Macron, barış elçiliğine soyundu!

Fransa Gündemi

Tour Eifel ışıkları sönmüş, yeniden restorasyona girmiş bulunuyor. Ortada bu kez bir yas durumu yok ve Fransa’ya her yıl milyonlar kazandıran Eifel’in ampülleri değiştirilecek. Tour Eifel’de yaşanan durgunluğun aksine Fransa siyaset arenası çok farklı alanlarda at koşturmak için çabasını sürdürüyor. Yazın boğucu ve sürekli değişkenlik gösteren havası arasında sürekli puan kaybeden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, önce Avrupa’nın göçmen sorununu Afrika ülkelerine oluşturulacak tampon bölgelerle çözmek için kolları sıvadı, şimdi de Ortadoğu’da barış elçiliğine soyundu. 

Emmanuel Macron iktidara geldiği günden bu yana hem Avrupa’da hem de Avrupa dışında rol oynamaya çalışıyor. Önce Lübnan’da çatışmalı gruplar arasında ara-buluculuk şimdi ise İsrail Filistin sorununa el atmaya soyunuyor. Hafta sonu Fransa’nın tüm büyük elçileri Macron’un huzuruna çıktı. Büyük elçilerle yapılan toplantının ardından Macron, Fransa’nın birinci önceliğinin terörle mücadele olduğunu ve devamında da Ortadoğu’da barış sürecini desteklemek için bölgeye bir gezi planladığını duyurdu. 

Söz konusu gezinin ilk adresi İsrail ve Filistin. Birleşmiş Milletler ile barış çabalarını sürdüreceklerini ifade eden Macron, Ortadoğu’da yarım yüzyıla damga vurmuş ve son dönemde dahada karmaşıklaşan Filistin ve İsrail sorununa dair çözüm önermesini gündeme getirdi. Macron’a göre İsrail ve Filistin’in her iki ülkenin başkenti Kudüs olacak şekilde uluslararası toplum tarafından kabul gören sınırlar içerisinde yaşaması gerekiyor. BM’nin de desteğiyle Macron önümüzdeki baharda önce İsrail ve Filistin devamında da Lübnan ve Ürdün’ü ziyaret edecek. 

1. Dünya Savaşı sonrası  Fransa ve İngiltere arasında gizlice imzalanan Sykes-Picot Antlaşması‘ndan günümüze Filistin sorunu dediğimizde hep bir Fransız oyunu işin içinde  bulundu. 2014’te Filistin’i devlet olarak tanıyan Fransa’nın bir taraftan Filistin’i savunan diğer taraftan İsrail ile  kurduğu derin bağlar tarihte hep var oldu. Macron’un bölgeye barış elçisi rolüne bürünme gayreti elbet görünenle sınırlı değil. Asıl amaç Ortadoğu’da kriz noktaları üzerinden yeniden etkinlik kurma çabasından öte bir durum değil. Rusya’ya ve ABD’nin önünü çektiği iki kamp arasında bölgede yeniden çizilmek istenen egemenlik haritası içerisinde son yıllarda giderek güç kaybeden Fransa liberal burjuvazisinin yeni umudu Macron aracılığıyla kendine yeni kalecikler oluşturma çabası önce Libya için başlatılan ara-buluculuk misyonunda şimdi de İsrail ve Filistin arasındaki çatışmaya müdahil olma misyonuyla görüyoruz. 

Macron’un bu çabasının Rusya ile derin bağlar kurmuş ABD yörüngesinden çıkmış İsrail için nasıl karşılanacağı ya da Filistin sorunu dediğimizde hep bir İngilizleri unutmamak gerektiği düşünüldüğünde bölge dengeleri içerisinde nasıl yer bulacağını belki de önümüzdeki günlerde daha net göreceğiz. Çünkü Filistin sorunu  Suriye ya da diğer bölgedeki çatışma noktalarından bağımsız düşünülemez. Diğer taraftan birçok güç odağı aynı amaçlarla bölgede etkinlik kurma çabasındayken, Macron’un Fransa için bir açık kapı yaratma olasılığı ise şimdilik pek mümkün gözükmüyor! 

Yazarın diğer yazıları