May’in gözyaşları

İngiltere Başbakanı Therasa May’in ağlarken çekilen fotoğrafı haftaya damgasını vurdu. Hemen hemen bütün gazetelerin manşetinde yer aldı. Theresa May 7 Haziran’da istifa ediyor. Son bir senedir May’in istifasının özellikle kendi partisi tarafından gittikçe daha çok istendiğini defalarca yazmıştım. Defalarca güvensizlik oylamasına tabi tutuldu. Her defasında güvensizlik oylamasını kazandı. Ancak kendi partisi içerisinde kendisine karşı olanların sayısı her geçen gün arttı. Sonuna kadar direndi. ‘Bir sonraki seçimlerde olmayacağım ama şimdi istifa etmem dedi’ ama sonunda pes etti. İşçi Partisi’nden destek alabileceğini düşündü o da olmadı. AB ile yaptığı Brexit anlaşmasının 3. kez meclisten geçmemesi üzerine istifa etti.

May, İngiltere’nin Margaret Thatcher’dan sonra ikinci kadın başbakanıydı. İstifa etmesiyle Muhafazakar Parti içerisinde liderlik yarışı başlıyor. Şimdilik 13 adaydan bahsediliyor. Ama öne çıkan 3 adaydan biri yine kadın. Eski meclis sözcüsü Andrea Leadson. Ancak, ‘bir daha kadın başbakan mı, tövbe!’ diyen İngilizlerle karşılaştım. May’in başarısızlığını kadın politikacı oluşuna bakmak nasıl da cinsiyetçi bir tutumdur. Bu yüzden Leadson’un sırf kadın olduğu için seçilme şansının düşük olduğuna inananlar var. Diğer iki aday ise Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt ve eski Dış İşleri Bakanı Boris Johnson. En güçlü adayın Boris Johnson olduğu düşünülüyor.

Anketlere göre yüzde 39 desteğe sahip siyasete atılır atılmaz lider olmak gibi bir hedefinin çok bariz olduğu Johnson’ın Trump’tan farklı bir politikacı değil. Büyük büyük babası bir Türk. Büyük büyük babası Ali Kemal bey Osmanlı döneminde vezirklik yapmış bir gazeteci ve siyasetçi. ‘Kurtuluş savaşı’ döneminde hain olduğu gerekçesiyle hunharca öldürüldü. Torunun torunu Boris Johnson ise gereksiz çıkışları ve ırkçı söylemleri ile biliniyor. Yakın bir zamanda da nereden olduğu belli olmayan finansal geliriyle gündem olmuştu. Özel şirketler için yakın zamanda yaptığı iki konuşmadan sadece 160 bin Sterlin kazandı. Times gazetesine yazdığı haftalık köşesi yazısı için gazeteden yılda 275 bin Sterlin alıyor.

May’in gitmesinin Brexit için bir çözüm olmadığını hep söyledim. Meclis içerisinde belirle bir çıkış ya da kalışa dair bir fikir birliği yok. Kimden gelirse gelsin vekillerin önlerine gelecek hiçbir anlaşma, çoğunluğu alamayacak gibi görünüyor. İngiltere’de yaşayan AB vatandaşları İngiltere’yi cezalandırmak için Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy kullanmadı. Bütçe kesintilerinden dolayı 70 bin hemşire açığının oluşması bekleniyor. Muhafazakar Parti’den herhangi birinin özellikle Boris Johnson’ın gelmesi ülkeyi daha iyi bir noktaya taşımayacak. Adayları hepsi May’den çok daha sert AB çıkışını destekliyorlar. Ülkenin ihtiyacı erken seçimlerin olması ve İşçi Partisi’nin başa geçmesidir. Ardından da ikinci referandum olmalı ve 3 yıldır bitmeyen Brexit meselesi kötü bir kabul olarak kalmalıdır. Ama ikinci bir referandumu desteklemediği sürece oyları bölündüğü için İşçi Partisi de birinci parti olamayacak. Güçlü aday olarak görülen Boris Johnson bir konuşmasında ise şunları söyledi: Anlaşmalı ya da anlaşmasız fark etmeksizin 31 Ekim’de AB’den çıkıyoruz. Boris, İngiltere için tam bir felaket olacak.

Yazarın diğer yazıları