Neoliberalizm her şeyi yutma derdinde

2019 hesapları 2020 yılına devredilerek kapandı. Oldukça ekonomist bir cümle gibi gelse de toplumsal değişim ve dönüşümü sadece yılın değişim ibarelerine sığdırmamak anlamında ele almaya çalıştım. Takvimin belirlediği zaman eşiğinden geçildiğinde oluşum eşiğinden de ne yazık ki geçmiş sayamıyoruz. 2019’da 2020’ye geçerken henüz olmamış, halen oluşum aşamasındaki hiçbir şey için oldu da bitti diyemiyoruz. Dolayısıyla 2019 yılının biriktirdiği, eksilttiği, genişlettiği, büktüğü herşey 2020’ye taşınmış oldu.

İşte bu nedenle 2019’un sokakları direniş renkliliği 2020’de devam edeceğinden hiç şüphemiz olmayacak. Hong Kong’da, Şili, Cezayir, İran, Sudan, Haiti, Lübnan, Irak’a, Ekvator, Katalonya, Fransa, Venezüela vb dünyanın birçok merkezinde kadınlar, erkekler, yaşlılar, çocuklar kabul etmedikleri uygulamalara karşı çıkıyor. Sadece şunun bilinmesi bile çok iyi yönetilenler yöneticilerin uygulamalarını kabul etmiyor. İktidarlar her istediklerini rahatça yapamazlar. Onların karşısında duran birilerinin bilinmesi oldukça önemli. Yönetilenleri aptal görüp, her istediklerini uygulayabileceklerini hissetmemelerini sağlamak sistemi zorlamanın ilk adımı. Çok da polyannacı olup sadece bununla mı sınırlı olmalı. Bunun ötesinde düşünmek özelde kadınların genelde tüm toplumun başat düşüncesi olmak durumunda.

Kapitalizim her şeyi o kadar indirgemeci ve ayrıntılı ele alır ki neredeyse yüz yıllık stratejiler oluşturup anda kimin ne yiyip içeceğine neoliberal politikalar ile uygulamaya alıyor. Kapitalizim komplike hareket ederken kadınların politikasız sadece sıradanlık sınırında seyretmesi neoliberal politikalara hizmet etmek dışında tek bir işe yarayamayacaktır. O nedenle sisteme kabul etmiyoruz demek ve neyi kabul ettiğimizin kurgusunu da yapmak önemli. Bunun için de kadınların daha örgütlü daha kollektif hareket etmeleri gerektiğini 2019’a oldukça yakıcı saldırılar ile öğrendik.

Neoliberal politikalar hiçbirimizi tek bir şans bile tanımadan direnişin yaşam kaynaklarını kurutmanın derdinde. Nerede pazarını engelleyecek bir gelişim varsa, onu ortadan kaldırmak kağıt makinesi işlevini yerine getiriyor. Koşullandığı şey pazarın önünü açmak bunun için direnişi, direnişçileri, direnişin argümanlarını yutup, kapitalin kazanması dönüştürme çabası içinde. Pazarı kapatan şeyleri yıkıp geçmekten imtina etmeden hareket ediyor. Yok edemeyeceğini de kendine benzetmekten asla imtina etmiyor. Herşeyi bu kadar hızla yutan bir sistemin varlığını hiçbir zaman görmezden gelinemez. Tam da bu nedenle kadınların birlikte daha güçlüyüz, sloganı daha bir anlamlı. Susulmadığını göstermek, tek başına olmadığımızı bilmek ve itaat edilmeyeceğini anlatmak kadınların en güçlü argümanı oldu.

Dünyadaki 2019 eylemleri hepimize şunu çok iyi anlattı, artık insanlar onurlarının incindiğinin farkında. Sisteme pabuç bırakacak durumda değiller. Hong Kong eylemleri, İran’daki eylemleri, Las Tesis direniş dansıyla kadınların Şili’den başlattığı eylemler, Rojava direnişi ve dünyanın her yerindeki direnişler gösterdi ki egemenler onurumuza saldırdıkları an da bir araya gelip birçok şey yapabiliriz. Adaletsizlikler, eşitsizlikler, insan onurunu inciten uygulamalar, ekolojinin bu kadar yıpratılması, dünyanın her yerinde kadına dönük şiddet eğilimi sistemin çekilmez kılması bizi bir araya getirip eyleme geçiriyor. Ancak direnişler, kadınları, erkekleri, çocukları yaşlıları, ağaçları, tüm canlıları koruyacak, özgür kılacak bir sisteme evrilmedikçe neoliberal politikaların dişlileri arasında eriyeceğini de bilmek de önemli oluyor.

Yazarın diğer yazıları