Merkel’in kararı sürpriz mi?

Hessen’deki seçimler Almanya’da seçime giren tüm politik partiler açısından önem arz ediyordu. Nitekim Almanya’nın en büyük eyaletlerinden Bayern, ardından Hessen seçimleri ülkedeki politik atmosferi netleştirdi.

Almanya’nın Hessen eyaletinde Pazar günü yapılan Eyalet Parlamentosu seçimlerinde CDU yüzde 27, SPD yüzde 19,8, Yeşiller Partisi yüzde 19,8, Sol Parti yüzde 6,3, aşırı sağcı AfD yüzde 13,1, FDP ise yüzde 7,5 oy aldı.

Hem Bavyera, hem de Hessen seçimlerinde CDU ve SPD büyük oranda oy kaybetti.

Koalisyon partilerinde yaşanan önemli oy kaybının ardından Merkel de yine önemli bir açıklama yaptı. Merkel düzenlediği basın toplantısında Aralık ayında yapılacak CDU Genel Kongresi’nde genel başkanlığa adaylığını koymayacağını söyledi. Bu süreç içerisinde başbakanlığını sürdürecek olan Merkel 2021 yılında ise başbakanlık görevini bırakarak siyaset sahnesinden çekilecek. Merkel’in öngördüğü planlama böyle, fakat dengelerin ne yönde değişeceği henüz belirsizliğini koruyor.

Merkel’in bu kararı sürpriz bir karar gibi görünse de, aslında hesap edilmiş politik bir manevra. Zira CDU’da oy kaybının nedeni 18 yıldan bu yana CDU lideri olan Merkel’e bağlanmışken, Merkel’in ısrarla aday olacağını söylemesi hem CDU tabanı açısından, hem de seçmen kitlesi açısından sorunlu bir yaklaşım olacaktı, ki Merkel’in şimdi bununla baş edecek koşulları yok.

Merkel başbakanlıkta 4. dönemini yaşıyor. Şunu da parantez içinde belirtelim: 3. döneminde de kulislerde Merkel’in görevi bırakacağı dedikoduları yapılırken, Merkel hem parti genel başkanlığına, hem de başbakanlığa aday olmuştu. Fakat Merkel açısından 4. dönem son dönemi olarak konuşuluyordu.

Eyaletlerde yapılan seçimlerin ardından CDU önemli bir oy kaybı yaşadı. Zira anketlerde de CDU’nun puanlarında düşme gözlemleniyor. Aralık ayında Hamburg’da yapılacak CDU kongresinde, CDU yeni bir liderle imaj tazelemeye gidecek. Merkel’in ise bu süre zarfında hem kendinden sonraki halefini yetiştireceği, hem de planladığı gibi başbakanlık görevini sürdüreceği konuşuluyor.

Spiegel dergisinin online sayfasında yayınladığı ankete göre kamuoyu tarafından en çok oy verilen CDU başkanı adayı Hıristiyan Birlik partilerinin Federal Meclis eski Grup Başkanı Friedrich Merz. Nitekim Merkel ile arası açık olan Merz adaylığını da duyurdu. İkinci en çok konuşulan isim ise Merkel’in de istediği CDU Genel Sekteri Annegret Kramp-Karrenbauer. CDU ağır oy kaybının ardından elbette kongreye bu hesaplarla gidecek.

Merkel Ortadoğu’da gelişen savaş koşulları ve mülteci sorunu ile birlikte dünya politikasında söz sahibi olmak için attığı adımlarla, iç politikada bir dengesizlik yarattı. Bunun karşısında sol hareketleri baskılarken, aşırı sağa zemin hazırladı.

Trump’ın ABD başkanı olması, Rusya’nın Ortadoğu’da önemli bir aktör haline gelmesi, Türkiye’nin stratejik konumu ve Almanya’nın yeni güvenlik politikaları, dolayısıyla iç politikada oluşan memnuniyetsizlik Merkel’e artık liderlikte savaşacak alan bırakmadı. Zira kamuoyu artık bir şeylerin değişmesini istiyor. Bunun için nedeni ne olursa olsun Merkel’in CDU liderliğinde geri adım atması bir çok siyasetçinin yanında, kamuoyunu da memnun etti.

Merkel’in kararını memnun karşılayanlardan biri de Almanya eski Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel. Gabriel Merkel’in başbakanlığının Avrupa Parlamentosu seçimlerinin yapıldığı 2019’un Mayıs ayında sona ereceğini belirtti ve partisi SPD’ye kendini yenilemesi için tavsiyelerde bulundu.

SPD genel seçimlerde koalisyona katılmayacağını beyan ettikten sonra, CDU/CSU ile koalisyona oturdu. Dolayısıyla güçlü bir muhalefet beklentisini yerine getiremedi ve haliyle bu oylarına yansıdı. Güçlü bir muhalefet hedefi yerine hükümetin sürekliliğini esas alan SPD, gelinen aşamada eyalet seçimlerinde önemli oranda oy kaybetti. Şu anki atmosfere bakıldığında imajını tazelemek de SPD’yi kurtaramayacak.

CDU’nun Ocak ayındaki kongresinde partinin başına kimin geçeceği, CDU’nun geleceği açısından önem arz ediyor. Önümüzdeki günlerde ise tablo giderek netleşecek. Merkel’in çekilme kararı da CDU’nun hesap ettiği, ölçülmüş, tartılmış bir karar olarak okunabilir. Dolayısıyla önümüzdeki günlerde seçime giren tüm partileri sıcak saatler bekliyor.

Yazarın diğer yazıları