New York trafiği!

ABD’nin Çin mallarına yeni gümrük vergileri getirmesi ve Trump’ın tırmanan ticaret çatışması üzerine sonraki açıklamaları, ABD’nin politikasının temel itici güçlerini netleştirirken, Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurulu kapsamında New York’ta toplandı.

Fransa başta olmak üzere birçok ülkenin üzerinde hesaplar yaptığı toplantı kapsamında son ayların en yakıcı konuları, Çin ürünlerine vergilendirme, Suriye ve özelde de İran krizi gündemin baş maddeleri arasındaydı.

Yeni önlemler doğrultusunda, yaklaşık 200 milyar dolar değerindeki Çin ürününe, önümüzdeki Pazartesi’den itibaren yüzde 10’luk bir vergi konulması, bu oranın, ABD’nin Pekin’in tam teslimiyetini elde edememesi durumunda Ocak 2019’dan itibaren yüzde 25’e yükseltileceğinin netleştiği bu günlerde New York’ta diplomasi trafiği hız kazandı.

Diplomasi trafiğinin baş mimarlarından biri ise Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron. Iran, Türkiye, ABD başkanlarıyla görüşme trafiğini hızlandıran Macron, ABD ile Suriye konusunda yol aldıklarını ama halen birçok konuda ayrı düşüncelere sahip olduklarını açık bir dille ifade etti.

Ayrıldıkları konuların başında Çin ürünlerine vergi, İran nükleer anlaşması ve İklim Zirvesi meselesi olduğunu ifade eden Macron, ABD Başkanı Trump’ın yüksek petrol fiyatlarına ilişkin eleştirisine, “Eğer ABD, İran’a yeniden yaptırım uygulamasıydı, petrol fiyatları bu kadar yükselmezdi” yanıtını verdi. Macron, “Eğer Trump mantığını kullanır ise, İran petrol sattığında petrol fiyatları için iyi olduğunu görecek. İran’ın petrol satabilmesi barış ve global petrol fiyatları için iyi olacak” diye ekledi.

Macron’un bu konuşmasından sonra İran ile New York’ta BM toplantısı öncesinde yaptığı görüşmenin sonuçları gün yüzüne çıktı. ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarına rağmen Fransa’nın başını çektiği Avrupa ülkeleri, Tahran yönetimiyle anlaşma sağladı.

Anlaşma için BM 73. Genel Kurulu kapsamında New York’ta İran nükleer anlaşmasına taraf ülkeler olan Fransa, Almanya, Rusya, İngiltere ve İran’ın Dışişleri Bakanları, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini başkanlığında bir araya gelirken, toplantı sonrası  Tahran yönetimiyle ticareti sürdürmek için özel ödeme kanallarını da içeren yeni bir mekanizma oluşturulacağı açıklandı.

Anlaşmadan en memnun olan tarafın Fransa olduğu açık. Macron, New York’ta saat başı verdiği demeçler arasında söz konusu anlaşmadan duyulan memnuniyet ve Suriye konusu da vardı.

Macron, anlaşma konusunda ABD ile ayrıştıklarını ifade ederken, ancak ABD ile  bazı konularda ilerlemelerin olduğunu belirterek, “Suriye konusunda ABD’nin pozisyonunda değişiklikler var. Bundan memnuniyet duyuyorum.” ifadesini kullandı. Macron, Trump’ın İdlib’de insani yardımlar konusunda aciliyetin farkında olduğunu ve kendisi ile Suriye’de çözümün siyasi olduğunu konusunda hemfikir olduklarını ifade etti.

Tahran anlaşmasıyla son aylarda yürütmüş olduğu diplomasi trafiğinde memnun ayrılan Fransa, Suriye konusunda da ABD ile bir yol arayışına girmiş, Macron’un ifadelerinden anlaşıldığı üzere belli bir çerçevede de uzlaşıldığı görülüyor.

Yapılan kamuoyu yoklamalarında halkın güveni konusunda hızla dibe vuran Macron’un ülkesine eli boş dönmemesi ise başta onu iktidara taşıyan sermayenin gönlünü hoş etmişe benziyor!

[email protected]

Yazarın diğer yazıları