Mücadele tarzı da değişmeli

PAJK Koordinasyon Üyesi Raperîn Munzur, kadınların hem kadın özgürlüğüne karşı olan tüm yapı ve zihniyetlerle mücadele etmesi hem de kendi yaşam ve mücadele tarzlarında köklü değişimler yapma kararlılığı içinde olması gerektiğini söyledi.

Kadınların hem kadın özgürlüğüne karşı olan tüm yapı ve zihniyetlerle mücadele etmeleri hem de kendi yaşamlarında ve mücadele tarzlarında köklü değişimler yapma kararlılığı içinde olmalarının önemini vurgulayan PAJK Koordinasyon Üyesi Raperîn Munzur, “Kadınlar değişmesini istediği şeyler uğruna mücadele etme kararlılığı içinde, özgürlük konusunda iddialı ve cesaretli olmalıdır. Buna kilitlenmeli, bunun öncüsü olma rolünü üstlenmeli” dedi.

PAJK Koordinasyon Üyesi Raperîn Munzur, Kürt Kadın Hareketi’nin Kürdistan ve yurt dışı alanlarında “Değişim Ve Özgürlük İçin Sen De Ayağa Kalk” adıyla başlattığı hamle ile ilgili ANF’nin sorularını yanıtladı.

Kadınların değişime ve özgürlüğe dair taleplerinin yeni olmadığını söyleyen Munzur, bu hamlenin seçme-seçilme hakkından kendi bedeni üzerinde söz sahibi olmaya kadar birçok talebi içerdiğini belirtti.

Sistem değişimi hedeflenmeli

Munzur, “Kadınların özgürlük mücadelesinin temelinde her zaman mevcut sistemin, ataerkilliğin, devletin, hiyerarşinin, toplumsal cinsiyetçiliğin, kadın üzerindeki baskının, erkek aklı ile oluşturulmuş tüm yapıların değişmesi olmalı. Kadın özgürlüğü ile toplumsal özgürlük kopmaz biçimde birbirine bağlıdır ve tüm bunların sorgulanması, aşılması veya değişimi ile özgürlüğün yolu açılır. O nedenle kadınların değişmesini istediği şeyleri doğru belirlemeleri, buna karşı keskin mücadele yürütmeleri önemli” dedi.

Kadının kendisi de değişmeli

Kadınların bunlarla mücadele ederken aynı zamanda kadınların kendi yaşamlarında ve mücadele tarzlarında köklü değişimler yapma kararlılığı içinde olması gerektiğini vurgulayan Munzur, şöyle devam etti: “ Özgürlük karşıtı tüm yapılar ile birlikte kadının kendisi de değişmeli. Bu hamle aynı zamanda kadın için özgür, aktif, irade sahibi ve değişim yaratacak güç olma hamlesine dönüştürülmeli. Kadınlar değişmesini istediği şeyler uğruna mücadele etme kararlılığı içinde, özgürlük konusunda iddialı ve cesaretli olmalıdır. Mesela faşizm karşısındaki bu sessizlik ve korkularına yenik düşme, boyun eğme hali değişmeli. Erkeğe bağımlı; malı mülkü, eşi, sevgilisi, eki olmayı kabullenmemeli. Toplumda kadına biçilen rollere göre kendini ele alma, kendine sınırlar belirleme, hayal ve ütopyalarına göre yaşayamama halinden sıyrılmalı; bunlar uğruna mücadele iddiası gelişmeli. Özgürlük, sorumluluk ve mücadele gerektiriyor.”

Mücadele ortak olmalı

Nerede olurlarsa olsunlar kadınların aynı mağduriyet, acı ve zorlanmaları yaşadığını dile getiren Munzur, “Günümüzün bu korkunç savaş gerçeği içinde en çok zorlanan; ekonomik, siyasi, toplumsal alandaki krizlerin yükünü en çok taşıyanlar kadınlardır. Bozulmuş, şiddet ve savaş sarmalındaki toplumda yükselen erkek şiddetinin mağduru kadınlardır. Kadın katliamları neredeyse sıradan bir haber durumuna dönüşüp normalleştiriliyor. Bunların değişimi için kadınların ortak eylemlilik içinde olması, hep birlikte ayağa kalkması ve kitlesel bir güç olarak karşı durması gerekiyor” dedi.

Hamleyi somut dile getirmede sorunlar var

Bu hamle kapsamında Kürt Kadın Hareketi öncülüğünde birçok eylemin geliştiğini hatırlatan Munzur, ancak hamlenin amaç ve sloganını dillendirmede bir yetersizliğin olduğunu söyledi. Munzur konu ile ilgili görüşlerini, “Başûr ve Rojava’daki kadın hareketleri, işgal saldırılarına karşı durmayı ve buna dönük mücadeleyi gündemleştirdi. Bu kapsamda tüm eylemlere öncülük yapıyorlar. Analarımız, genç kadınlarımız hep önde. Kadınların kendi öncülüklerini daha görünür kılma, kendi sloganlarını, taleplerini daha açık haykırmak gibi bir sorunları var. Değişim ve özgürlük taleplerini daha somut ifade etmeleri gerekiyor. Gelişen mücadelenin merkezine kadın öncülüğünü oturtmak gerekli. Birçok farklı eylemin temel bir slogan altına gelişmesi ve bu hamlesel sürecin bir parçası olarak ele alınması önemli. Yine her kesimden kadının bu sürece katılmasını sağlamak da önemli, çünkü kadınların sorunları ve özgürlük talepleri ortaktır. Kadınlar, askeri işgal ve savaş karşıtı mücadele kadar, yaşamında köklü-devrimsel değişimler yaratacak bir örgütlenmeyi geliştirmeli. Kadın özgürlüğünü stratejik ele alıp gündemleştirmek ve kalıcı değişimlerin yolunu açmak, özellikle bunu tüm halklardan kadınların ortak mücadelesi şeklinde geliştirmeli” şeklinde dile getirdi. 

 HABER MERKEZİ


Başûrlu kadınlar da güçlü

PAJK Koordinasyon Üyesi Raperîn Munzur, Güney Kürdistan’daki kadınların işgale karşı sergilediği tutumu da değerlendirdi. Munzur, şunları belirtti: “İşgale karşı mücadelede kadınların rolü önemlidir. “Değişim ve özgürlük” deniliyorsa işte bunun tam zamanıdır. En başta işgalciliğe, soykırımcılığa, erkek aklı ve zihniyetinin ürünü olan savaşa, şiddete, erkek ideolojisi olan milliyetçiliğe, aileciliğe, aşiretçi çıkarlara karşı durmanın, kadın özgürlüğü, toplum özgürlüğü adına mücadelede öncülük yapmanın zamanıdır. Kürt kadınları, Başûr’da barış için işgale karşı mücadele kararlılığını ilan ettiler. Bunu hamlesel düzeyde ele alacaklarını söylediler.

Kürt kadınları, her yerde katliamcı güçlere karşı cesurca savaştı. Başûr, Şengal ve Rojava’da DAİŞ’e kaybettirdiler. Kadınların siyasette de etkin olup savaşın ve işgalin önüne geçecek güçleri vardır. Kadın gerillalar savaşıyor, işgale karşı direniyor. Başûr cephesinden de kendi topraklarını korumak, işgali durdurmak için mücadeleyi yükseltmek gereklidir. Erkek egemenlikli siyaset ve aile, aşiret, parti çıkarlarının ötesinde bir halkın çıkarlarını düşünerek mevcut siyasete karşı çıkmak, buna karşı mücadele geliştirmekte kadınların rol oynaması gerekir. Kürt partileri içinde de güç sahibi kadınlar vardır. Mevcut işbirlikçi, egemenlikli siyasete tabi olmak zorunda değiller. Bu anlamda kadınların birliği ve işgal karşısında mücadelesi değişim yaratacaktır.”

Yazarın diğer yazıları

    None Found