Mursi’ye birlikte maceradan Mursi’nin cenaze namazına

Mursi duruşma salonunda öldü. Erdoğan Mursi’yi “şehidimiz” olarak ilan etti ve Türkiye’nin bütün camilerinde gıyabında cenaze namazı kılındı. Minarelerden yükselen sela sesleri şimdi Pentagon’da yankılanıyor ve Amerikalılar “terör örgütü” olarak ilan ettikleri İhvan-ı Müslimin’in Türkiye’deki şubesi AKP’ye S.400 krizi sürecinde verecekleri “cezayı” uygulamaya hazırlanıyor.

Mursi’nin ölümü gerçekte Erdoğan’ın Ortadoğu’da İhvan’la birlikte giriştiği büyük bölgesel emperyalist hayallerinin çoktan yıkıldığı tarihsel kronolojide gecikmiş bir son oldu. Mursi’nin devrildiği günden başlayarak Türk devleti Ortadoğu’da konserve edilmiş “üçüncü dünya savaşında” adım adım ağır bir yenilgiye uğradı. Şimdi bu ağır yenilginin bedelini ödeme aşamasındadır ve Erdoğan artık yalnızca kendi hayatını, ailesini, yakın çevresini kurtarma dışında en küçük bir perspektife bile sahip değil. Rüyasında kendisini tıpkı Mursi gibi yargı önünde gördüğüne eminim.

Kronoloji dedim. O halde kronolojiye başvuralım:

Arap Baharı 2010 yılında başladı.

Başlar başlamaz Türk devletinin NATO’cu kanadı, Avrasyacıların itirazlarına rağmen, “ılımlı İslam” perdesi arkasında Müslüman Kardeşlerle ittifak halinde harekete geçti. ABD’nin desteğini aldı. Suriye rejimine karşı gayrı resmi savaş ilan etti. Hızla yayıldı.

PKK Önderi Öcalan 2012 Temmuzunda Kobanê’nin kurtulmasıyla birlikte stratejisini derinleştirdi. Türk devletinin Rojava’ya müdahalesini önlemeyi kilit mesele olarak görüyordu. Hükümet ise zaman kazanmak amacıyla Bakur Kürdistan’daki savaşı durdurmak için Öcalan’ın çözüm önerilerine yanıt vermek zorunda kalmıştı. 28 Aralık 2012’de Erdoğan kamuoyuna Öcalan’la görüşme yaptıklarını duyurdu. Çözüm süreci Kürtlerin Rojava’yı güvenceye alma, Türk tarafının ise İhvan’la birlikte başlattığı yayılma stratejisini hayata geçirmek amacıyla zaman kazanma hedefleri çözüm sürecinde belirleyici rol oynamıştı.

Derin devlet ise çözüm sürecini baltalamak için harekete geçmişti: 9 Ocak 2013’te Paris’te Sakine Cansız ve arkadaşları şehit edilmişti. PKK Önderi Türk devletinin içindeki çelişkileri çok iyi bildiği için bu provokasyona rağmen, bugün de teyit ettiği açıklamayı 21 Mart 2013 Newrozunda ilan etti.

16 Eylül 2014’te DAİŞ Kobanê’yi kuşattı. Erdoğan’ın maskesi o gün düştü: ‘Kobani düştü, düşüyor’ dediği zaman Bakur Kürdistan’da büyük serhildan 8-9-10 Ekim günlerinde Türk devletini geriletti. Artık çözüm sürecinden Kürt soykırımına doğru yürüyüş başlamıştı. Erdoğan DAİŞ’le ittifaka girdi, ABD’yle ters düştü.

26 Ocak 2015 günü YPG-YPJ güçleri DAİŞ’e karşı zafer kazandı.

Bu Erdoğan’ın Stalingrad’ı olmuştu.

PKK Önderi Öcalan büyük tehlikeyi sezmişti ve son adımını attı. 28 Şubat 2015’te Dolmabahçe mutabakatı ilan edildi.

Dolmabahçe Mutabakatı’ndan bir ay sonra, 22 Mart 2015 tarihinde Ukrayna dönüşü uçakta Erdoğan çözüm sürecine son verdiğini ilan etti. Ardından da 26 Haziran 2015 tarihinde “Bedeli ne olursa olsun, Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’nin güneyinde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Türk devletinin çöküş süreci başlamıştı.

Erdoğan Mursi’nin devrilmesinden sıranın kendisine geldiğini anlamıştı.

Ama Avrasyacılar bir darbe yapmaktansa, “darbe yapar gibi” yapıp, Erdoğan’ı hizaya getirmeyi tercih ettiler. Erdoğan’ın dayandığı Cemaati ve NATO’cu orduyu tasfiye ettiler.

15 Temmuz 2016 çakma darbesiyle Erdoğan Avrasyacıların elinde, kendisine verilen “ekonomi” karşılığında basit bir ajitatöre ya da “yaşayan bir Mursi’ye” döndü.

Mursi’ye gelince: Mursi 2012 Haziran ayında Cumhurbaşkanlığını ele geçirdi ve 15 Haziran 2012 tarihinde Suriye’de Müslüman Kardeşlerin yaptığı bir mitinge katıldı ve tıpkı Erdoğan gibi Suriye rejimine karşı savaş açtı.

2013 yılında bir darbeyle devrildi.

Ve işte şimdi öldü.

Erdoğan 2010 yılında girdiği maceranın sonunda, tüm umudunu bağladığı Mursi’nin cenaze namazını kılarken sizce ne düşünüyordu?

Öcalan zindanda özgür, Erdoğan sarayda, tıpkı Osmanlı sultanları gibi esir. Rojava ayakta, Türkiye “ha çöktü, ha çökmekte.”

Tarih, Erdoğan yaşarken onun cenaze namazını çoktan kılmış bulunuyor…

Yazarın diğer yazıları