Mesele kadın olunca devlet de zihniyet de değişmiyor

Kadınlara yönelik şiddete karşı yapılan bir yürüyüşte küçük bir kız çocuğu bana bir bileklik uzattı. Bileklikte, yürüyüşün temel sloganı “No means No“ yazıyordu. “Hayır, Hayır demektir”… Zira kadınların büyük bir çoğunluğu hayır dedikleri için şiddete uğruyor. 

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle Almanya’nın birçok kentinde kadına yönelik şiddete karşı çalışma yürüten organizasyonlar öncülüğünde yürüyüşler ve etkinlikler yapılıyor. Hafta sonu ise birçok yerde merkezi eylemler yapılacak. Kadına yönelik şiddete karşı mücadele elbette bir günlük iş değildir. Fakat mücadelenin sembolü olan, kadınların kendi emekleri ile kazandıkları bu günde sokaklara çıkmak önemli. Bunun için nedenlerimiz çok… 

Kadına yönelik şiddet olgusu, hala öncelikli gündem sıralamasında gerilerde. Medyanın eril dili hala kadın cinayetlerini sıradanlaştırıyor.

Toplum modernleştikçe şiddet azalmıyor, bilakis artıyor. Çalışma yaşamından tutun, ev hayatına kadar kadın hala erkek egemenlikli sistemin himayesinde. Bu olgu ise sürekli tekrarlandığı, tekrarlandıkça sayısal oranı artığı için maalesef klişeleşmeye doğru evriliyor.

Zira istatistiki bilgileri hatırlarsak durumun vahameti daha da anlaşılır. 

Almanya dünyanın en zengin ülkeleri arasında. Modern ve kozmopolit yapısı ile dikkatleri de üzerine çekiyor. Fakat kadın erkek eşitliği içeren vasıflarda notu çok da yüksek değil. Bunun için bir kaç istatistiki bilgiyi hatırlayalım:

Federal İstatistik Dairesi’nin verilerine göre kadınlar 2016 yılında brüt 16,26 euro saat ücreti alırken, erkekler 20,71 euro aldı. Verilerine göre, daha düşük ücretli branş ve mesleklerde çalışan kadın sayısı erkeklere göre daha fazla. Yönetici pozisyonunda ya da daha iyi nitelikler aranan mesleklerde çalışan kadın sayısı ise erkeklerle kıyaslandığında daha az. 

2016 yılında kadınların ortalama emekli maaşı aylık 617 euro iken, erkekler ortalama 1043 euro emekli maaşı aldı. Almanya’da çocuklarını yalnız yetiştiren kadınların yüzde 44’ü ise yoksulluk çekiyor. Çalışma hayatı ve alınan ücret toplumda cinsler arası dengesizliği de gözler önüne seriyor. 

Sadece çalışma hayatında değil, aynı zamanda siyaset hayatında da kadınlar sorunlarla karşı karşıya. Nitekim Eylül ayında yapılan genel seçimlerde kadın milletvekili sayısı, önceki döneme göre azaldı. Bir önceki kabinede meclisteki kadın milletvekili oranı 36.3 iken, yeni dönemde bu oran milletvekili sayısının artması nedeniyle yüzde 30.7’ye geriledi. Başbakanı kadın olan bir ülkede düşündürücü bir oran. Zaten Merkel de kendini ne feminist, ne de kadın hakları savunucusu olarak görüyor. 

Yine kadınlara yönelik uygulanan şiddet rakamları da pek iç açıcı gözükmüyor. 

Almanya’da Instituts YouGov tarafından yapılan bir ankete göre, ankete katılanların yüzde 43’ü en az bir kez cinsel şiddete maruz kaldı. Ekim ayı sonunda yapılan ankette yer alan soruları 2 bin 56 kişi yanıtladı. Sonuçlara göre cinsel tacizlerin yüzde 14’ü kamusal alanda, yüzde 13’ü özel alanda, yüzde 10’u ise işyerinde yapılıyor. 

Yine Federal Emniyet Teşkilatı’nın (BKA) yaptığı bir araştırmaya göre, aile içi şiddete maruz kalan 130 bin kişinin yüzde 82’sini kadınların oluşturduğu, bunların yaklaşık yarısının da olayın meydana geldiği sırada saldırgan ile aynı konutta yaşadığı saptandı. (Son 4 yıl boyunca yaşanan şiddet olayları 2012: 120.758, 2013: 121.778, 2014: 126.230, 2015: 127.457 kaynak: BKA) Kadın cinayetleri ise rakam olarak korkunç. Geçmiş yazılarımızda korkunç cinayet örneklerini defalarca yazmıştık. 

Almanya’da 18 yaşın altında yaklaşık bin 500 yabancının da evli olduğu tespit edildi. Bunlardan 361’i ise 14 yaşın altında .Yabancılar Merkezi Kayıt biriminin verilerine göre, evli olanların çoğunu Suriye kökenliler oluşturuyor. 

Kadına yönelik şiddet politiktir. Şiddet olgusunu devletten ayrı düşünemeyiz. Devletler kadını kontrol etmenin aracı olarak şiddete başvururlar. Zira şiddetin birçok çeşidi bulunuyor. Yukarıda saydığımız istatistiki bilgiler bu olguyu destekliyor zaten. İşte bu nedenden kadına yönelik şiddet es geçemeyeceğimiz bir durumdur. 

Yazarın diğer yazıları