Libya’ya Erdoğan seferi!

Erdoğan 2018- 2019 yıllarında Amerika, Rusya’dan icazet ve destek alarak, Efrîn, Girê Spî ve Serêkaniyê’ye onlarca uçak ve ağır silahlarla saldırıda bulunmuştu. Bu saldırılarda onbinlercesi para karşılığında mayın tarlası eşeklerine dönüştürülen, DAİŞ, El Nusra, SMO çete ve katillerini de karadan işgal için, Kürtlerin topraklarını kirletmeye ve talana yollamıştı. Bunlar Kürt milletine karşı olan kin ve nefretini tatmin etmeyecek olacak ki, birde beyaz fosfor ve kimyasal silahlar kullandırtmıştı. Birçok günahsız yaşlı, kadın ve çocuk barbarca katl edilmişti. Arazide (karada) şanlı ordusu ve çeteleri bir adım dahi atamazken, hava unsurları ile yıkım gerçekleştirerek bazı geçici mevziler elde etmeyi başarmışlardı.

Üç Kürt yerleşim alanlarını işgal eden bu korkaklar, dış mihraklar olmadan bir metre karelik bir alan, bile elde edemeyeceklerinin farkına vardıklarından Amerika ve Rusya’yala anlaşmaya vardılar. Dış mihrakların (NATO-Rusya) desteği ve teknik gücü olmadan, cesur ve kahraman Kürt milletinin çocukları karşısında, birgün bile duramayacaklardı.

Daha önce Kürtlere karşı en gözü kara olan DAİŞ’li evlatlarını denemiş, yürüttüğü vekalet savaşını büyük bir hezimet ve mağlubiyetle kaybetmişti. Vekalet savaşını kaybeden Erdoğan, direkt savaşa müdahil olarak, savaşlarını bütünü ile hava unsurlarına ve teknolojik üstünlükle sürdürebilmişti. Hava ve teknik üstünlük karşısında, savunmasız olan Kürtlere, bomba yağdıran Erdoğan ve avanesi, zafer sarhoşluğuna yakalanmış durumdadır. Frenleri boşalmış kamyon gibi, aç kalmış hırsız gibi ne yapacağını bilmeyen bir ruh halini yaşamaktadır. Bu sarhoşluk ona ve çetelerine, Afrika’daki Libya’yı feth edebilecekleri, vehmini vermiştir.

Yıllardır bütün dünyadan silah, diplomasi ve ekonomik destek alarak, mazlum Kürt’ü katleden, bundan dolayı kahramanlık havasına giren, tiran devlet ve yöneticileri, dünyayı feth ederiz evhamlarına kapılmış durumdalar. Dedeleri olarak gördükleri Osmanlıların işgal ve talan siyasetini canlandırmak için, Libya’ya sefere çıkmaya çalışmaktadırlar. Bunun için göstermelikte olsa sözde Meclislerinde tezkereler kabul etmekteler. Cumhuriyetin kurucu unsuru CHP Kürt düşmanlığını açıktan sürdürürken, Libya için tezkereye hayır demektedir. Oysa bu kızıl Kemalistler oy birliği ile Rojava ve Başûr tezkerelerinin geçmesi için çalışmışlardı. Milletimiz bu durumu asla unutmayacaktır/ unutmamalıdır. Müslüman Türkün ümmet, sol ve sosyalist Türkün ise enternasyonalizm yalan ve kandırmaları ile kendilerini aldatan Kürtler, samimi müslümanlar ve dürüst solcular, kendilerini aldatma fantazisinden vazgeçmeliler.

Libya için tezkere ve işgal girişimi, Libya’daki topluma yıkımın, acının dışında hiç bir şey götürmeyecektir. Bu savaşlar daha fazla din kardeşliği değil, din kardeşini öldürmeyi ve fitneyi yaygınlaştıracaktır. Kürt kardeşim dediğini, katledip öldürenler, şimdide büyük bir iştahla, Libya’dak müslüman kardeşini öldürecektir. Yöneticiliklerini yapmış oldukları Türk toplumu başta olmak üzere, müslümanlara ve insanlık ailesine hiç bir katkısı olmayan, katkı için yetenekleri ve projeleri de olmayan bu kan emiciler, her anlamda kayb edeceklerdir. Ne yazıktır ki Kürdistan’da yaptıkları gibi, arkalarında sadece yıkım ölüm ve acı bırakacaklardır. İşgal ve talan hayalleri ile Ömer El Muxtar’ın ve Muammer Kaddafi’nin ülkesini, dedelerinin toprağı olarak hayal etmiş ve ordaki zenginlikleri gasp edeceklerini planlamışlardır.

Erdoğan ve tiranları Libya planlarını gerçekleştiremeyecekleri gibi çok hazin bir sonuçla geri dönme fırsatını da kaçıracaklardır. Dedeleri olan Osmanlı sultanları da İslam alemini işgal ettiklerinde, bütün zenginliklerini ve mal varlıklarını gaspetmiş, Peygamberimiz Hz. Muhammed sav’ın özel eşyalarını çalarak İstanbul’a getirmişlerdi. Torunları da dedelerinin izini takip etmekte ve onlara yaraşır torunlar olmaya çalışmaktadırlar. Arap milleti başta olmak üzere, dürüst müslümanlar bu kurt maskeli, Türk İslam sentezci, sözde müslümanları bir kez daha yakından tanıma fırsatı elde edeceklerdir.

Yıllardır milletimize terörist diyen bu terör odaklarının, teröristlikleri bir kez daha tescillenmiş olacaktır. Kimbilir belkide tarih tekerrür edecek ve Ortadoğu’nun kadim milleti Kürtler, tarih sahnesinde yeniden rehber konumları ile yerlerini alacaklardır. Dıştalanmış zulüm görmüş Kürt milleti, yeniden Selhaddini Eyyubi misyonunu yüklenecektir. Başta İslam alemi olmak üzere yıllardır gözlere çekilmiş perdeler yırtılacak ve hakikat tecelli edecektir. Sunnetullah gereği, Orta Asya’dan gelip Ortadoğu’yu kan deryasına çevirenler, fitne ve fesat dışında bir iş yapmayanlar elbette yenileceklerdir. Saidî Kurdî’nin dediği gibi, Avrupa İslam’a hamiledir, yani adalete hamiledir, fakat bu doğum Kürdistan’la olacaktır.

İslam alemi ve Ortadoğu’daki Kürdistan doğumu, çok sancılı olmuştur, bu sancılar belki bir süre daha devam edecektir. Ömer El Muhatr’ın torunlarının kesecekleri göbek ile, nurtopu gibi bir Kürdistan doğacaktır. Saidî Kurdî’nin dediği gibi en sonda, gür seda (İslam’ın) yani adalet ve huzurun oluşacağı Kürdistan sedası olacaktır. Başta İslam alemi olmak üzere, herkes huzurlu ve refah seviyesi yüksek bir biçimde yaşama katılacaktır. Erdoğan ve Türk İslam sentezi, Libya seferi ile tepe takla esfelei-safiline yuvarlanacaklardır.

Yazarın diğer yazıları