Nazilerin Yahudiler ve Türklerin Kürtleri

Türk rejimi, ölüsü II.Dünya savaşının çöplüğünde yatan Alman Nazilerini önder ve örnek almış, başlarını eğmiş yorgun katır misali, izlerinde yürüyorlar.

Naziler, bir kararla Yahudileri yurt düşmanı ilan etmişlerdi. Kendi ana yurdunda esir alınıp çepe çevre kuşatılmış Kürtler ise bu çağda Türklerin Yahudilerdir. Topluca veya tek tek tutuklanmayı, işkenceden geçirilip yok edilmeyi hak eden…

Çünkü Naziler için Yahudi neyse, Türk rejimi için de Kürt odur. Her Kürt, düşman doğar…

Oysa kadere bakın ki Kütler yerli, Türkler oradan buradan kopup gelmiş göçmendir. İşgalci, gaspçı…

 Naziler, bir diplomatlarının Paris’te, bir Yahudi genç tarafından vurulma bahanesiyle, Alman halkını 1938’de 9 Kasım’ı 10 Kasım’a bağlayan gece sokağa dökmüş, düşman hedefi göstermişti. O gece, Türklerin çok sevdiği deyimle, “galeyana gelmiş kalabalıklar“, ülke boyunca Yahudi işyeri ve evlerini yağmalamış, yakıp yıkmış, 91 kişiyi de katletmişti. Tarihe, “Kristal gece“(Holokost) adıyla geçen bu olay Yahudi kırımının başlangıcı olmuştu.

Kürtler, “Türk-İslam Faşizmi“ devrinde tıpkısını yaşadılar. Kürtler, Recep Tayyip Faşizminin IŞİD’e verdiği desteği protesto için, 6 Ekim 2014 günü sokağa çıkıyor, silahsız, saldırısız olaylar ertesi gün de sürüyordu. Fakat birden bire, “galeyana gelmiş vatansever“ kılığında, sivil giydirilmiş silahlılar öne sürülüyordu. Vandal dalgaların hücumunda sayısız ev, işyeri tahrip ve talan ediliyor 53 Kürt de katlediliyordu.

Bu da, Kürtlerin kaderinde yeni bir vahşi başlangıç oluyordu. Çünkü, hemen ardından parlamento değil, ama militer karar organı olan Milli Güvenlik Kurulu toplanıyor, topyekün savaş kararı alıyordu. Ön hazırlıklardan sonra da, şehrlerin yıkımı, insanların diri diri yakılmasıyla (Naziler, Yahudileri diri değil, öldürdükten sonra yakıyorlardı) devam eden “büyük taarruz“ başlatılıyordu.

 Naziler, Alman hukukunda hak olan duruş ve davranışı, Yahudilerin karşısına suç olarak çıkardılar. Aidiyetlerini, inanç ve yaşama biçimlerini suç saydılar. Türk rejimi, Rus Nikolai Gogol’un paltosundan çıkmış gibi, onların ruh ikizi olarak izlerinde gitti.

Kürtlerin soyunu kurutmak, yok ilan etmek için mezarlıklarına, tarihleri, yaşama biçimleri, kültürel varlıklarına saldırdılar. Kürtçe isim ve tabelaları yasakladılar. Kültür kurumlarını kapattılar.

Bir başka misal; Kürtler kağıt üzerinde, seçme ve seçilme hakkı konusunda Türklerle eşitti. Ama, Nazilerde olduğu gibi yaşanan gerçek, yani fiiliyat öyle değildi. Hiç bir zaman söylendiği gibi de olmadı. Kürt seçilmişler ve onları seçenler, onun için şimdi, “hadlerini aşma“ suçundan mahpusturlar. Tıpkı Nazi esirleri gibi…

Nazi esiri Yahudiler, Alman toplumunu zehirlemek ve ırkını kirletmekten suçluydu. Türk ırkının “bekasını“ tehlikeye sokan teröristtir. Yani, Türklerin gelişip yayılması, Kürtlerin yok olmasına bağlıdır.

Bir başka misal, Yahudi katli Nazilere serbestti. Türkler için, Kürt katli başka türlü serbesttir. En çarpıcı örnek, Amed Baro Başkanı Tahir Elçi’nin katlidir. İki polis, arksında durup ateş ediyor ve bu arada Tahir bey cansız yere düşüyordu. Aradan geçen yıllara rağmen katil meçhuldür.

Tanıkların ifadeleri ve kanıtlarla suçları ispat edilen azlılı katiller, mahkemelerden aklanarak, amirleri tarafından rütbeleri yükseltilerek çıkıyorlar. Roboskî katliamının planı, projesini hazırlayan adam, şu anda Türk savunma bakanıdır.

Yani Kürt katletmek, vatana hizmet, dolayısıyla serbesttir. Tıpkı Nazi kurbanı Yahudiler gibi…

Naziler, Yahudi soyunu kurutmak için, ulaşabildikleri her ülkeye savaş açıyor, işgalden sonra insan avı başlatıyorlardı. O nedenle Almanya’nın bütün komşu ülkeleri birer Yahudi mezarlığına dönüştü.

Recep Tayyip liderliğindeki Türk İslam Faşizmi, Nazi yolunda giderek, işgal altındaki Kuzey Kürdistan’ı mezarlığa çeviriyor. Nazi ruhunu kanatlandırarak Şengal, Mexmur, Rojava ve Başur‘a haydutça saldırıyor, mafyanın bile kendine yakıştıramadığı cinsten vahşice katliamlar yapıyor.

Ve “gözünü sevdiğim medeni dünya“ ile çakma Çar Putin’in Rusyası, bir zamanlar, Nazileri, ortadan kaldırmak için iş ve güçbirliği yaptılar. Onları, 1945’de yenilgiye uğrattıklar. Ama ayni Nazilerin ruhunu, bugün Türk rejimi tarafından Kürtlerin üzerinde dalgalandırılıyor. Kürtlerin kişiliğinde, insanlığa karşı yeni suçlar işleniyor.

Çağın vahşet İslamo Faşist çeteler oligarşisi IŞİD, besleme dost ve müttefikleri Recep Tayyip rejimi tarafından besleniyor.

Öte yandan, kandırmacadan IŞİD’le savaş halinde görünüyorlar. VE IŞİD elde NATO silahları, altlarında NATO tanklarıyla, müttefikleri Kürtlerin köyleri, kasabalarını basıyor, sivil savunmasız insanları katlediyorlar.

Bunlar böyle. Bunların “ev halleri“ dün de böyleydi. Onun için, bunları bilip tanıyarak, özgürlük şarkısı söylemeye devam…

Özgürlük yolu uzundur. Unutmamak gerek ki, şartlar zorlu ve yılgınlığa yer yok…

Nitekim, sonunda umutsuzluktan umut yaratarak, kazanan Yahudiler oldu.

Yazarın diğer yazıları