Mesajını paylaşamadı

DTK Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması amacıyla sürdürdüğü süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eyleminin 92. gününde          

Daha önce 3G bağlantısı aracılığıyla mesajlarını paylaşan DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, sağlığı her geçen gün kötüye gittiği için mesajlarını paylaşamıyor.

DTK Eşbaşkanı Leyla Güven ve tutsaklarla dayanışmak amacıyla başlatılan nöbet eylemi, 8. gününde sürüyor.

 DTK binasında HDP’li vekillerin 31 Ocak’ta başlattığı nöbet eylemini dün HDP Amed Milletvekili Garo Paylan ve İstanbul Milletvekili Hüda Kaya devraldı. HDP’li vekilleri, aralarında Demokratik İslam Kongresi (DİK) yöneticilerinin de olduğu birçok kurum ve kuruluş temsilcisi ziyaret etti. Daha önce 3G bağlantısı aracılığıyla mesajlarını ziyaretçiler ile paylaşan Güven, sağlığı her geçen gün kötüye gitmesinden dolayı mesajlarını paylaşamıyor.

AMED


İştar’lı Tok devam ediyor

Mexmûr’da tecride karşı başlatılan açlık grevi eylemi 54. gününde 18. grupla devam ediyor. 20 Ocak’tan bu yana süresiz-dönüşümsüz olarak açlık grevi eylemini sürdüren İştar Meclisi Üyesi Fadile Tok, tecrit kaldırılmadan bitirmeyeceğini söyledi.


Şengal’de 32. gün

Şengal Demokratik Özerklik Meclisi (MXDŞ), Êzîdî Kadın Özgürlük Hareketi (TAJÊ), Êzidî Gençler Birliği (YCÊ) ve Êzidî Genç Kadınlar Birliği (YJCÊ) öncülüğünde 6 Ocak’ta başlatılan açlık grevi eylemi 32. gününde devam ediyor. Gün boyu birçok kişi açlık grevi eylemini ziyaret ederek, eylemcilere destek veriyor.

Yağız’a destek ziyareti

İştar Meclisi üyesi kadınlar, Hewlêr’de 79 gündür açlık grevinde olan HDP’li Nasır Yağız’ı ziyaret ederek, destek verdi.


Eylemdeki tutsak hücrede

Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde açlık grevinde olan Adem Arslan’ın ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayacak durumda olduğu ve kendisine B vitamini verilmediği bildirildi.

Tutsak Adem Arslan ile kısa bir süre önce görüşen ailesinden alınan bilgilere göre, açlık grevine rağmen ağır bir tecrit altında tutuluyor. İlaç ve su verilmiyor, arkadaşları ile görüştürülmüyor ve hücrede tutuluyor. İhtiyaçlarını tek başına karşılayacak durumda olmadığı belirtilen tutsağa B vitamini de verilmediği öğrenildi.

KDP eylemcilere saldırdı

İştar Meclisi öncülüğünde BM Hewlêr Temsilciliği önünde başlatılan açlık grevi eylemi 8. gününde 3. grupla sürerken KDP güçlerinin saldırısına uğradı. Eyleme destek vermek için gelen 5 öğrenci de gözaltına alındı. KDP güçleri, kadınların eşyalarına da el koydu. 31 Ocak’ta da kadınların eylemine saldırmış, çadırlarını yıkmış ve eşyalarına el koymuştu.


Şakran’da B1 verilmiyor

İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nden tahliye olan HDP PM Üyesi Gülay Gün Bilici, aynı koğuşta kaldığı ve açlık grevinde olan 3 kadın tutsağın sağlık koşullarına dikkat çekerek, B1 vitamininin verilmediğini söyledi.

Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde 26 Aralık’tan bu yana süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan Rahşan Aydın, Ebru Güden ve Gülten Akgün’ün eylemi devam ediyor. Şakran’dan tahliye olan HDP PM Üyesi Gülay Gün Bilici, açlık grevinde olan kadınların sağlık problemlerinin arttığını ve cezaevi yönetiminin kontrolleri eksik yaptığını söyledi.

Hemşire olduğunu hatırlatan Bilici, koğuştaki imkanlarıyla açlık grevinde olan 3 kadın tutsağın sağlık koşullarını takip ettiğini anlattı. Bilici, cezaevi idaresinin ve müdürlerinin uygulaması gereken sağlık kontrollerini yapmadığını söyledi. Tutsaklara yönelik keyfi uygulamaların sürdüğünü dile getiren Bilici, “Cezaevi doktorları tarafından açlık grevinde olanların sadece tansiyon ve nabız ölçümü yapılıyor ve ara ara ateş takibi yapılıyordu. Normalde 2-3 günde bir kan ölçümlerin yapılması gerekirken maalesef yapılmıyor. Süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine girerken verilmesi gereken bazı ilaçlar ve karbonat var. Karbonat açlık grevinin 20. gününden sonra verilmeye başlandı. Zaten B1 vitamini verilmiyor. Doktor içeri giriyordu ‘bir şeyiniz var mı?’ diye soruyor ve muayene yapmıyordu. Hatta bazen avukat görüşüne çıkan arkadaşlarımızın durumları es geçilerek tüm gün rutin kontroller yapılmazdı” dedi.

Yavaş yavaş hafıza kaybı

 Besleme planını kendilerinin yaptığını anlatan Bilici, şöyle devam etti: “Açlık grevinde olanlarda yavaş yavaş unutkanlık başladı. Devamlı sıvı alımından ve vücudun verdiği reaksiyonlardan kaynaklanan yorgunluk vardı. Yavaş yavaş hafıza kaybı yaşıyorlar. Arkadaşların çok bariz bir kilo kayıpları henüz olmadı, çünkü alınan sıvı gıdalanın nasıl verilmesi ve kullanılması gerektiği konusunda kendimiz standart planlama çıkarmıştık. Cezaevi yönetimin yapmadığı planlamayı ve uygulamayı biz yapıyorduk. Sağlık durumu nedir herhangi bir değişiklik var mı yok mu? Özellikle kantinlerden gelen meyvelerden meyve suyu yapıyorduk. Çok fazla şeker alımın engellemeye çalışıyorduk. Günlük 5 kaşık tozşeker, iki kaşık tuz ve karbonat alımını sağladık. Kendimiz vitaminlerimiz mi kendimiz hazırlayıp arkadaşlara vermeye başlamıştık.”

Kadınların kararlı olduğunu vurgulayan Bilici, “Tecridin kaldırmasına yönelik devletin biran önce adım atması gerekiyor. Öcalan üzerindeki tecrit, başka bir boyutta ulaştı. Cezaevinden çıkmış olsam bile biz dışarıda da onların mücadelesine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Cezaevinde ne zaman moralimiz düşse açlık grevindekilerin direnişleri ve gülüşleri bize güç veriyordu” şeklinde konuştu.


Zindanın kapısında sloganlar

Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkan adayı Ahmet Türk’ün de aralarında bulunduğu HDP’liler, açlık grevinde olan tutsaklarla dayanışmak amacıyla Mardin M Tipi Kapalı Cezaevi’ne gidip, polisin engellemesine rağmen “Bijî berxwedana zindana” sloganı attı.

HDP Mardin İl Örgütü üye ve yöneticileri, Öcalan üzerindeki tecrit uygulamalarına karşı süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan tutsaklarla dayanışmak için 5 Ocak’tan bu yana 7 tutsağın açlık grevinde olduğu Mardin M Tipi Kapalı Cezaevi önüne gitti. Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan Adayı Ahmet Türk ve Artuklu Belediyesi Eşbaşkan Adayı Nurettin Turgay’ın da aralarında olduğu partililer, görüşe gelen ailelerinden açlık grevindeki tutsaklara dair bilgi aldı.

Sonrasında cezaevi kapısına kadar giden adaylar ve HDP yöneticileri, burada cezaevi görevlileri ile bir süre görüştü. Ardından açıklama yapmak isteyen partililere, cezaevi önünde yoğun önlemler alan devlet güçleri tarafından izin verilmedi. Partililer, bu duruma “Bijî berxwedana zindana” sloganları atarak tepkilerini gösterdi. Grubun sloganlar eşliğinde dağılması sırasında Ahmet Türk, basın mensuplarına açıklama yapmak istedi. Tecrit uygulamasına bir an önce son verilmesi gerektiğinin altını çizen Türk, “Tecridin bitmesi demokratik siyasetin normalleşmenin yaşanması için önemlidir” dedi. O anlarda “Açıklama alamazsınız” diyerek gazetecileri uzaklaştıran polisler, Ahmet Türk’ün açıklama yapmasına engel oldu.

Yazarın diğer yazıları

    None Found