Müziğe ruh veren ülkedir

Amudeli Sanatçı Bengî Agirî marşlar ve devrim şarkılarıyla sürdürdüğü sanat yaşamına, TEV-ÇAND çalışmalarıyla devam ediyor. Agirî, Avrupa’da ruhen beslenemediklerini dile getiriyor.

MURAT MANG / BIELEFELD

Bengî Agirî, Amudeli bir sanatçı. 1995 yılında çıkardığı “Bi Hisretim” ve 1998 yılında çıkardığı “Tê Bîra Te” adlı iki albümü bulunan sanatçı Almanya’da yaşamına ve çalışmalarına devam ediyor. 1980’den bu yana müzikle uğraşıyor Agirî. Üniversiteye kadar Amude’de okuyan ve sonrasında Şam üniversitesi sosyoloji bölümünü 3.sınıfta bırakıp Almanya’ya yerleşen Agirî, Efrîn işgal sürecine denk gelen düğününü de iptal ediyor. “Efrînlilerin çok ekmeğini yedim” diyerek anlatıyor düğününü iptal edişini.

Müziğe başlamasında babasının etkili olduğunu belirten Agirî, “Bize Melayê Cizîrî ve Cigerxwîn’in şiirlerini okurdu” diye anlatıyor. İlk defa 1989 yılında sahneye çıkan Agirî, dengbêjlik kültürüyle yetiştiğini söylüyor ve ekliyor: ”Ben küçükken babam çok kaset getirirdi. Mesela Karapetê Xaço çok dikkatimi çekerdi. Şakiro çok dinlenirdi. Fakat o dönemler dengbêj dendi mi savaş içeren makamlar akla gelirdi. Kasetlerde destanlar okurlardı ama savaş üzerineydi. Biz ‘Kasêta Şera’ derdik. Sonradan Tahsin Taha, Mihemed Arif Cizrawî çıktı. Hepsini dinliyordum. 90’lardan sonra ise Koma Berxwedan dinlemeye başladım.”

Gençler müziğimizi iyi dinlemeliler

Dengbêjliğin Kürt kültürünün ve dilinin korunmasındaki önemine işaret eden Agirî, geçmişte Kürt halkına ihanet eden ve Hamidiye Alaylarında yer alan bazı isimlerin kilamlarda yer aldığını ve bundan rahatsız olduğunu dile getiriyor.

Ülkede sanat yapmakla Avrupa’da sanat yapmanın farklı olduğunu belirten Agirî, Avrupa’da ruhen beslenemediklerini dile getiriyor. Agirî, dijitalleşmenin sanatı da olumsuz etkilediğini de ifade ederek, parçaların enstrümanlarla değil, orglarla çalınmasının yarattığı tahribata vurgu yapıyor. Kürt Müziğinin şu anki durumuna da değinen Agirî, TEV-ÇAND sanatçıları olarak anadile sahip çıktıklarını kaydediyor. Çalışmaların yetersiz olduğunu dile getiren Agirî, gençlere de çağrıda bulunuyor: ”Gençler herşeyden önce türkülerimizi çok iyi dinlemeliler. Bildiğimiz gibi müziğin Pop, Caz, Rep, Slov gibi bir çok tarzı var. Biz bu tarzları karıştırıyoruz. Buna dikkat etmeliyiz. Kürtçe türkü söyleyen Kürtçe’yi çok iyi dinlemelidir. Dengbêjleri çok iyi dinlemeliler. Bilinçli dinlemeliler. Avrupa’da teknik anlamda kendilerini geliştirmek için çok imkan var. Okullar var. Gidip okullarda nota, ritim dersleri alsınlar. Kürtçe’yi de gramatik olarak iyi bilmeliler.”

Yazarın diğer yazıları

    None Found