Mecliste taciz krizi

Mecliste bazı vekillerin ve eski bakanların mecliste kadın vekillere cinsel tacizde bulunduğu basına sızdı, ancak bu politikacıların isimleri sır gibi gizleniyor. Kimlerin bu taciz iddialarına dahil edildiğinin açıklanmaması meselenin ciddiyetle ilgilenilmediği kaygısını yaratıyor. Tacizci siyasetçilerin isimlerinin kamuoyuna açıklanmaları durumunda bir sürü istifanın olması bekleniyor. 

Taciz skandalı İşçi Partili vekil Jared O’Mara’nın kadın karşıtı söylem ve davranışlarından dolayı görevden alınmasıyla patlak vermişti. O’Mara’nın homofobik ve kadın düşmanı ifadelerine dikkat edilmesine sebep veren olay da Amerikalı Yapımcı Harvey Weinstein’in cinsel taciz davalarının ve şikayetlerinin İngiltere’ye etkisi diyebiliriz. Weinstein meselesinin ardından ünlü ve sıradan insanlar, ‘Ben de’ (Me too) etiketi altında sosyal medyada bir kampanya başlamıştı. Dünyanın her yerinden her konumdan kadınlar başlarına gelen kötü deneyimleri paylaşmışlardı. İngiliz meclisinde de bazı vekiller ve meclis çalışanları bir whats app grubu oluşturup kendi aralarında başlarına gelen veya duydukları taciz meselesini tartışınca mesele kısa sürede hızla yayıldı. Öyle ki Başbakan Theresa May ve İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn vekillere ve çalışanlara tacizle ilgili şikayetlerini meclise bildirmelerini istemek zorunda kaldılar. 

Bahsi geçen siyasetçiler arasında hem Muhafazakar Partili hem de İşçi Partililer bulunuyor. Ama en çok suçlanan parti İşçi Partisi gibi görünüyor. İşçi Partisinden vekil Adrian Bailey kendi partisinde üst rütbeli bazı vekillerin kadın çalışanlara aşağılayıcı ve küçümseyici davrandığı şikayetinde bulundu ve partisinin kadınlara yönelik ayrımcı ve küçümseyici tutumları engellememekle suçladı. İşçi Partisinin ardından eleştiriler İngiliz soluna doğrultuldu. Solun taciz ve kadın düşmanlığıyla yeterince ilgilenmediği tartışmaları yükselmeye başladı bu sefer de. İşçi Partisi lideri Corbyn bu tarz kadın düşmanı ve taciz meselesine ilişkin sert tavrını korudu ve kadın erken eşitliğinin olmadığı işyerlerinde kadınların hep mağdur konuma konulduğunu ifade etti. Ancak bu açıklamalar kadını korumuyor.

Mecliste yönetmelikler, Kadın çalışanın erkek patronu tarafından ezilmesine sebebiyet verecek şekilde düzenlenmiş adeta. Örneğin vekiller kendi çalışanlarını bizzat işe alıyorlar. Haliyle kadın çalışanlar vekillerin sözlerinden hiç çıkamaz hale getiriliyorlar. Yine aynı şekilde bütün çalışanla, vekillerin çalıştığı sendikaya bağlılar. Yani kadın çalışan şikayet için sendikasına gitse yine patronuyla karşılaşabiliyor. Korkusundan gidemez ki. Yani sistem ast üst ilişkisini teşvike edecek şekilde işliyor. 

Daha önce de benzer taciz şikayetleri olmuştu ama üzerlerinin kapatılmıştı. Bu sefer ki öyle olmayacak gibi. Kadın vekiller ve özellikle kadın hakları savunucusu erkek vekiller bu konunun kapatılmasına izin vermeyecekler gibi görünüyor. Şimdi bütün İngiliz kadın vekiller ve bakanlar cinsel tacizi konuşuyor ve başlarına gelen deneyimleri anlatıyorlar. Seslerinin kesilmesine bu sefer izin vermeyecekler çünkü çoklar ve birlikteler. 

Yazarın diğer yazıları