Kürt zaferi

Uzun süredir söz konusu iki kelimeden oluşan anlamlı ve değerli başlığı atabilmek için sabırsızlıkla bekliyorduk. Nihayet tüm Kürtlere ve demokratik güçlere böyle büyük bir bayramı yaşatan tarihi sonuca ulaşmak mümkün oldu. Her şeyden önce, yaşamlarını katık ederek bize bu büyük bayramı yaşatan Kobanê direnişinin kahraman şehitlerini saygıyla anıyoruz. Yeni özgür Kobanê’nin bu büyük kahramanların adıyla şekilleneceğini ve özgür Kobanê’de sürekli yaşayacaklarını ifade ediyoruz.

Yine IŞİD faşizmine karşı kahramanca savaşarak Kobanê’yi kurtaran ve özgürleştiren tüm YPG/YPJ komutan ve savaşçılarını selamlıyoruz ve başarılarından dolayı kutluyoruz. Gerçekten bu büyük kahramanlar da yaşayan şehitler konumundalar. Tam bir fedai çizgisinde savaştılar ve IŞİD faşizminin vahşi saldırılarına karşı göğüslerini siper ederek bu tarihi zaferi yarattılar. 21. yüzyılın ilk çeyreğinde özgür insanlığa bu büyük tarihi zaferi armağan ettiler. Dünya durdukça ve insanlık var oldukça bu tarihi kahramanlık ve zafer sürekli anılacaktır!

Bilindiği gibi, başlıktaki iki kelime öyle kolay kolay yan yana gelmiyor. Kürt ile zafer kelimelerini birleştirmek her zaman mümkün olmuyor. Kuşkusuz tarih boyunca Kürt savaşçılar da sayısız savaşa katılmış bulunuyor. Fakat bunların çoğunun başkalarının çıkarı için olduğu biliniyor. Bunun sonucu olacak ki, Kürt savaşçılara “Herkesin askerleri” deniyor. IŞİD faşizmine karşı Kobanê, Şengal, Hesekê ve Maxmûr-Kerkük cephelerinde kahramanca direnen YPG/YPJ ve HPG/YJA-Star gerillaları ise Kürdistan halkının varlığının ve özgürlüğünün, hakkın ve adaletin, tüm ezilenlerin ve demokrasinin savunucuları ve savaşçıları oluyor.

Kuşkusuz günümüzün bu fedai savaşçıları tarih içinde kendi aşiret ve kabilelerinin varlığını ve özgürlüğünü korumak için direnen Kürt savaşçılığının ve kahramanlığının temsilcileri oluyor. Rüstemê Zalların, Dewrêşê Evdîlerin, Alişêrlerin, Seyit Rızaların, Besêlerin günümüzde yeniden dirilmesini ve özgürlük ordusu haline gelmesini temsil ediyor. Kobanê zaferi, tarihin en büyük komutanlarından Selahattin Eyyubi’nin Kudüs zaferinin Kürtler ve Ortadoğu halkları için taşıdığı anlamdan daha büyüğünü taşıyor.

Kobanê zaferi diğer zaferlerin de yolunu açtı 

Kobanê zaferi, özgürlük gerillasının Kürdistan’ın ve Kürt halkının varlığını ve özgürlüğünü her koşulda savunabileceğini açıkça göstermiş bulunuyor. IŞİD faşizmine karşı Kürtlerin Kobanê’de kazandığı zafer, diğer savaş cephelerinde de Kürtlerin zafer kazanmasının yolunu açmış oluyor. Bu zafer, Kürt halkı kadar bölge halklarının ve özgür insanlığın da kazandığı bir zafer oluyor. Kürt gençliğinin ve kadınlarının cesaret ve fedakarlığının, özgürlük arayış ve tutkusunun, iddia ve iradesinin, azim ve ısrarının zaferi oluyor. Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğinde kazanılmış bir zafer olarak daha şimdiden tarihin sayfalarına kazınmış bulunuyor.

Kobanê zaferi kadar güç dengesizliği ortamında insan iradesi ve gücüyle kazanılmış bir zafer tarih içinde herhalde az bulunur. Dolayısıyla Kobanê’deki gerilla direnişi gerçek anlamda bir halk kahramanlığıdır. Kendileri dışında hiç kimsenin inanmadığı ve ihtimal vermediği, hatta AKP hükümeti gibi birçok çevrenin her an düşecek diye beklediği bir ortamda kazanılmıştır. Sözde destek verenlerin bile herhalde “Nasıl olsa başarı kazanmayacak, hiç olmazsa destek verir görünüp onları kendi safıma çekeyim” diye düşündüğü ve hesap ettiği bir ortamda gerçekleşmiştir. Belli ki Kürt halkının Kobanê zaferi üzerine daha çok tartışma yürütülecek ve söz söyleyip yazı yazılacaktır.

Peki hiç kimsenin ihtimal bile vermediği bir zaferi YPG/YPJ savaşçıları nasıl kazanmıştır? Aslında en çok sorulması ve üzerinde durulması gereken soru işte budur. Irak ve Suriye örneğinde görüldüğü gibi, devlet ordularının bile karşı duramadığı faşist IŞİD çetelerine böyle net bir yenilgiyi YPG/YPJ güçleri nasıl yaşatmıştır? Şengal örneğinde olduğu gibi, KDP pêşmergelerinin de hiçbir varlık gösteremediği ve kaçmaktan kurtulamadığı IŞİD çetelerini YPG/YPJ güçleri nasıl yenilgiye uğratmıştır? Dahası hava saldırısı desteği veren ABD ordusunun bile “Kobanê düşecek” demekten kendini alamadığı bir ortamda Kürt özgürlük gerillası bu zaferi nasıl elde etmiştir?

Kobanê zaferinin sırrı 

Şüphesiz başta Kürtler olmak üzere herkesin bu sorular üzerinde durması ve Kobanê zaferinin sırlarını açığa çıkarıp anlaması gerekiyor. Kuşkusuz bunun başında Kürdistan’ın ve Kürtlere dayatılan kültürel soykırım rejiminin gerçeğini doğru görmek ve anlamak geliyor. Son yüzyıldır Kürtlere dayatılan sistem öyle bir sistemdir ki, özgür ve örgütlü insanlığın bunu kabul etmesi mümkün değildir. Dolayısıyla Kürt toplumunun Birinci Dünya Savaşı sonunda ortaya çıkartılan sisteme dönük çok büyük bir öfke ve tepkiyle dolu olduğunu herkes bilmelidir.

Söz konusu bu öfke ve tepkiyi bilinç ve örgüt haline getirmeyi başaran bir Önderlik gelişiminin ortaya çıkmış olması bu durumun en önemli sırrı olmaktadır. Belli ki Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın rolü üzerinde duruyoruz. Kürtlere dayatılanın insanlık dışı bir hakaret sistemi olduğunu ve buna karşı özgür yaşama da kavuşulabileceğini öyle güçlü ve etkili bir biçimde göstermiştir ki, Kobanê zaferini yaratan gerillada var olan cesaret ve fedakarlığı, bilinç ve örgütlülüğü, bilinçli bir fedailiği ortaya çıkarmıştır. Gerillaya yenilmezlik gücünü verenin Önder Abdullah Öcalan’ın felsefesi ve ideolojisi olduğu tartışmasızdır. 

Kuşkusuz Kobanê’deki tarihi zafere bir anda ve kolayca gelinmemiştir. Bunun altında Önder Abdullah Öcalan’ın düşüncesi temelinde yaşanan kırk yıllık kahramanca mücadele ve çaba vardır. Kenan Evren cuntasına diz çöktüren ve namuslu herkesin gözünü yaşartan 1982 Büyük Zindan Direnişi vardır. Sırtını NATO’ya dayayan ve herkesi tehdit eden Türk ordusunu yenilgiye uğratmış bulunan otuz yıllık gerilla savaşı bulunmaktadır. Kısaca Kürtler Önder Abdullah Öcalan’ın düşünceleri ile kendilerini eğitmiş ve kırk yıllık özgürlük mücadelesinin ateşi içinde pişmiş durumdadır.

Dolayısıyla günümüz Kürtlüğünü artık herkes iyi tanımalıdır. Eski Kürde yaklaşıldığı gibi bugün de yaklaşmak isteyenler büyük hata yaparlar. Artık Kürtler eski Kürtler değildir. Bilinç ve örgütlenme alanında çok ileri bir düzey kazanmışlardır. Yeni özgür Kürtlük ortaya çıkmıştır. Dahası bütün bunlar kadın özgürlüğü temelinde olmuştur ki, Apocu Kürdün yenilmezliğinin en büyük sırlarından birisi budur. Faşist IŞİD çetelerinin yaşadığı askeri yenilginin birinci derecede yaratıcısı da Kürt kadın özgürlük gerillasıdır. YJA-Star ve YPJ gerillacılığı böyle tarihi bir düzey kazanmıştır.

Kürt halkını inkar eden siyasetin sonu 

Peki şimdi ne olacak ve neler gelişecektir? Kürdistan, Ortadoğu ve dünya açısından bu kadar öneme sahip Kobanê zaferi ardından neler yaşanacaktır? Daha doğrusu herkes açısından bu tarihi zafere doğru yaklaşım nasıl olmalıdır?  Elbette herkesten önce söz konusu sorular Kürtleri ilgilendirmektedir. Kobanê zaferinin yarattığı güçlü zemin Kürt özgürlüğü açısından doğru ve yeterli değerlendirilmek durumundadır. Kuşkusuz bunun başında da tüm Kürtlerin demokratik birliğini yaratmak gelir. Kobanê zaferi tüm Kürtleri birlik olmaya ve demokratik davranmaya zorlamaktadır. Özellikle Kürt Ulusal Kongresi’nin toplanmasını engelleyen KDP ve benzeri güçleri bu tutumlarını değiştirmeye yöneltmektedir. Kürt Ulusal Kongresi temelinde Kürtler arası ilişkileri demokratik birlik düzeyine getirmeyi ve bu temelde askeri ve diplomatik faaliyetleri birleştirmeyi gerektirmektedir. Bu temelde bir yandan mevcut savaş cephelerinde askeri zaferler kazanmaya çalışırken, diğer yandan Kürtlerin bölge halkları ve demokratik insanlıkla diplomatik ilişkilerini geliştirmek önem taşımaktadır.

Kobanê zaferi Kürtlerin önüne tarihi önemde görevler koyduğu gibi, bölge devletleri ve küresel sistemin önüne de büyük görevler koymaktadır. Çok açık ki, Kobanê zaferi ardından, IŞİD faşizmine karşı insanlığın bu biçimde savunulması ardından, artık hiç kimse şimdiye kadar olan Kürdü inkar ve imha siyasetini sürdüremez. Faşizm karşısında insanlığı savunan Kürdü insanlık yok sayamaz. O halde Kürdü inkar eden ve yok sayan zihniyet ve siyasetin artık sonu gelmiştir. Dolayısıyla bu zihniyet ve siyaset sahipleri gecikmeden kendilerini gözden geçirip zihniyet ve siyasetlerini değiştirmelidir. Eğer IŞİD karşısında Kobanê zaferini doğru buluyorlarsa, o zaman bu zaferin gereğini yerine getirmeli ve özgür Kürt iradesini tanımalıdır. 

Kobanê direnişi “1 Kasım Dünya Kobanê Günü”nü yaratarak, o zamana kadarki bütün siyasi ilişkileri altüst etmiş, yeni bir siyasal ilişki sistemi ortaya çıkarmıştır. Kobanê zaferi ise, bu durumun kalıcı ve geriye döndürülemez olduğunu kanıtlamıştır. Dolayısıyla herkesin Kobanê zaferi temelinde siyasal ilişkilerini yeniden düzenlemesi şarttır. Kobanê’deki Kürt zaferi kaçınılmaz bir biçimde herkesi buna zorlamaktadır. 

Yazarın diğer yazıları