Nahles ölmüş at’a binmekten vaz geçti

AB seçim sonuçları SPD’de derin bir krize neden oldu. Gümletici bir darbe oldu ve bunun hesabını Parti Başkanı Andrea Nahles, Parti’deki görevinden istifa ederek verdi.

Stern Dergisi yorumcularından Ulrike Posche, istifayla ilgili yaptığı: “At’ın ölmüşse, üstünden in!“ yorumuyla, SPD tablosunu isabetli tarif etti.

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde, 2 milyona yakın seçmen SPD’ye oy vermekten vazgeçmiş oldu.

Federal Parlamento seçimlerinde Hıristiyan Birlik Partisi, CDU’ya oy veren 350.000 seçmen, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oylarını Yeşiller Partisi’ne vermişlerdi.

İlk kez seçime katılanlardan 60.000’i oylarını Yeşiller’e vermiş.

Seçimlerin Almanya’daki galibi Federal seçimleriyle karşılaştırıldığında, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oylarını 1,9 milyon arttıran Yeşiller partisi oldu.

Cevabı verilen önemli sorulardan biri şu:

Yeşiller neden kazanıyor?

Yıllardan beri Sol Parti’ye oy veren Avukat bir arkadaşım; Kapitalizmde temel çelişkinin proletarya ile sermaye arasında değil, çevre aktivistleriyle proletarya arasında olduğunu belirterek, oyunu Yeşiller Partisi’ne verdiğini belirtti. Hiç katılmadığım bu görüşünün nedenini soruyorum.

Verdiği örnek: 60.000 işçi çalıştıran VW firmasındaki işçileri temsil eden sendikacı, işçilerin işine son verilmesine karşı mücadele yürütürken, bir filozof ile tartışıyor. Ve filozof, sendikacıyı, insan soyunun yaşamasına son verecek önemli araçlardan biri olan otomobil üreticisi işçilerin işyerlerinin garantiye alınması için mücadele veren sendikacıyı gerici ve statükocu olmakla suçluyor vs.

Asıl konuya dönüyorum.

Sonuçlara göre, CDU yüzde 6,4; SPD yüzde 11,5, Sol Parti yüzde 1,9 oranında oy kaybettiler.

Kazananlar bir önceki Avrupa Parlamentosu seçimleriyle karşılaştırıldığında, oylarını yüzde 9,8 oranında arttıran Yeşiller Partisi ve yüzde 3,9 oranında arttıran AfD olmuşlardı.

SPD’nin tarihi yenilgisi:

SPD son yıllarda ilk kez sahibi olduğu ikinci sırayı Yeşiller Partisi’ne kaptırdı.

SPD’nin AP’deki sandalye sayısı 16; AfD’ninki ise 11.

CDU ile Yeşiller Partisi’nin sandalye sayısında sadece 2 rakam farkı var (23/21).

Avrupa Parlamentosu’nun Almanya açısından sonucu: Sosyal Demokrat Parti’nin tüm zamanların üst basamağındaki krizi.

Başkan Yardımcısı, Stegner hızlı bir kanıya varmak yerine, “ben perspektifinden“ hareket edilmesini öneriyor.

Çavuşoğlu’na çaycılık yaptıktan sonra, sahneyi terketmekte zorlanan eski Dışişleri Bakanı Gabriel ise parti içindeki iktidar mücadelesinin daha fazla kayba yolaçacağı görüşünde.

İlginç bir yorum SPD Sağlık Uzmanı Lauterbach’dan: “Burada kadın düşmanlığı bir rol oynadı.“

Daha önce çoğu kez Erdoğan’ın dayanılmaz ağırlığına işaret eden SPD‘li Devlet Bakanı Michael Roth ise, Nahles’in istifa kararına saygı duyduğuna vurgu yaptı.

Yenilgiden pay çıkaran, iki kazançlı partiden biri olan AfD Başkanı Gauland ise, SPD’nin sorunlarının Nahles’in istifasıyla çözülmeyeceğine işaret etti.

İlginç bir açıklama da, az oranda da olsa oy kaybeden Sol Parti’nin Parlamento Grubu Başkanı Dietmear Bartsch’dan geldi: “Andrea Nahles’e yüksek saygı. Politika bu kadar canavarca olmamalı.“

Liberallerin Şefi Lindner ise: “Nahles ile uğraşmak, politikada ve medyada olan herkesi düşündürmeli.”

Değerlendirirsek:

SPD tarihi bir yenilgi yaşadı.

Yorum yapan birçok etkin medya uzmanı, SPD kurmaylarının yenilginin hesabını bir kadın politikacıya ödettiklerini düşünüyorlar.

Erdoğan, Putin, İran ve Kürt sorununda korkak politikalar üreten SPD, kaçınılmaz bir yenilgiyle karşı karşıya olduğunu biliyordu.

Nahles’in gidişiyle birlikle, büyük koalisyonun da tehlikeye gireceği yüksek tahminler arasında.

Büyük bir ihtimalle, gelecek hükümet, CDU ve Yeşiller koalisyonundan oluşacak.

Ve Nahles’in ölü bir at’la yoluna devam etmektense, yürümeyi tercih etmesinin, özellikle de SPD’de baskı gören bir kadın olması açısından, basında sempatiyle karşılandığını da son olarak buraya eklemek istedim.

Yazarın diğer yazıları