Kürtlerin dağı olmak isteyen milyonlar var artık!

Türk devletinin Kuzey Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılar ile birlikte en çok tartışılanlardan birisi de, Suriye topraklarındaki başını ABD’nin çektiği birçok uluslararası gücün Kürtleri yalnız bırakması veya Kürtlere ihanet etmesi oldu.

Kürtlerin, dünyanın başına bela olan terör örgütü DAİŞ’e karşı verdiği mücadeleyi unutanlar bir anda Tür devletinin Kuzey Doğu Suriye’yi işgal etmesine yeşil ışık yaktı. İşgale karşı, devletler nezdinde bir tepki olsa da, bu tepkiler maalesef endişe duymaktan öteye gitmedi.

Ne uluslararası hukuku korumakla yükümlü olan kurumların ne de devletlerin utangaç tepkileri, Türk devletinin işgal saldırılarının önüne geçmede yeterli olmadı. Durum böyle olunca, işgalci konumunda olan güçte pervasızca Kürtlerin kazanımlarına dönük saldırılara devam etti. Bu saldırılardan dolayı yüzbinlerce insan yerini terk etmek zorunda kaldı, yüzlerce sivil katledildi. Ama bölgede yaşanan bu hukuk ihlalleri ve savaş suçlarının, bu defa üstü örtülemedi veya bunlara karşı sessiz kalınmak istenmedi.

Hem bölgede çalışma yürüten gazetecilerin anlık olarak geçtikleri haberler hem de sivil toplum kuruluşlarının sık sık aktardıkları ihlal raporları, gün geçtikçe uluslararası medyanın gündemine oturacak noktaya geldi. Bu konu dile getirildikçe, uluslararası alanda Kürtlerle dayanışma gün geçtikçe daha da büyüdü. Kobanê Direnişinde Kürtlerle sınırları aşan dayanışma ruhu, Türk devletinin saldırılarıyla birlikte daha da büyüdü.

Kürtlere ihanet edilmesini veya Kürtlerin işgalci güce karşı yalnız bırakılmasına tepki gösteren, dili, dini, kimliği farklı insanlar artık Kürtlerle birlikte dünyanın sokaklarında yürüyor. Hatta öyle ki, birçok merkezde içinde hiçbir Kürt’ün olmadığı etkinlikler ve eylemler düzenlenerek, işgale karşı tepkiler gösteriliyor.

Peki, Kürtler için günlerdir alanlarda olan bu insanlar kim? Her şeyden önce bu insanlar; içinde yaşadıkları kapitalist cendereden sıkılan ve dünyanın geleceğini Rojava’da inşa edilen sistemde görenler. Ulus devletlerin kendilerine çizdiği sınırları kabul etmeyip, sınırsız bir dünya isteyenler. Dünyanın en ücra noktasında yaşanan acıyı yüreklerinde hissetmeyi korumayı başaranlar. Dünya halkları için bedel veren Kürtleri, sahiplenmeyi ve korumayı kendilerine görev bilenler. Kendi devletlerinin iki yüzlülüğünü alanlarda haykırmak isteyenler…

Bu kesimler, bugün Avrupa’dan, Latin Amerika’ya kadar birçok kentte günlerdir ayaktalar.

Son dönemlerdeki eylemlerde farklı dillerde en çok duyulan birkaç slogan var: “Yaşasın Rojava Devrimi ve Direnişi”, “Rojava’yı savun” ve meşhur o slogan; “Terörist Erdoğan”. Birde eylemlere son dönemlerde taşınan o vazgeçilmez pankartı da unutmamak gerekir: Kürtlerin dağlarıyız.

Kalbi Rojava direnişinde atan milyonlarca insanın ortaklaştığı bir nokta var o da: Kürtlere ihaneti kabul etmeyiz! Evet, tam da öyle oldu, Kürtler batılı devletler nezdinde yalnızlığa terk edilmiş olsa da, bugün artık halklar nezdinde büyük bir sahiplenmeyi yaşıyor.

Bu sahiplenme ve tepkiler bugün Rojava’ya yönelik işgal saldırıları kapsamında olsa da bu birliktelik, korunur ve daha büyütülürse yarın farklı gelişmelerin önünü açmada büyük rol oynayacaktır.

Unutulmamalıdır ki, batılı devletlere her noktada karar aldırtan güç, içten gelen kamuoyu tepkisidir. Zaten öyle de oldu. Kamuoyu tepkileri büyüdükçe, işgale karşısında sadece endişe duymakla yetinenler bir adım daha öteye giderek, Türk devletine silah satışını durdurma noktasında birkaç somut attı.

Gerçek olan o ki; kentlerden yükselen tepkiler devam ettikçe, Kürt’ü kendi kaderine terk etmek isteyenler geri adım atmak zorunda kalacaktır. İşin özü, Kürtlere bir kez yine ihanet etmek isteyen batılı güçler, bugün Rojava’yı ve Rojava direnişini sahiplenen milyonların tepkisi ile karşı karşıya. Rojava Devrimi artık kendi sınırlarını aşmış ve dünya halklarına mal olmuş durumda. O devrimi savunmak sadece Kürtlerin değil de, kapitalist cendereden sıkılan herkesin görevi haline geldi.

Artık Kürtlerin dağı olan dili, dini, kimliği farklı milyonlarca insan var…

Yazarın diğer yazıları