Kılıçdaroğlu baş FETÖ’cü Savcı Bharara yardımcısı

Humeyni “devrimi” sonrası İran’da, amansız bir tasfiye hareketi başlamıştı. Muhalefet, Humeyni’ye “biat” etmek zorunda kalmıştı. Ama bu “uzlaşma” gayreti çok trajik bir şekilde sonuçlanmıştı. O zamanlar Mollaların “adaleti” hakkında dinlediğim şu anekdot aklımda kaldı:

İdam tehdidi altında sorguya çekilen İranlı muhalife sorarlar: Humeyni hazretlerine biat ediyor musun? Zavallı canını kurtarmak için “ediyorum” der. Karar açıklanır:

“Eğer ‘biat ettim’ derken yalan söylediyse cehenneme gitmeyi hak etti; eğer doğru söylediyse cennete gitmeyi hak etti. O halde idamına karar verildi…”

Şu anda amansız bir tasfiye karşısında kalan Erdoğan’ın “sistem içi” muhalifleri bu “tecrübeden” ders almalıdırlar. İhbarcı olsalar da, itirafçı olsalar da, “döndüm” deseler de, “ben de aldatıldım, ahmak yerine kondum” deseler de, hiçbir şansları yoktur.

“Biat etmek” çare değildir. Direnmeyenin işi bitiktir.

Herkesi “FETÖ’cü” diye suçlamak mümkün hale gelmiştir. Bu suçlama mekanizması “büyük yalana” dayanıyor.

“Büyük yalan” şudur: Cemaatçiler müthiş gizlenmişler. Her yere sızmışlar…Hayır.

Cemaat AKP’nin iktidar ortağıydı.

Bu “büyük yalan” şimdi FETÖ’cü olsun olmasın bütün muhalefeti tasfiye etmek için akıl almaz bir işlev görüyor.

İsmi aklımda değil. Gazetecinin birini hapse atmışlar. Adam “AKP ve Cemaat” adlı kitabında Cemaatin işlerini ifşa etmiş. Ne deniyor? Humeyni İran’ındakine benzer bir şey deniyor: “Boş versenize, kendini gizlemek için Cemaate karşı kitap yazmış”…  Burada hukuk, adalet, vicdan her şey bitmiştir.

Kime saldıracaklarsa, “FETÖ’cü ya da ilişkili” diyerek lafa başlıyorlar. AKP Genel Başkan Yardımcısı Müezzinoğlu, “yakında PKK-FETÖ ilişkisi ortaya çıkacak” dedi. Bu laf siyasi soy kırımın sinyalidir.

Nazi almanyasında olduğu gibi, sıra PKK’de” diye yan gelip yatanlar, az sonra “tek başına kalan” Protestan papazın durumuna düşebilirler.

15 Temmuz “darbeciği” Reihctag kundaklamasının tıpkısıdır. Burada da Türk Reihctag’ı TBMM kundaklanmıştır. Cadı Avı başlamıştır:

Buyurun.

Gülerce denilen acayübül garayib eski FETÖ’cü şöyle yazmış: “Ruşen Çakır, Ahmet Hakan Coşkun ve Ertuğrul Özkök gibi adamlar aslında sinsi FETÖ’cü gibi davranıyor.”

Ahmet Kekeç ise daha ileri gitmiş:

“FETÖ’cülerin CHP’yi boşladıklarını söylemek için saf olmak lazım. CHP’de de var elbette bunlardan.”

 Kaç tane? Kekeç belli ki sayılarını bile biliyor:

“Hem de bol miktarda var.”

Vay canına…

Sayıyor:

“Rahatça her kılığa girebilen FETÖ militanları, CHP’li ve Kemalist kılığına girmekte de son derece mahir… Elan Kemal Bey’in çok yakınında bulunan ve “akademisyen” olduğunu söyleyen bir danışmanı FETÖ üyesi…”

İyi mi?

Devam ediyor:

“Mahmut Tanal diye biri var… Kemal Bey, bu Mahmut Tanal’ın faaliyetlerine baksın.”

Durmuyor, Engizisyon papazı gibi konuşuyor:

“Kemal Bey, Eren Erdem’in irtibatlarına da baksın.”

“Askeri liselerin yüzde 95’i FETÖ’cü” diyen bunları da der.

Kılıçdaroğlu dışında herkes tehlikede…

Siz öyle sanın.

Kekeç yazıyor:

“Kılıçdaroğlu, neredeyse son üç yılı, Fethullahçı çetenin temin ettiği ‘tape’ ve ‘ses kayıtları’nı tüketerek geçirdi.”

“Bir ara öyle kaptırdı ki, Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan gizli güvenlik toplantısında neler konuşulduğunu bile faş etti.”

Nasıl yaptı?

FETÖ toplantıyı dinledi ve “Kemal Bey’e o kayıtları ulaştırdı.”

Buyurun: Baş FETÖ’cü Kılıçdaroğlu..

Bu iş CHP’yle de kalmaz. Haberi okuyalım:

“FETÖ iddianamesinde ‘17 Aralık’ta örgütün başarısız olmasının ardından, bu başarısız girişimin ABD üzerinden yeniden canlandırılmaya çalışıldığı, örgüt mensupları tarafından yurt dışına çıkarılan bilgi ve belgelerin ABD’de iş birliğine giren Preet Bharara isimli savcıya teslim edildiği’ iddia edildi.”

“Büyük yalan” Bharara’yı da FETÖ’cü yapmıştır.

“Ordusunu” kaybeden CHP de, “Cemaatini” kaybeden AKP içi muhalefet de şu soruyla karşı karşıyadır:

“Sıranızı mı bekleyeceksiniz”, yoksa “Minbiç’in de gösterdiği gibi, hiç bir şeyini kaybetmeyen HDP’yle birlikte hem TBMM’de, hem de sokakta Büyük Yalan’a karşı Büyük Cephe mi kuracaksınız?”

Zaman daraldı. Her an FETÖ olabilirsiniz…

Yazarın diğer yazıları