Kuzey-Doğu Suriye ayakta

Türk devletinin işgal saldırısı planına karşı ayağa kalkan Kuzey-Doğu Suriye halkları, dün bir çok kentte protesto yürüyüşleri yaptı.

Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik saldırı hazırlıklarına karşı öfkeyle ayağa kalkan halk, işgale geçit vermeyeceklerini vurguladı.

Girê Spî’nin Alem Bulvarı’nda bir araya gelen binlerce kişi, DAİŞ çetesine karşı mücadelede şehit düşen savaşçıların fotoğraflarıyla Girê Spî’nin doğusundaki Mişêrfa Azo köyüne doğru yola çıktı. Köyde Türkiye sınırı karşısında zincir oluşturan kitle, işgal tehditlerini protesto etti. Halk, sınır hattında bulunan Nis Til köyü ile Minbeteh mahallesinde de eylem başlattı. Girê Spî halkı, Nis Til ve Mişêrfa Azo köyleri ile Minbeteh mahallesinde işgale karşı canlı kalkan eylemi için çadır kurdu.

Özgür bir yaşam için kurtardık

Qamişlo Kantonu’nun Tıl Hemis ilçesinde binlerce kişi, işgale karşı yürüdü. İlçe Meclisi önünden başlayan yürüyüşte halk, “Türkiye’nin Topraklarımızdaki Varlığına Hayır!”, “Terörist Erdoğan’a Hayır!” ve “Özgür Kadın İradesiyle İşgalciliği Yıkalım” yazılı pankartlar ile QSD ve Suriye Devrimci Gençlik Hareketi bayrakları taşıdı. “Suriye Halkları Birdir” ve “Erdoğan’ın Saldırılarına Hayır” sloganlarıyla devam eden yürüyüş, ilçe merkezindeki Şehitler Meydanı’na kadar devam etti. Burada Tıl Hemis ilçe halkı adına konuşma yapan Şehit Xalid’ın babası Mihemed Xilêwî, Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik devam eden tehditlerini kınadı; Tıl Hemis halkı, kanaat önderleri ve kurumları olarak Türkiye’nin tehditlerini kabul etmediklerini söyledi.

Xilêwî devamla şunları belirtti: “Bölge halkı olarak ne uluslararası hukuka ne de dünya güvenliğine karşı bir saldırıda bulunduk. Tek yaptığımız özgür ve onurlu bir yaşam için bu bölgeyi terörden kurtarmaktı. Bunu da Önder Öcalan’ın fikirleri ve felsefesi ışığında yaptık.”

Efrîn’de yaptıklarını gördük

Suriye’nin parçalanmasını kabul etmediklerini de sözlerine ekleyen Xilêwî, Türk devletinin Efrîn’de yaptıklarına da dikkat çekerek, “Türk devletinin Efrîn’de demografi değişiminden sivillere yönelik katliama, kaçırmalara, neler yaptığını gördük. Halkımız bunları iyi bilmeli ve Türkiye’ye karşı birlik olmalı” diye konuştu.

Tıl Hemis’teki aşiretler adına konuşma yapan Abdulxaliq Abdullah ise Türk devletinin işgal tehditlerini kınayarak, “Türkiye kara bir tarihe sahiptir. Terörün bu bölgelere geçmesini sağlamış, Suriye’yi harabeye çevirmiştir. Türkiye, halkın kendi iradesiyle yaşamasını istemediği gibi kendi çıkarlarını gerçekleştirmek istemektedir ve biz buna karşı duracağız” dedi.

Türk işgaline hayır

Dêrik kent merkezindeki Özgürlük Meydanı’nda bir araya gelen binlerce kişi Türk devletinin işgal tehditlerini protesto ederek yürüyüş düzenledi. Bölge halkının yanı sıra sivil kurum ve kuruluşların üyelerinin de katıldığı yürüyüşte “Türk İşgaline Hayır” ve “Yaşasın QSD Direnişi” sloganları atıldı. Özgürlük Meydanı’nda başlayan yürüyüş çarşı merkezi ve ana caddelerde devam etti. Yürüyüşte şehitlerin fotoğrafları taşındı.

Yürüyüşün ardından konuşma yapan Dêrik İlçe Meclisi Eşbaşkanı Sahêb Osman, şöyle devam etti: “Türk ve çetelerinin faşizmine hayır. DAİŞ’i bitirme uğruna binlerce şehit veren Kuzey ve Doğu Suriye halkları, Türk devletinin tehditlerine sessiz kalmayacak. Türk devletinin tarihi vahşetiyle bilinir. Kuzey ve Doğu Suriye halkları işgalcilere karşı birlik olmalıdır ve mücadelelerini büyütmelidir.”

Ardından konuşma yapan Suriye Kürt Demokratik Partisi Siyasi Komitesi Üyesi Şûkrî Hemo, “Kuzey-Doğu Suriye halkları büyük bir ruhla Türk işgaline karşı meydanlarda bekliyor” dedi.

Türk devleti işgaline karşı Kuzey-Doğu Suriye halkları ile kurum ve kuruluşlara çağrı yapan Şûkrî Hemo, “Kobanê’de kazandık. Bu savaşta da kazanacağız” ifadelerini kullandı.

Yürüyüş direniş ve birlik sloganları eşliğinde son buldu.

İnancımız ve gücümüz var

Girkê Legê’nin Şehit Xebat Meydanı’nda bir araya gelen binler, Türk devletinin işgal tehditlerine karşı yürüdü. Yürüyüşe, bölgedeki siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra Girkê Legê ve Til Koçer’den katılım oldu. İşgal karşıtı sloganların atıldığı yürüyüşte, şehit fotoğrafları ve üzerinde “Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik işgaline hayır” yazılı pankartlar taşındı. Şehit Xebat Meydanı’nda başlayan yürüyüş ilçe merkezine kadar devam etti. İlçe merkezinde açıklama yapan Kongreya Star Yöneticisi Meliha Ebdellah, “Türk devleti yıllardır Kürt halkını kırımdan geçirmek istiyor ve Kürt iradesini yok etmeye çalışıyor. Türkiye Suriye’deki çete gruplara da destek veriyor. Bizler her zaman demokratik ulus sistemini esas alıyoruz. Türkiye bugün bölgeye saldırmaya çalışıyor. İşgale karşı durmaya inancımız ve gücümüz var” dedi.

Daha sonra konuşan Girkê Legê İlçe Meclisi Eşbaşkanı Mihemed Cemil, şunları ifade etti: “Yıllardır direnen ve mücadele etmeye devam eden halkımız önümüzde tek bir yolun olduğunu biliyor. O da onurumuza, topraklarımıza sahip çıkmaktır. Tüm halklara çağrım birlik olsunlar ve mücadele etmeye hazır olsunlar.” Yürüyüş sloganlar eşliğinde sona erdi.

Til Koçer ilçesinde de yüzlerce kişi işgal tehditlerine karşı alanlardaydı. İlçe merkezinde başlayan yürüyüşte Türk devletinin işgal saldırılarına karşı sloganlar atıldı.

Türkiye’nin bölge güvenliğini bozmaya çalıştığını söyleyen Til Koçer İlçe Meclisi Eşbaşkanı Newaf Xidan, “Bizim irademiz Türkiye’nin işgalinden daha güçlüdür. Herkese yardım etmek ve kazanımlarımızı korumak için kurumlarımızı kurduk. Suriye hepimizindir. Bütün dünyaya topraklarımıza yönelik işgali kabul etmediğimizi ispatlayacağız” diye konuştu.Yürüyüş işgal karşıtı direniş sloganlarıyla sona erdi.

QAMIŞLO


Îmad Serêkaniyê: Halkımızı savunacağız

Serêkaniyê Askeri Meclisi komutanlarından Îmad Serêkaniyê, başka güçlere dayanmadıklarını belirterek, “Bölgemize bir saldırı olursa bölgemizi ve halkımızı savunuruz” dedi.

Serêkaniyê Askeri Meclisi komutanlarından İmad Serêkaniyê, Uluslararası Koalisyon güçlerinin Serêkaniyê ve Girê Spî’deki üslerinden çekilmesine ilişkin ANHA’nın sorularını yanıtladı. İmad Serêkaniyê, “Sırtımızı başka güçlere dayamıyoruz, sırtımızı kendi gücümüze ve halkımıza dayıyoruz. Uluslararası Koalisyon güçlerinin buradaki varlığı ya da yokluğu, toprağımızı ve halkımızı savunma irademizi etkilemez” dedi.

Îmad Serêkaniyê, Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik saldırı tehditlerine ilişkin olarak da “Tehditlerini ciddi buluyoruz. Bölgemize bir saldırı olursa, bölgemizi ve halkımızı savunuruz” diye konuştu.

Îmad Serêkaniyê, QSD Genel Komutanlığı’nın Türk devletinin bölgeye saldırması durumunda savaşın tüm sınır hattına yayılacağı yönündeki açıklamasını hatırlatarak, “Halkımızı bir kurşun hedef alırsa kendimizi savunacağız ve Suriye’nin kuzeyi ile Türkiye sınırında savaş başlayacak. Halkımızı ve toprağımızı savunma görevimizi yerine getireceğiz” dedi.


Berlin’den Ankara’ya: Sonuçları vahim olur

Alman hükümeti, Türkiye’ye tek taraflı bir askeri harekattan kaçınma çağrısı yaparken, “böyle bir operasyon gerilimi tırmandırır, istikrarsızlığı derinleştirir, insani bakımdan da sonuçları vahim olur” uyarısında bulundu.

Türkiye’nin işgal saldırısı hazırlıkları Alman hükümetinin olağan basın toplantısının gündemine damgasını vurdu. Merkel hükümetinin sözcü vekili Ulrike Demmer sorular üzerine, “Federal hükümet, Türk siyasetçilerin Kuzey Suriye’de tek taraflı bir askeri operasyon başlatılacağı yönünde yineledikleri açıklamaları çok ciddiye alıyor” açıklamasını yaptı. Henüz bu yönde Türk tarafınca atılmış somut adımlar olmadığını söyleyen Demmer, “Türkiye’nin tek taraflı bir askeri müdahalesi, Suriye’de gerilimin daha da tırmanmasına ve bu ülkedeki istikrarsızlığın daha derinleşmesine yol açacaktır. Ayrıca bunun, güvenlik politikaları ve insani bakımdan sonuçları vahim olur” diye konuştu.

Ulrike Demmmer, Türkiye’nin Suriye ile sınır bölgesindeki güvenlik ihtiyaçlarını anladıklarını, Türkiye’nin komşu ülke olarak Suriye topraklarındaki çatışmalar ve bunun sonucundaki mülteci akınından etkilendiğinin de bilincinde olduklarını vurgulamakla birlikte şunları kaydetti: “Ancak DAİŞ’e karşı kazanılmış başarı tehlikeye sokulmamalı. Bu başarı büyük ölçüde Suriyeli Kürtler tarafından Uluslararası Koalisyon’un desteği ile sağlanabildi. Şimdi gerekli olan, şiddetin son bulması ve istikrarı sağlayacak yaklaşımlardır.”

Bu arada Almanya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Steve Alter, geçen hafta Türkiye’yi ziyaret eden İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in temasları sırasında Türk hükümetinin ‘Güvenli Bölge’ planını gündeme getirdiğini açıklayarak, “Türk tarafı konuyu bakan ile görüşmede gündeme getirdi, bakan da Türk tarafına, federal hükümetin bu konu hakkında sorunları olduğu sinyalini verdi” diye konuştu.

İçişleri sözcüsü, Türk tarafının “askeri harekat hazırlığına” değil “Güvenli Bölge” planına ilişkin değerlendirmede bulunduğunu söylerken, Alman Dışişleri Bakanlığı’nın sözcü vekili Christofer Burger de “Türkiye’nin olası tek taraflı askeri harekatına ilişkin kaygımızı daha önce de dile getirdik. Hem basın toplantılarımızda hem de Türk tarafı ile görüşmelerimizde bu kaygımızın altını çizdik. Türk tarafı konuya ilişkin tutumumuzu biliyor” açıklamasını yaptı.

Yazarın diğer yazıları

    None Found