Muhbir skandalı!

Stuttgart’a 11. duruşması görülen Kürt siyasetçi Salih K.’nın duruşmasında bir skandal daha ortaya çıktı. Duruşmada, Almanya’nın yetkili kurumlarının çoğu zaman doğrulanmayan muhbir bilgileri temel alınarak Kürt siyasetçiler hakkında dava açtığı ortaya çıktı.

PERVİN YERLİKAYA / STUTTGART

Stuttgart’a yargılanan Kürt siyasetçi Salih K.’nın 11. duruşması görüldü. Duruşmada mahkemeye bilgi veren polis yetkilisi para karşılığı tuttukları muhbirlerden alınan bilgiler üzerinden soruşturma, rapor ve dosyalarını oluşturduğunu itiraf etti. Hakimin sorusu üzerine muhbirlerin verdiği bilgilerin çoğu zaman teyit edilmediğini de söyledi.

Kürt siyasetçi Salih K. hakkında açılan davanın duruşmasına devam edildi. Suttgart Yüksek Bölge Mahkemesi’nde görülen duruşmada Salih K. ve avukatı Anna Bushl hazır bulundu.

Salih K. hakkında açılan davanın dünkü duruşmasında Kürt siyasetçi aleyhine iddialarda bulunan muhbirlerle iletişimde bulunan kişi (V-mann führer) ifade verdi. On yıldır bu işi yaptığını, muhbirlerle sık sık görüştüğünü ve iki ayda bir bilgi aldığını belirten kişi, alınan bilgiler karşılığında ödeme yapıldığını da söyledi.

Hakimin “muhbirlerin size anlattıkları teyit etme şansınız var mıydı” sorusuna V-mann führer, “Her zaman değil ancak zaman zaman teyit ettiriyordum” cevabını verdi. “Ben görüşmeler yapıyorum, notlar alıyorum daha sonra bu notları raporlaştırıyorum” diyen kişinin Salih K.’ye ilişkin hazırladığı raporun ağırlıklı olarak dernek çalışmaları, yürüyüş vb. etkinlikleri kapsaması dikkat çekti.

Salih K.’nin avukatının muhbirlik yapan, bilgi veren kişinin cinsiyetine ilişkin sorusunu yanıtsız bırakıldı. Avukat Anna Bushl, raporda yakın tarihlere ilişkin ayrıntılar olduğunu belirtti. Aile arasında yapılan özel görüşmelerin de raporda yer almasına tepki gösteren avukat Bushl, mahkeme heyetine bu görüşmelerin rapordan çıkarılması talebini iletti.

Duruşma 1 Temmuz’a ertlelendi. 8-10 Temmuz tarihlerinde yapılacak duruşmaya ise Salih K. ile ilgili suçlamalarda bulunan Rıdvan Ö.’nün katılacağı belirtildi.

Çelişkilerle dolu keyfi bir dava

8 Haziran 2018  tutuklanan Salih K. ve  diğer 6 sanık hakkında açılan davalar 10 ay aradan sonra 16 Nisan 2019 tarihinde Stuttgart’ta görülmüştü.1956 Bitlis doğumlu olan Schwäbisch Hall cezaevinde tutulan Kürt tutuklu Salih K.’nın mahkemesi 16 Nisan’da cezaevinin unutması nedeniyle bir gün gecikmeli olarak başlamıştı. Salih K. Türkiye’de öğretmenlik yapmış. Daha sonra Kürtlere yapılan haksızlıklar karşısında Ankara DTP’de siyasi çalışmalarda yer alıyor ve kısa bir tutukluluktan sonra 5 yıl siyaset yasağı alıyor. Türkiye’de yaşadığı sırada yaşanan siyasal baskılar yüzünden 54 yaşında Almanya’ya gelmek zorunda kalan Kürt siyasetçi mahkeme de bu durumu “Türkiye’de yaşama ve siyasi koşullar olmadığı için geldim. Ama görüyorum ki burada da siyasi ve demokratik haklarımızı kullanmak o kadar kolay olmuyor” diyerek hukuksuz yargılandığını belirtmişti.

Demokratik eylemler ‘suç’ kapsamında

129b’den yargılanan ve ‘yurtdışındaki bir örgütü üye’ olmakla suçlanan Salih K.’nin, Temmuz 2016 ve Haziran 2018 arasında PKK’nin Freiburg bölge sorumlusu olarak faaliyet yürüttüğü savunuluyor. Hakkındaki suçlamalar ise Alman devletinin Kürtlere yönelik kriminalizasyon politikalarını ele veriyor. Birkaçı şöyle: Şubat 2017’de Heilbronn’dan Stuttgart’a, Mannheim’dan Strasbourg’a düzenlenen yürüyüş, Mart 2017’de düzenlenen Newroz kutlaması, 2018 Hannover Newroz kutlaması ile Nisan 2017’de Strasbourg’da Avrupa Parlamentosu önünde yapılan oturma eylemini organize etmek.

Komiser meçhul, suçlar tahmini

06 Mayıs’ta yapılan ikinci mahkemede şahit olarak soruşturmayı yürüten Eyalet Kriminal Dairesi Başkomiseri Durschnabel ’güvenlik’ gerekçesiyle tanınmamak için peruk, gözlük ve bıyık   takarak dış görüntüsünü değiştirerek şahitlik yapmıştı. 2017 yılında Kürtlerin bir yürüyüşünde çıkan tartışmada Salih K.’yi farkettiğini ve takibe başladığını söyleyen Başkomiser, suçlamalarını tahminlerine dayandırdı.

Başsavcının ‘kadro ve sempatizan ayrımını nasıl yapıyorsunuz’ sorusuna cevapta başkomiser, kadroların yürüyüşlerde yelek ve bayrakları dağıttığı, telefon görüşmelerinde organizasyonlar ve biletlerle ilgili konuşmalar yaptığı gibi mesnetsiz açıklamalarda bulundu.

Temel haklar suç sayılıyor

Davanın avukatlarından Anna Busl ise Kürt siyasetçiler aleyhindeki suçlamaların keyfi ve siyasi olduğunun altını çizerek şu değerlendirmede bulunmuştu: “Diktatörlüğe karşı meşru politik direniş, Anti-terör yasasının 129b maddesinde ‘örgüt suçları’ arasına giriyor. Söz konusu kişilerin, ‘terörle mücadele’ adı altında temel hakları ellerinden alınıyor. Böylece hukuk devletinin temel özgürlükleri olan toplanma ve ifade özgürlükler, suç sayılıyor. Bu da 129b maddesinin keyfiyetini sergiliyor.”

Busl “Brüksel davası ve Avrupa Adalet Divanı kararıyla PKK’nin uluslararası hukuk çerçevesinde silahlı çatışmanın tarafı olduğunun kabul edildiğini belirterek, “Bu kararlar, Almanya Adalet Bakanlığı’nın verdiği soruşturma izninin haklı olmadığını gösterir” dedi. Alman yargısının diktatörleşen Türk devletinin Kürtlere yönelik saldırıları gözardı ettiğinin” altını çizmişti.

Salih K. yaptığı savunmada, Kürtlerin kültürel çalışmalarının dahi kriminalize edildiğini söylemişti. Salih K. savunmasında şunlara dikkat çekmişti: “Bizler de herkes gibi kendi kültürel değerlerimiz için zaman zaman bir araya geliyoruz. Her ne hikmetse bu yaklaşımınızla biz Kürtleri terörize ederek kamuoyuna lanse ediyorsunuz.”

Yazarın diğer yazıları

    None Found