Nerede Kürtler’in umudu?

Son dönemin beklenen tıkanmalarından biri olduğunu düşünüyorum:

Her karmaşada umutsuzluk da var.
Türkiye’nin Kürdistan’a "resmi" ve Kürtler’in sloganlarıyla "dokunması" bir belirginsizliğin başlangıcı oldu.
Nasıl olduysa, Yeşil’in serbest dolaştığı bir dünyada, Erdoğan yönetimi, Kürdistan ve Kürtler için yasakladıklarını kendi medyası için serbestleştirdi?
Nasıl olduysa, Cumartesi Anneleri’nin cezaladırıldıkları sloganlar günün birinde, Erdoğan tarafından "resmi söylem" oldu ve Erdoğan resmi sıfatla, Annelere, çocuklarını okullarda görmesi için çağrıda bulundu?
Neden Ergenekon’un sivil beyinleri Demirel, Baykal serbestler?
Neden Ergenekon’un "sol kemalist kanadının müdavimleri" Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük hala gizli "Türklüğün" holiganlığını yapıyorlar?
Mehmet Ağar, Ünsal Erkan ve Hayri Kozakçıoğlu’nun ayakta olduğu Türkiye‘de, yasaklarla dizginlenen Kürdistan’da mutluluk için adım atılsın?
Kolonyal faşizm yüklü o kervana katılan birçok Kürt "aydın"ı Erdoğan’ı aklamak için paçayı sıvadılar.
PKK ve KCK’nin "iki adım geri, bir adım ileri" veya belki de daha rafine bir atılım yapmak üzere dönemin sorunlarına cevap bulacak taktiklere başvurmasını, "müzakereler"in başını çeken güçler olması açısından, başka bir konu olarak adediyorum.
Erdoğan, Kürtler’in beklemediği ve onları hayretler içinde bırakacak bir oyun başlatmış olabilir.
PKK ve KCK de, geri plana çekilerek, beklenmedik bir tarihi hamleyle, politikada yeni bir ivme kazanabilir.
Türkiye her yolu denedi, olmadı.
PKK bir milyonluk Türk ordusunun askeri olarak berteraf edilmeyeceğini biliyor.
Türkiye istikrardan uzak bir ülke.
Kürdistan, Ortadoğu’da yükselişe geçen bir isim.
Bu durumda ne olabilir?
Umut nerde?
Umut, gelecek seçimlerde oy kazanmak için, medyayı geçici bir süre için "çözüm"den yana ayaklandıran Erdoğan’da mı?
Hiç değil.
Ama Erdoğan tüm bunları neden yapıyor?
Yükselişe geçen Kürdistan’ın demografik ve coğrafik en geniş parçasını sürecin dışında tutmak için.
ABD’nin BOP’unun sondan önceki hamlesini gerçekleştirmek üzere tarihi yükselişe geçen Türkiye, Suriye’den sonra sırada olan İran’a ölümcül darbeyi vuracak mütefiklerin Ortadoğu’daki baş aktörü olacak.
ABD, Kürtler’in olmadığı bir siyaset senaryosunun İran gibi bir devlete karşı başarısız kalacağının bilincindedir.
Bu oyunda Kürtler de yer alacaklar.
En az Yahudi halkı kadar, "cehenneme layık" görülen Kürtler’i Ortadoğu’da hangi uluslararası güçler destekleyebilirler?
Yakın gelecek bu tablo ve cevap bekleyen bu soruların gölgesinde biçimleniyor.
Sonuçta Kürtler’in umudu, geçici dönemler için, "umut dolu" tablolar oluşturan Erdoğan ve kolonyal güçlerde değil, Kürdistan’da yeşerecek.
Çünkü, umut "siyasetin mezesi" değildir.
Umut, "yoklukta" başlar.
Kürdistan hala yoktur. Bunun için de umut, "yok" sayılan o topraklarda var olacaktır.

Yazarın diğer yazıları