Millet İttifakı ve HDP kazandı bile başka bir sonuç meşru olmayacak

Veysi SARISÖZEN

‘Millet İttifakı” oylarını arttırıyor. HDP barajın çok üstünde. Durum bu. Başkanlık seçimi 2. Tura kalacak. AKP-MHP-Çatlı ittifakı azınlığa düşecek. 2. Turda Erdoğan kaybedecek. Bu kesin.

Bütün ciddi kamuoyu yoklamaları bu sonucu inandırıcı verilerle doğruluyor.

Şimdi sorun, rehavete kapılmadan hastasıyla, felçlisiyle, yaşlısıyla tüm seçmenin sandık başına gitmesi, oyunu kullanması.

İkinci sorun, Erdoğan’ın “sandık hakimiyetinin” kırılması, tek bir sandık müşahitsiz kalmamalı.

Üçüncü sorun, en küçük bir hilenin bile önlenmesi. Hile HDP’yi baraj altında bırakmak için ve bu tehlike sanılandan çok büyük.

Dördüncü soruna gelince…

Biraz yazayım da, sonra bu soruna gelelim.

Saray erken seçime karar verdiği zaman, kendisinin kurduğu ittifakın karşısında muhalefetin ittifak kuramayacağı hesabını yaptı. Yanıldı. CHP, Saadet ve İyi Parti “zirvede” ittifak kurarken, bu partilerin seçmenleriyle HDP seçmenleri “tabanda” işbirliğini gerçekleştirdi.

Saray’ın ikinci hesabı, “Kandil seçim oyunuyla” “Millet İttifakı”nı parçalamak, HDP’yi yalnızlaştırmak ve baraj altında bırakmaktı. Yanıldı. “Kandil seçim oyununu” deşifre ettik. “Millet İttifakı” bu oyuna gelmedi ve HDP’yi yalnızlaştırmak mümkün olmadı. Provokasyon yönteminin iflasını, “ikinci Suruç” provokasyonunun “Millet İttifakı”yla HDP’yi karşı karşıya getiremeyişi açıkça gösterdi.

Türkiye tarihinde bir ilktir. Muharrem İnce Kandil seçim oyununun da, Suruç provokasyonunun da amacını açıkladı. Akşener bile bu numarayı elinin tersiyle bir kenara itti. Saadet de öyle. Eğer “Kandil seçim oyunu” önceden deşifre edilmeseydi, Erdoğan ansızın “Kandil yerine Gaz Lambası tepesine” bir Türk bayrağı çekecek ve o anda Millet İttifakı parçalanacak, HDP yalnız kalacaktı. Seçim de Erdoğan’ın olacaktı. Kürt Özgürlük Hareketinin bu oyunu deşifre etmesi bu büyük tehlikeyi, daha yürürlüğe girmeden önledi.

Halk “diktatörlüğe hayır” hedefinde birleşti.

“Eski” şiddet yöntemleri, savaş tamtamları sökmedi. “Cumhur İttifakı” tüm medya terörüne rağmen yalnız başına kaldı. Halk çoğunluğu oyunların farkında.

Geriye ne kaldı?

Önce, “seçim hileleri”… Erdoğan, “gizli toplantıda” “hile mekanizmasını” arsız ve hadsiz bir tutumla açıkladı. Suç üstünde yakalandı. Buna göre, “HDP’li seçmenler saptanacak ve bunların üzerinde FARKLI bir şekilde çalışılacak”. “HDP’lilere markaj uygulanacak.” Markaj futbolda rakibin “gol atmasını önlemek”tir. Siyasette ise seçmene markaj “seçmenin oy kullanmasını önlemek.” Başka? “Sandık kurullarına hakim olunacak.” Seçim kanunu “sandıklarda eşit temsili” emrettiğine göre, demek ki sandıklara bunlar “kanun dışı” hakim olacak. Ve “iş başlamadan bitirilecek”. Bu son laf, “halk kime oy verirse versin, sandıktan AKP ve Erdoğan çıkacak” anlamına geliyor.

Geliyor ama “hırsız” teşebbüs aşamasında yakayı ele verdi. Millet İttifakı ve HDP “müşahit seferberliği” ilan etti. Ancak HDP’yi baraj altına hileyle itme ihtimali hala kuvvetlidir. Burada Alevi seçmenlere bir uyarı: Soylu “Suruç katliamını İnce yaptı” dedi. Eğer diktatör önlenemezse sıra CHP’ye ve onun Alevi yandaşlarına gelecek.

Ne yapmalı? Biz “bir oy HDP’ye bir oy Demirtaş”a diyoruz; siz de “bir oy HDP’ye, bir oy İnce’ye” dediğinizde “seçim darbesi” yenik düşecek.

Gerçek durum Millet İttifakı ve HDP’nin kazandığını gösterdiği için, bilin ki “Seçimi Erdoğan ve AKP kazandı, HDP baraj altında kaldı” şeklindeki YSK açıklaması artık hiçbir meşruiyet taşımayacak.

O halde “dördüncü soruna” gelebiliriz.

AKP’nin hakimiyet kurduğu sandık kurulları ve Saray’ın “emirle” yönettiği YSK tarihin en büyük hilesini yaparsa Millet İttifakı ve HDP ne yapacak? Referandum’da olduğu gibi, “Muaviye’nin hilekar hakemi, “Muaviye’yi Halife ilan ettim” dediğinde bu hileye boyun mu eğilecek, yoksa milyonlarca seçmen, yani “kağıt oy” değil, milyonlarca “canlı oy” alanlarda toplanarak bu “seçim darbesini” yenilgiye mi uğratacak?

“Canlı oylar” Ertuğrul Kürkçü’nün ve Muharrem İnce’nin ve Akşener’in dediği gibi, eğer “o gece uyumak yerine alanlara toplanırsa”, bilin ki Saray bu defa Gezi’de yaptığını yapamayacak. Devlet bürokrasisi de, ordu da, polis de felce uğrayacak, bölünmeler gırla gidecek. Sandıklardan alanlara yayılan “canlı oyları” hiçbir güç alanlardan sökemeyecek. Akşener ne dedi? “YSK’nın önüne yatarım, beni oradan jiletle sökemezsiniz.”

Erdoğan “seçimlerin başlamadan işinin bittiğini” anladı. Biz de anlayalım. Ve artık biricik meşru sonuç, bu gerçeğin bir de sandıklarda doğrulanmasından ibarettir.

Ya seçimleri iptal ederlerse?

Boş verin: Saray intihar etmiş olur.

Yazarın diğer yazıları