Maskesi düşmüş dünya  –   Karker MUNZUR

Direnişin ve devrimin başarısındaki gerçeklerinden biri de ona doğru önderlik edebilme özelliğidir. Bilindiği üzere Rojava 19 Temmuz Devrimi ile Ortadoğu’daki 3. Dünya savaşı yeni bir ivme kazanmıştı. Kapitalist modernite ve gerici güçler darbe alırken üçüncü yol devrimi Demokratik Modernite çizgisinde başarılı oldu. Rojava devrimi ile dünya ezilen halklarında yeni bir umut belirmiş, halklarda sevinç ve arayışlara cevap olmaya başlamıştı. Rojava devrimine katılmak isteyen, yerinde görerek deneyimlerinden faydalanmak isteyen enternasyoneller  mücadele mevzilerinde yerini alarak devrime katıldılar.

Dünyadaki devrim arayışlarına yeniden umut dalgası yaratan 19 Temmuz devrimi Kuzey Suriye demokratik federal sisteminin inşa süreci ile bölgede yaşayan halklar ve inançların bir arada yaşayabileceğini kanıtlarken, DAİŞ çetelerinin yenilgisi bağlı olduğu Türk devletinin maskesini düşürürdü ve durumu kabullenemeyen Kürt düşmanı işgalci Türk faşist devleti Efrîn’e saldırarak intikam için hamlesini başlatmış oldu. Daha önce kontrolünde olan DAİŞ ve El-Nusra devşirmesi çetelere kendi üniformalarını giydirerek dünyanın gözü önünde katliamlar yaptı ve geri kalan Kürtleri de talan, tecavüz ve işkencelerle soykırıma tabi tuttu.

Yerel seçimlerde tabanda gelişen demokrasi ittifakının başarısı AKP—MHP faşizmini sersemletince faşist şef Erdoğan’ın sarayına korku saldı. Olası bir demokrasi cephesi oluşumunun önüne geçmek ve Osmanlı sultanı olma hayalini yeni bir savaş cephesiyle faşist bloku genişleterek (CHP’yi de yanına alarak) savaş cephesi açtı. Kürtlerin ve ezilen halkların tüm kazanımlarına saldıran sömürgeci saldırganlık sivil insanları katlederek işe başladı. Gire Spî ve Serêkaniyê cephesinde QSD direnişi karşısında kırılan Türk ordusu hava saldırıları ile sivilleri bölgeden kaçırtarak, kaçmayanları katlederek veya kaçırarak bölgeye hakim olmaya çalışmakta.

İşte tam bu süreçte bölgede bulunan koalisyon ABD öncülüğünde hızla geri çekilerek Türk işgalciliğinin yanında tutum belirledi. Trump şarlatanın saçma sapan tweetleri eşliğinde Kürtler soykırıma tabi tutuyordu. İşgali çocuk kavgasına benzeten bu kişilik kapitalizmin açık yüzünü temsil ettiği attığı tweetlerden anlaşılıyor. Asker olarak karara uyan ABD askerlerinin bunun ihanet olduğunu ve utandıklarını belirtmeleri ve bazı askerlerin tavır olarak YPJ flaması takmaları da devrimin koalisyon askerlerini nasıl etkilediğini göstermektedir. Türk işgalciliğinin devşirme çetelerinin yanı sıra mülteci kamplarda kalanların vaatlerle savaş ve işgale dahil edildiği biliniyor. Sözde mülteci kamplarının paramiliter çete yetiştirme yurduna dönüştüğü işgal sırasında kamplardan çıkan silahlı çeteler ve askerlerden anlaşılıyor.

Tüm soykırım, katliam dünyanın gözü önünde olurken ateşkes ile işgal maddelerini dayatan Rusya ve Amerika’nın “DAİŞ’le ve El-Kaide ile mücadele ediyorum” sahtekarlığı Türkiye-DAİŞ’i memnun etme yarışı, maskelerini bir kez daha düşürmektedir. Efrîn’de Türkiye’ye suç ortaklığı yapan Rusya, sözde İdlib pazarlığını yürüttüğü Astana ve Soçi balonlarını Türkiye’nin eline tutuşturarak mutlu etmeye çalışıyor. DAİŞ’i yenen iradenin görmezden gelinmesinin bedeli ilerleyen süreçte daha iyi görülecektir.

Bu aşamada kapitalist moderniteden umut beklemek hayalperestlikten başka birşey kazandırmayacaktır 19 Temmuz devrim ruhu, direnişi ve APO’culuk kazandıracaktır. Komplodan 21 yıl sonra 9 Ekim’de başlayan işgal saldırısı bir kez daha komplonun bitmediğini ve güncelendiğini gözler önüne serdi. Önder Apo’dan koparılmak ve iradesizleştirilmek istenen Kürdistan halkı, kendisine yönelik saldırılara rağmen İmralı zindanlarında direnen Önderliğine ve ideolojisine bağlı kaldı.  Bunu bilen düşman Kürtlerin önderini tecritte tutarak sadece fiziki olarak halktan koparmaya çalışmıyor, ideolojik olarak da koparmaya çalışmakta. Önder Apo halklara güçlü bir ideoloji ve yaşam perspektifi sundu. Zaferi getirecek de bu direnişin kendisi olacaktır. Halklara özgürlüğü ve eşit yaşamı halkların ortak mücadelesi getirecektir.

ABD-Rusya ve AB silahları ile yapılan katliamlar ve sözde sahiplenme mesajlarının pratikte karşılığını bir nebze görmemiş Kürt halkı, hava sahasını dahi kapatmayan bu emperyalistlerin ateşkes ve dayatmalarına eyvallah demeyecektir. Beritan ruhu ile zafere kitlenen halk mücadelesi daha da yükselmelidir.

Önder Apo’nun sözleriyle belirtecek olursak; “Dünya senin karşında olsa sen sonuna kadar savaşını verirsen, başarırsın. Dünya senin yanında olsa sen kendi savaşını vermezsen kaybedersin.”

Yazarın diğer yazıları

    None Found