Meclisten atılmamak için diren HDP, Meclise hapsolmamak için firar et CHP

Gazete Habertürk’ten Düzgün Karadaş’ın haberi özetle şöyle:

„CHP önümüzdeki yerel seçimler için anketler yaptıracakmış. Kendisine ait belediyelerden çok belediyesinin bulunmadığı illere yönelik çalışmalara hız vermiş. İstanbul’da aday çokmuş. Akif Hamzaçebi kolları sıvamış, hatta sahaya inmiş. Grup Başkanvekili Engin Altay, Gürsel Tekin, İlhan Kesici ve İl Başkanı Cemal Canpolat da paçaları sıvayanlardanmış.“  

„Ankara’da eski Ankaragücü Başkanı Cengiz Topel Yıldırım ile Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Şayar’ın da adı kulislerde geçiyormuş. Ama CHP 2019’da Ankara’dan çok umutluymuş, geçen seçimde kıl payı kaybeden eski „Bozkurt-Ülkücü-MHP’li Mansur Yavaş aday olabilirmiş.“„Bu arada bir de büyük sürpriz varmış: İstanbul için CHP dışından işadamı Ali Koç ile işkadını Ümit Boyner’in isimleri de dillendiriliyormuş…“

Haber aşağı yukarı böyle.

Bir kaç zamandır bu konuyu işleyen yazılar yazıyorum. Yazılarımda daha çok verilen demeçlerin satır aralarından durumu anlamaya çalışmıştım. Meğer „satır arasına“ filan lüzum yokmuş. CHP daha şimdiden seçmenini 2019 seçimlerine yönlendirmiş bile.

Nedir bu cevvaliyet? Bugüne kadar hiç bir seçime, bırakalım iki yıl önceden, neredeyse üç ay önceden hazırlanamayan CHP’deki bu heyecan, bu heves, bu azimkar aculluk da nereden çıktı böyle?

Faşist diktatörlük koşullarında, bırakalım seçimlere hazırlanmayı ve ortalığa adayları saçmayı, seçimin sözünü bile etmek demokrasiye ihanettir. Seçmende 2019 ile ilgili umut yaratacak her cümle, her sözcük ve her bir harf, faşist diktatörlüğü gizlemek, ülkede sanki serbest seçimlerin yapılabileceği bir ortam varmış gibi bir izlenim yaratmak, faşist diktatörlüğe verilebilecek en büyük destektir. „CHP faşist diktatörlüğü 2019 yılında belediyelerden, sonra TBMM’den, daha da sonra Saray’dan temizleyecek“ dedin miydi, faşist diktatörlüğün safına geçmek demektir.

7 Haziran’da AKP azınlıkta kaldı.

Sen bu seçim zaferini koruyamamışsın.

1 Kasım seçimlerini savaşı başlatarak, zorla kazandı.

Sen bu seçimin altında kalmışsın.

16 Nisan Referandumunda „mühürsüz oy torbası“ kafana geçirilmiş, tık nefes olmuşsun.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Diktatörün önünde iki büklüm olmuş, sen 2019’da „tikine duracuğum“ diye „horon tepeysun“.

Yüksek Seçim Kurulu’na „çete“ demişsin, çete yerli yerinde durmakta, çeteyle nasıl baş edeceğini bilmemektesin.

Bir vekilin mapusta; „führer“ genel başkanını „casuslukla“ suçlamış, ha tutuklandı, ha tutuklanacak.

Ne seçiminden söz etmektesin?

„Seçimi kazanacağız“ diyerek halka yalan söylüyorsun.

„Faşist diktatör iktidarı asla seçimle, sandıkla, oyla, parlamenter ve barışçı yolla vermeyecektir“ demedikçe, sen bir şarlatansın.

Namuslu, demokrat, gerçek yurtsever, o anlamda ulusalcı, dürüst Kemalist ve samimi laik CHP’liler!

Bu oyuna gelmeyin.

Fıratın Batısındaki son kale sizsiniz. Eğer CHP yönetimi önümüzdeki iki yılı TBMM’de „yan gelip yatarak“ ve kulislerde aday yarıştırıp, seçim hazırlığı adı altında faşist diktatörlüğe iki yıl boyunca diktatörlüğü yıkılmaz şekilde tahkim etme fırsatı verirse, bu kale de yıkılıp, harap olacak.

Son pişmanlık fayda etmeyecek.

CHP ile faşist rejimin bütün bağlarını ya şimdi koparacaksınız ya da iki yıl sonar bu rejimin zavallı bir „muhalif ortağı“ olarak „iki partili faşizme“ ekleneceksiniz.

Tehlike büyüktür.

OHAL kaldırılana, KHK’ler tüm sonuçlarıyla iptal edilene, referandum geçersiz sayılana, bütün siyasi tutsaklar serbest bırakalana, Suriye’de ve Kuzey Kürdistan’da savaş durdurulana kadar CHP’nin, hiç bir işlevi kalmayan TBMM’den çekilmesi dışında hiç bir „yürüyüş“, hiç bir „kurultay“, hiç bir „çalıştay“, hiç bir şu ya da bu „kampanya“ Erdoğan’ın „yürüyüşünü“ durduramaz.

„Seçime hazırlanmak“, bu rejimi meşru ilan etmekten başka anlama gelmez.

Faşizm HDP’yi TBMM’den atmak, CHP’yi ise faşizme meşruiyet kazandırsın diye TBMM’ye hapsetmek istiyor.

HDP TBMM’den atılmamak için eşi görülmedik bir cesaretle direniyor.

CHP neden hapsedildiği TBMM’den firar etmiyor?

Sorulacak soru budur.

Yazarın diğer yazıları