunluğu için günümüzde-de geçerlidir. Kürt İslami toplumsal örgütlenmeleri, coğrafik yerleşme biçimleri, yaşam ve zihniyet biçimlenmesi de, büyük şehirleşmelerdeki toplu yaşam gibi değildir. Aksine doğal hayatın kırsalda kendilerine sunduğu yaşam esnek ve özgürce dir.

Mela Saidi Kurdin in, İstanbul şehrinde Abdul Hamid in Nazırına Cevabı bu tezimizi doğrulamaktadır:

‘Ben hür yaşamışım. Hürriyet-i mutlakan-ın meydanı olan Kürdistan dağlarında büyümüşüm. Bana hiddet fayda vermez, nafile yorulmayınız. Beni Nefy (sürgün) ediniz, Fizan olsun, Yemen olsun razıyım. Sizde pinedüzlükten ve yamacılık tan kurtulursunuz. Bende yüksekten düşmekle incinmekten kurtulurum.

 Kürt ve Kürdistan tarihi incelendiğinde bu durum açık bir biçimde ve ekseriyetle ortaya çıkmaktadır. Kendi köylerinde ilçelerinde ve şehirlerinde kurmuş oldukları medreselerinde de, farklı tedrisatlar uygulamışlardır. Bu uygulamalar İlmi açıdan önemlidir ve başarılıdır. Tartışmalı ve rey (görüş) sahibi olmaları onları ilmi alanda gelişim sahibi yapmıştır. Böylesi esnek ve tartışmalı tedrisat ile, hem kendi aralarında, hem de İslam alemi ve İslam tarihine de bir nazariye kazandırmış oldular. Bu İlmi zenginlik, siyasi ve ulusal anlamda Kürt milletine, belli ölçülerde katkı sağlamışsa da, siyasi ve örgütsel birliğini oluşturmada yetersiz kalmıştır. Bahsi edilen durumlar Kürt Müslümanlarına, farklı İslami bakış açıları ve zenginlik kazandırmış, diğer inançlar ve Milletlerle bir arada yaşamı da korumuştur. Diğer dini taraflara toleransı, hoşgörüyü de içeren bu İnanç ve Medrese tedrisatı, Milletimize fikri zenginlik kazandırmıştır. Bu mefkure bir diğer tarafı ile, Kürdistan ve Kürt milletinin düşmanları tarafından kullanılma zemini de oluşturmuştur. Devlet Şehre inen bu saf, temiz inancın ulemasını, Para ve iktidar gücünü kullanarak, cemaat, cemiyet, tarikatları zor ve entrikalarla yanına almayı başarmıştır. Yurtsever ve Millete dayanan dürüst kesimleri tasfiye eden, Sömürgeci zalimler, kendileri ile işbirliği içerisinde olanları destekleyerek, Kürt milletini zihnen ve inançsal olarak zehirlemeyi başarmışlardır. işbirlikçi çizgi Sünnilik adına Osmanlı ve şimdiki Türk, Arap devlet ve iktidarlarını esas almıştır/almaktadır. Şii çizgi ise Safav-i ve İran devletini esas almaktadır. Daha önceleri Kürdistan ın şehirlerinde serdest olan bu çizgi, şimdi ise en ücra köylere kadar girmiş bulunmaktadır. Şehirlerde iktidar İnancının tornasına giren bu temiz inanç, iktidarların aparatı haline gelmiştir/getirilmiştir. İktidar erklerinin muktedir olduğu alanlarda, bağımsız Kuran-i, Muhammed-i ilmi İslam a, iktidarlar tarafından müsamaha edilmemektedir. İktidarlar ise kendilerine göre Müslüman Kürtleri parçalara, hatta zerrelere bölerek hem iktidarlarını sürdürmek te, hem de dini, zihni ve lisani olarak asimilasyonu zirveye çıkarmaktalar. Müslüman Kürt din adına kendine düşman yapılmıştır.

Nurculuğun Kurucusu bir Kürt ve Kürdistan yurtseveridir. Bugün kendilerine nurcu diyenlerin kahır ekseriyeti Türkçülük ve devlet İnancının yılmaz savaşçıları durumundalar. Kırkıncı, Yeni Asya, Cemaat çi ve ekseriyetleri parçalara bölünmüş, Kuran-i ve doğru İslam ın, Kürt milletinin ve Kürdistan hakikatinin karşıtları halindedirler. Bugün TC de ve Çevrede adı geçen bütün Tarikatların hemen hepsinin kurucusu, Kürt Alim ve Şahsiyetlerdir. Menzildeki Şeyh Türkçe konuşmayı bilmez, ama Türkçüdür, Fatihteki İsmail ağa Cemiyetinin başı Mahmut efendi, bir Kürt Şeyhin elini tutarak tarikat kurma izni almıştır. Ama Kürt ve Kürdistan düşmanıdır. Tarikatlar Nurculuk ve benzeri yapılanmalar yeterli olmayacak ki, Milli nizam, Milli Selamet, Refah ve şimdide Saadet partisinin eli ile TC devleti siyasal İslam-ı Kürdistan-a ihraç etmiştir. Bu Siyasal İslam-ın kuluçkasından, MTTB ve Akıncılar olarak bilinen devletin siyasal İslamcılarından da, nur topu gibi Hizbul-kontra lideri Velioğlu doğmuştur.

İktidarların eli ile Kürt Müslümanlar paramparça edilmişlerdir. Kuran-i Muhammedi ve İlmi İslam-ı bilmediği yada inanmadığı için, Kürde hakiki İslam-a ve Kürdistan-a düşmandır. Kürdistan yakılır yıkılır sesi çıkmaz, hatta oda zalimlerle işbirliği yaparak yıkmaya ve yakmaya ortak olur. Filistin, Bosna hersek, Yemen için Amed de, Bingöl de, Adıyaman ve Urfa-da miting düzenler. Kendine yapılanı görmez, devletin eli ile dışarıdakini savunmayı cihat bellemiştir. İşbirlikçi Kürt Müslümanın inandığı İslam, Afganistanlıya, Bosnalıya, Filistinliye ve Yemenliye özgürlüğü cihat sayarken, Kürde ve Kürdistan-a özgürlüğü haram etmektedir. Kürt Müslümanları ancak özgür Kuran-i, Muhammed-i ve İlmi İslam a inanmakla, birliklerini oluşturabilirler. İslamı, Kürt milletini ve Kürdistanı bu azaptan kurtarabilirler. Müslüman kardeşim dedikleri insanlar için, istedikleri hakları kendileri için istediklerinde, hem gerçek Müslüman olurlar, hem de izzet sahibi insanlar olarak, dünya insanlığı içerisinde yer alırlar.

Muhammed-i İslam:

Sizden biri, kendisi için sevdiğini (istediğini arzu ettiğini) din kardeşi için sevmedikçe iman etmiş olamaz. Gelin hep birlikte İzzet sahibi Müslümanlar olalım.

Yazarın diğer yazıları